Dış ilçelerden sorumlu AK Parti Milletvekili Emine Nur Günay, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan 'tarımsal destekleri' sanki sadece Eskişehirli çiftçilere yapılıyormuş gibi açıklamalar yapıyor.
O destekler Türkiye'nin her ilinde de yapılıyor. Bakanlık tarafından hangi ilde hangi çiftçi ve üreticilere destek verileceği belirlenmiş. Belirlenen desteklerde il müdürlüklerine gönderilerek dağıtılıyor. Eskişehir'in özeline yapılmıyor.
'Eskişehirli çitçi ve üreticilere şu kadar destek verdik, şu kadar tohumluk verdik, gübre verdik'v.s. gibi açıklamalar reklam boyutu.
Emine Hocam bırakın bakanlık tarafından gönderilen desteklerin reklamını Tarım İl Müdürlüğü yapsın. Siz çiftçi ve üreticilerin var olan sorunlarıyla ilgilenin. O sorunların çözümü konusunda ön ayak olun.
* * *
Çevre illerinin kapsam içerisinde olmasına rağmen Eskişehir'in kapsam dışında tutulan konularda var. Emine Hocam siz kapsam dışında bırakılan konulardan Eskişehirli çiftçi ve üreticilerin de yararlanmaları konusunda bakanın mı yoksa cumhurbaşkanın mı kapısı çalınacak? O kapıyı çalın.
Nedir onlar?
1-Bölgemizdeki illerin tamamı IPARD programına alındı, Eskişehir alınmadı.
2- Tohum desteği yüzde 75 hibe, yüzde 25 çiftçi katkısı ile karşılanan 21 ilin içerisinde de Eskişehir bulunmuyor.
3- 7 ilde çiftçiye ücretsiz hazine arazisi verildi. Bu iller arasında da Eskişehir yok.
4- 2006 yılında çıkarılan kanunla GSMH'nin yüzde 1'i çiftçiye ödenmesi gerekir. Bunun yarısı hala ödenmedi.(2022 yılında milli gelir 1 trilyon 880 milyar. Bunun yüzde 1'i olan 78,8 milyar verilmesi gerekirken bu yıl 29 milyar destek veriliyor. Yarısı bile değil, yarısı olsa 39 milyar olması gerekir. Zor şartlarda üretim yapan çiftçimize biran önce kalan alacağı ödenmelidir.
5- Gübre kullanımının verimli olması için Toprak Analiz Laboratuvarları'nda 5 dekar ve üstüne toprak tahlili yaptıranlara destek verilmeli. 50 dekar ve üstüne destek verildiği için toprak tahlili yaptırılmıyor. Üreticinin, hangi gübreyi ne kadar kullanacağını bilmesi hem verimlilik açısından hem de ekonomik açıdan çok önemli. Toprak tahlilinde üreticiye destek verilmeli.
* * *
Bakın Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Naci Erdemli sorunları sıralamış:
'Tarımda kullanılan elektrik enerjisinden, kayıp kaçak bedeli, tüketim vergisi, KDV, trafo kaybı bedelleri kaldırılmalı. Enerji faturaları hasat mevsiminde yılda iki defa Ağustos ve Kasım aylarında ödenmeli. Tarımsal sulama da kullandığımız elektrik enerjisi de destekleme kapsamına alınmalı. TMO sözleşmeli yağlık ayçiçeği ekimi yaptırmalı. Alım fiyatlarını açıklayıp, tohum, gübre ve nakit avans vererek yağlık ayçiçeği fiyatlarını belirlemeli. Çiftçimizi tüccarın eline bırakmamalı.
Mazot buğdayın 3 katı, gübre buğdayın 4 katı fiyatta
İthalat bizleri zora sokuyor. İthal edilecek tarım ürünlerini, ithal edilen rakamlara bizler üretelim, paramız yurt dışına gitmesin. Aşırı derecede artan girdi maliyetlerimiz karşılanacak şekilde desteklenirsek biz üretimi arttırır hatta ürünlerimizi ihraç edebiliriz. Kendi kendimize yeten bir ülke olabiliriz. Geçmişte; 1 kg mazot, 1 kg gübre, 1 kg buğday fiyatları eşitti. Şimdi; 1 kg buğday satarak 300 gr mazot, 200 gr gübre alabiliyoruz. Mazot buğdayın 3 katı, gübre buğdayın 4 katı fiyatta. Gıda artışının önüne geçebilmek için yapılması gereken, çiftçinin girdi maliyetlerinin azaltılmasıdır. Ucuz üretim=Ucuz tüketim.
Üretici ile tüketici arasındaki
aracıların kaldırılması gerekir
Üretici ile tüketici arasındaki aracıların kaldırılması gerekir. Bir üretim yılındaki üründen hiçbir şey kazanamayan çiftçinin iki-üç katını bir günde kazanan aracı, tüketicinin de ürünleri pahalıya tüketmesine neden olmaktadır. Hal yasası bir an önce hayata geçirilmelidir.'maliyet+kar' şeklinde bir üretim modeli oluşturulmalı. Üreticiden vergi alınmamalı. İthalata değil, üretime yönelik bir tarım politikası mutlaka oluşturulmalı. Çiftçiler olarak önümüzü göremiyoruz. Üretmekten korkuyoruz. Çiftçinin efendiliği artık bitti. '
* * *
Kalkınmanın köyden başlayacağını söyleyen ve buna örnek olarak 'köy-kent' projelerinigösteren rahmetli Bülent Ecevit'in söyledikleri uygulanmadığı içindir ki, Türkiye debugün tarımda 'ithalat patlaması' yaşar hale geldi.
Son olarak da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözleriyle bu konudaki yazıma noktayı koyuyorum.
'Türk köylüsü 'Efendi' yerine getirilmedikçe memleket ve millet yükselmez!...'
* * *

