Çoşkun Demirbarkan'ın 'maliyeti yüksek' denildi görevine son verildi.

Peş peşe yapılan hatalar zincirinin başlangıç noktası burası idi.

Demirbakan'dan sonra Teknik Direktörlük hayatında birinci ligde takım çalıştırmamış, çalıştırdığı Orduspor, Mamak FK, Siirtspor, Turan Spor A.Ş, Maltepespor, Yozgat Ticaret AŞ, Gaskispor Kulüplerinde ise 2,3 en fazla 5 ay takımın başında kalmış Mustafa Özer'i getirdiler.

9 ay Eskişehirspor Kulübünün teknik direktörlüğünü yaptı.

Çoşkun Hoca'dan aldığı bayrağı sözde zirveye çıkaracaktı.

Dibe vurunca yönetim görevden almak zorunda kaldı.

* * *

Bizimle birlikte herkes dedi ki: 'Mustafa Başkan bu saatten sonra bu takıma dışarıdan hoca getirme. Eskişehir'de Eskişehirspor'u çalıştıracak en az 5 teknik direktör var. Kıstas Pro Lisanssa. Pro lisansları da var. Gel bu takımı bu hocalardan birisine teslim et'.

Ama her fırsatta yapıcı eleştirilere açığım diyen Başkan Akgören yine bildiğini okudu. Mustafa Özer'de yaptığı hatayı İlhan Var'ı takımın başına getirmekle bir kez daha tekrarladı.

Teknik Direktörlük lisansı olmayan, bir gün dahi teknik direktör olarak bir kulübü çalıştırmamış Yılmaz Vural'ın yardımcılığı yapan İlhan Var'ı getirdi.

Burada parantez açayım.

Kişiliğine, beyefendiliğine karşı lafımız yok.

Saygılı bir teknik adamdı.

* * *

İlhan Var'la da Eskişehirspor takımın başarılı olamayacağını ilk geldiği gün söyledik.

Kim kulağına fısıldadı ise İlhan Hoca ile takımın başarılı olacağını söyleyerek, bize değil yine birilerine inandı.

'Eskişehir dışından gelecek hocayla bu takım bir yere varamaz' dememiş miydik?

Nitekim pazartesi günkü kendi evinde Boluspor'a 2-0 mağlup olduğu maçtan sonra onunla da yollar ayrıldı.

Dediğimiz çıkmadı mı?

Keşke biz yanılsaydık.

Keşke Eskişehirspor bugün ligin dibinde değil de orta sıralarda, 3 puan değil, 23 puan toplamış olsaydı.

* * *

Sevgili Mustafa Akgören, bir kulüp deneme yanılma metodu ile yönetilmez.

Bu kulüp deneme yanılma tahtası değil.

Ya paraya kıyıp daha başarılı bir teknik adam getirecektin, ya da Mustafa Özer ve İlhan Var'a verdiğin imkanı Eskişehirli teknik adamlara verecektin.

* * *

'Eskişehirli teknik adamlar' deyince aklıma geldi.

Ben kulaklarımla duymadım.

Çok yakın bir arkadaşım, ağabeyim dinlemiş.

Başkan Akgören, Kanal-26 TV'de çıktığı programda kendisine, 'Neden Eskişehir'den bir hocayı takımın başına getirmiyorsunuz?' diye sorulmuş.

Cevap şöyle olmuş: 'Eskişehirli teknik adamlar önce bal liginde kendilerini yetiştirsinler. Ondan sonra sıra Eskişehirspor'a gelsin.'

* * *

Eskişehirli antrenörlerin bağlı olduğu örgütün (TÜFAD) başkanı ne düşünür bilemiyorum ama bu ifadeler şahsen benim çok gücüme gitti.

Bu cevap:

'Ben Eskişehirli teknik adamları Eskişehirspor'u çalıştıracak kapasite ve yetenek de görmüyorum' demek anlamına gelmiyor mu?

Tekrar belirtiyorum.

Mustafa Özer ve İlhan Var'a tanıdığın şansı Eskişehirli hocalara tanımış olsaydın, ben iddia ediyorum bu takım bugünkü bulunduğu yerden daha üst sıralarda olabilirdi.

* * *

Mustafa Akgören ve ekibi sizinle de bu gemi yürümüyor.

Geminin kaptanı, tam yürümeye başladı galiba derken tekrar karaya oturttu.

Hatta bu kez geminin dibi de delindi.

Su almaya başladı.

Battı batacak.

Geminin kaptanını, yardımcılarını ve tayfayı değiştirmenin zamanı geldi.

Bari gemi batmadan kaptanlığı bilen birisine teslim edin de daha fazla su almadan limana çekerek onarımını yapıp yeniden yüzdürsünler.

Yoksa batarsa, çıkarsanız bile artık bir işe yaramaz veya onarımı yenisini almaktan daha fazla pahalıya mal olur.

* * *

Diyecekler ki?

'Aday ve adaylar var ise hemen devretmeye hazırız'.

Siz hele bir kongre kararı alın.

Bakalım aday veya adaylar var mı?

Hiç olmazsa görmüş oluruz.

Eğer olağanüstü kongre kararı alınsın.

Ben yeni bir ekibin çıkarak 'biz varız' diyeceklerine eminim.

Ancak tek bir şartla.

O da, 'Biz cebimizden şu kadar harcadık. Şu kadar alacağımız var. Bu parayı hemen isteriz' demek yok.

Sizden önce başkanlık ve yöneticilik yapanların kulüpten alacakları duruyor.

3 ay başkanlık yapan Sinan Özeçoğlu'nun 13 Milyon alacağı var.

Bugüne kadar 'paramı istiyorum' diyerek gırtlağınıza sarıldı mı?

Sizde sarılmayacaksınız.

* * *

Ligde kalabilmek için küçükte olsa bir umut vardı.

O da Boluspor'u yenip sezonun ilk yarısını 6 puanla kapatmaktı.

Onu da başaramadılar.

Eskişehirspor'dan oyuncu kalitesi olarak çokta iyi olmayan ancak sahaya mutlak kazanmak için çıkan ve ter döken kırmızı-beyazlı kulübün futbolcuları 2-0 galibiyetle siyah-kırmızılı kulübü bataklığın dibine itti, kendilerini de bataklığın kenarından kurtarmayı başardılar.

* * *

EMEKLİYE YÜZDE 8, ELEKTRİĞE YÜZDE 6 ZAM

Emekli memur ve işçilerin 2021 yılı maaş zam oranları açıklandı. Memurlara emeklilerine yüzde 7,36, SSK ve BAĞKUR emekli maaşlarına ise yüzde 8,36 zam yapılacak.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı rakamlara göre Aralık ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,25 arttı, yıllık enflasyon 14,6 oldu.

* * *

Resmi enflasyon yüzde 14,6 olurken, halkın kendi yaptığı istatistik rakamı ise yüzde 25.

Vatandaş açıklanan enflasyonu değil, kendi cebinden çıkan rakamı bilir. O nedenle hiçbir zaman açıklanan resmi enflasyon rakamlarına inanmamıştır.

* * *

Geçenlerde yazdım.

Haftada bir pazara gidip iki file doldursanız en az 100 TL harcamış olursunuz.

Aldığınız ne?

Sebze-meyve.

Et, süt, yumurta, yağ, baklagiller bunun içinde yok.

* * *

Pandemi nedeniyle çarşı-pazar fiyatları nerede ise ikiye katlandı.

2020 yılının ocak ayındaki sebze-meyve, et, süt, yumurta, bakliyat, sıvı yağ fiyatlarıyla 2021 yılının bugün 6'ncı günü.

Birde bugünkü etiketleri karşılaştıralım.

Ben abartmayayım biraz düşük yazayım yüzde 25, vatandaşa sorsanız yüzde 40 der.

Hadi benim yazdığımı doğru kabul edelim.

Yıllık enflasyonun yüzde 25 olduğu bir ülke de emeklilere 'yüzde 7,8 zam yeter' demek biraz insafsızlık olmuyor mu?

* * *

Ticaret Bakanı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı tebdili kıyafetle, yanında güvenlik görevlileri, danışmanları ve bürokratları olmadan önce lüks değil sıradan birkaç markete gitsin.

Hatta Tarım Kredi Kooperatifi'nin marketlerine gitseler de olur.

Ellerinde 2020 yılının ocak ayı fiyatları vardır.

Birde 2021 yılının ocak ayı fiyatlarıyla karşılaştırsınlar.

Bakalım ne kadar fark çıkacak?

* * *

Sonra da 2-3 semt pazarına uğrasınlar.

Yine 2020 yılının ocak ayındaki rakamlarla 2021 yılının ocak ayı rakamlarını karşılaştırsınlar.

Bir yılda ne kadar zam gelmiş görecekler.

Birde emeklilere verdikleri zam ile mukayese etsinler.

Emeklilerin nasıl ayın sonunu getirdiklerini öğrenmiş olurlar.

Bunu da rapor haline getirip Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a versinler.

Sayın Erdoğan, belki raporları inceledikten sonra emeklilere haksızlık yaptıkları inancına varabilir!

* * *

Emeklilere ortalama yüzde 8 zam verilirken, elektriğe yüzde 1, doğalgaza yüzde 6 zam yapıldı.

Elektrik ve doğalgaza gelen her zam bütün ürünlere fazlasıyla yansıyor.

Üreticiler de ürünlerine bırakın döviz artışlarını, elektrik ve doğalgaza gelen toplam yüzde 7 zam mı koysunlar fiyatlar en az yüzde 7 artacak.

Diğer fiyat artışlarıyla birlikte devlet emeklinin cebine sağ elinle koyduğu zammı sol eliyle geri alıyor.

Sözde emekli aylıklarına zam yapıldı.

* * *

Asgari ücrete net 500 TL zam gelince emeklilerde maaşlarına yapılacak zammında o kadar olacağı beklentisi içerisine girmişlerdi.

Özellikle AK Parti sempatizanı veya oy vermiş emekli arkadaşlarım, maaşlarına net 400 ila 500 TL zam yapılacağından çok emindiler.

'Reis bu kez yüzümüzü güldürecek' diyorlardı.

Dün telefon ederek maaşlarına ne kadar zam geldiğini sordum.

'150-250 arasında' dediler.

'Memnun musunuz?' diye sordum.

Yine de reise toz kondurmadılar.

'Bereket versin, devletimiz var olsun' diyerek şükrettiler.

Bana sanki içlerinden, 'Beğenmedik ama başka ne diyebiliriz' der gibi geldi.

* * *

Olumlu Israr

Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir.

Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:

Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.

Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.

Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez.

Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir.

Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.

Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.

Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Akla gelen ilk soru şudur:

'Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı? Yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?'

Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır.

Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?

- - - - - - - -

Bir başarının şartları her zaman çok basittir.

Bir süre için çalışın. Bir süre tahammül edin. Her zaman inanın. Ve hiçbir zaman geri dönmeyin…

(alıntı)

* * * *