AHMET ATAÇ'TAN GENÇLERE ÇAĞRI
Tepebaşı Belediyesi Başkanı Ahmet Ataç, TÜGİAD Eskişehir Şubesi'nin başlattığı kampanyaya destek vererek, Eskişehir'e dışarıdan gelen öğrencilere ikametgahlarını Eskişehir'e taşıma çağrısında bulundu.
TÜGİAD Eskişehir Şube Başkanı Serkan Can Zengin, milletvekili sayısı 7'den 6'ya düşen Eskişehir için kritik çağrı yaparak, 'Önümüzdeki seçim için milletvekili sayıları 31 Aralık'taki nüfus sayımına göre hesaplanacak. Gazi Meclis'imizde Eskişehir'in temsiliyetinin azalmaması için tüm Eskişehir'e çağrıda bulunuyoruz. İkametgahını Eskişehir'e almamış öğrencilerin ikametlerini Eskişehir'e almalarını sağlamalıyız' demişti.
1079 KİŞİYLE BİR VEKİL KAYBETTİK
Eskişehir 2022'de yapılan sayıma göre sadece 1079 kişiyle bir vekil kaybetti.
Önümüzde yaklaşık 9 gün var. Eskişehir'in sadece 1000-2000 kişiyle TBMM'dekitemsiliyet oranının 6'ya düşmemesi için Eskişehir'de ikamet eden ancak geldikleri illerden ikametgahlarını aldırmayan ve şehrimizdeki üç üniversitede eğitim gören öğrenciler bu süre içerisinde nüfus kayıtlarını Eskişehir'e aldırmalılar.
Tepebaşı Belediyesi Gençlik Merkezleri tarafından düzenlenen kahvaltıda çok sayıda genç ile bir araya gelen Başkan Ataç, gençlere şöyle seslenmiş:
'Sizler, gençler muhteşemsiniz. İktidar da sizden çok çekiniyor. Çünkü siz özgürlüğünüze çok düşkünsünüz. Bunların özgürlüklere karşı alerjileri var. Bugünkü yönetimden mutlu musunuz? Her düşünceye saygım var. Sizlere düşen demokrasinin gereğini yapmaktır. Eskişehir'e dışardan gelen arkadaşlarımız, ikametinizi yaşadığınız kente, buraya taşıyın. Eskişehir'de oyunuzu kullanacaksanız, sistemde adresinizi 1. sıra Eskişehir'e alacaksınız'.
* * *
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'de billboardilanlarıyla, 'Bu şehrin geleceğinde söz sahibi olmak için ikametinizi E-Devlet veya Nüfus Müdürlükleri üzerinden Eskişehir'e taşıyabilirsiniz. Güzel şehrimize değer katan sevgili gençler. Şehrimizin TBMM'de daha fazla temsil hakkı olması için ikametlerinizi Eskişehir'e taşımanızı rica ediyorum' diyerek Serkan Can Zengin'in çağrısına destek verdi.
* * *
2022'nin bitimine 9 gün kaldı. Bakalım bu çağrılara kaç kişi kulak verdi? İkametini kaç kişi Eskişehir'e taşıdı? Ocak ayının ilk haftasında açıklanacak nüfus sayımında öğreneceğiz.
Hala nüfus kayıtlarını Eskişehir'e taşımayanlar varsa Eskişehir'in TBMM'de temsil hakkının 7'den 6'ya düşmemesi için 31 Aralık tarihine kadar taşıyarak bu şehrin geleceğinde söz sahibi olmalılar.
* * *

KISSADAN HİSSE:

HANGİ KÖPEK KAZANIR
Bir dede ve iki torununun sürekli olarak biri siyah diğeri ise beyaz olan 2 kurt köpeğinin kavga etmelerini izlerken torunlardan bir tanesi dedesine kulübeyi korumak için köpeklerden sadece bir tanesinin yeterli olduğunu neden ikinciye ihtiyaç duyduğunu ve neden bir tanesinin siyah diğerinin ise beyaz olduğunu sormuştur.Dedesi bilgece gülümseyip onların kendisi için birer simge olduğunu yani birinin kendi içindeki iyiliği diğerinin ise kötülüğü temsil ettiğini söylemiştir. İyilik ve kötülüğün insanlar içerisinde sürekli olarak savaş halinde olduğunu belirtildiğinden bu 2 köpeğin kendisine yol gösterici olması için ihtiyacı olduğunu söylemiştir.Bu sefer diğer bir torun, ortada bir savaş varsa bir tarafın kazanıp diğer tarafın kaybeden olması gerektiğini söyleyerek dedesine bu seferde,'sence hangi köpek bu savaşı kazanır' diye sormuş. Dede ise yine bilgece gülümseyerek 'ben hangisini beslersen o güçlenir ve bu savaşı kazanır' demiş.
* * *
Bu kıssadan ise hikaye içerisinde de insanların içindeki iyiliği veya kötülüğü ne kadar beklediklerine göre iyi veya kötü insan olduklarını öğretmektedir.
* * *

FIKRA:

ŞEKER
Bir gün küçük çocuğun birisi parkta bir bankın üzerinde oturmuş şekerlerini yiyormuş, yaşlı adamın birisi gelmiş çocuğun yanına oturmuş:
-'Bak evladım bu kadar şeker yersen bütün dişlerin dökülür'.
Çocuk:
-'Bak amca benim dedem yüz on yaşına kadar yaşadı' demiş.
-'Yaa deden de mi çok şeker yiyordu?'
-'Hayır, amca, her şeye burnunu sokmuyordu...'
* * *