24 Kasım'da gerçekleşen Eskişehirspor Olağanüstü Kongresinden çıkan Mustafa Akgören ve yönetimi, herkesin içine su serpti…
Yönetim ve başkan hemen ertesi günü tesisleri ziyaret edip,
Hem teknik ekiple hem de futbolcularla bir araya geldiler…
Ertesi günü de, yani 26 Kasım Salı gününden itibaren de kurum, kuruluş ve kişileri ziyaretlere başladılar…
Takip edebildiğim kadarıyla, Salı günü OSB yönetimi ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'u ziyaret ettiler…
Bu arada, Pazartesi gününden itibaren, hem basında hem kamuoyunda yeni yönetime neredeyse tam destek çıktı…
Spor yazarı olan olmayan tüm köşe yazarları tam destek verdiler…
Yani, iklim son derece ilkbahar…
Hafif hafif, serin serin insanların içini ferahlatan bir rüzgar esiyor…
Efil efil yani…
Bu arada,
Şimdilik dile getirmeyip, yalnızca izlemekle yetineceğim bir gariplik var…
Hem yönetim içindeki görev dağılımında hem de ziyaretlerde gördüğümüz kadarıyla 'hiyerarşik düzende' bir karmaşa var…
'Hiyerarşik düzende bir karmaşa var' betimlemesi çok doğru algılanır mı algılanmaz mı emin değilim…
Ancak verilen fotoğraflarda ve yapılan görev dağılımında çok ilginç bir garipliğin olduğunu söylemeliyim…
Bu gariplik,
Herkesin çok güvendiği bu yönetim içinde, hepimizin ağzını açık bırakacak kadar kısa sürede ciddi bir çatlağa neden olabilir…
Şimdilik bu kadarla geçiştirelim…

***

Gelelim yazının başlığına…
Salı günü internet sitelerinin birçoğunda Başkan ve yönetimin Kazım Kurt'a yaptığı ziyaretin haberi var…
Haberde her iki tarafta birbirlerini kutlayıp, tebrik ediyor, karşılıklı desteğin süreceğini açıklıyorlar…
Haber içeriğinde olumsuz bir şey yok…
Ancak,
Haberin altında, takipçilerin yorumlarını okuduğumuzda şöyle bir durumla karşılaşıyoruz…
Yapılan yorum ve değerlendirmelerin neredeyse tamamı Yılmaz Büyükerşen'le ilgili…
Hala Yılmaz Büyükerşen'i eleştirenler ve bu eleştirilere cevap verenler…
Efendim neymiş,
Yılmaz Büyükerşen Kazım Kurt'u kendisine örnek almalıymış, belediye başkanı dediğin Kazım Kurt gibi Eskişehirspor'a destek vermeliymiş…
Bu yorum ve anlayış tepeden tırnağa yanlışlarla dolu…
En birincisi,
Bu tutum, Kazım Kurt'un Eskişehirspor'a verdiğin ve vereceği desteğin önünü keser…
Birileri böyle yorumlarda bulunarak, bilerek ya da bilmeden Kazım Kurt'un son derece samimi, içten ve Eskişehirspor sevdası nedeniyle gösterdiği çabaları zedeler…
İkincisi de,
Yeni yönetimle birlikte, normalleşmesi muhtemel Yılmaz Büyükerşen – Eskişehirspor ilişkisini, daha başlamadan gömer…

***

Ben size nedenini kısaca anlatayım mı?
Daha doğrusu Yılmaz Büyükerşen'in karşı olduğu şeyin ne olduğunu 'kendimce' anlatmak isterim…
Eskişehirspor 2007-2008 sezonunda Süper Lige yükseldi…
8 sezonun ardından 2015-2016 sezonunda TFF birinci Ligine düştü…
4 sezondur da bu ligdeyiz…
Kabaca mali analiz şöyle,
Süper Ligde her sezon her bir Anadolu kulübünün kasasına giren para ortalama 100 milyon TL…
8 sezonda eder 800 milyon lira…
(Bugünkü değer karşılıkları üzerinden yazıyorum…)
Üstelik bu takım hala,
Türkiye'de son 10 yılda transferde en çok para kazanan takımlar listesinde 10'ncu sırada…
20 milyon 500 bin Euro…
Çevirin bugünkü kur üzerinden 120 milyon lira…
Ne etti?
920 milyon lira…
Her ne kadar kulübün kasasına birkaç yıldır delikli kuruş girmiyor olsa da,
Reel olarak TFF Birinci liginde oynadığı 4 sezonda 50 milyon liralık bir döngü oluşmamış mıdır?
Bence olmuştur…
Ne etti?
970 milyon lira…
Eeee bugün tüm bunların üzerine 190 milyon lira da borcu var kulübün…
Yani 970 milyon liranın üzerine 190 milyon lira daha harcanmış demektir…
Toplayalım,
1 milyar 160 milyon lira ediyor…
Çevirin Euroya, 200 milyon Euro yapar…
Elbette bu kadar gelirin karşılığı, gider de olmuştur ve karşılanmıştır…
Şimdi kulübün kasasında futbolculara kahvaltı verecek para yok…
İşte Yılmaz Büyükerşen'i öfkelendiren bu tablodur bence…
Bu kadar hesapsız kitapsız, kara düzen yönetilen bir sisteme sahip bir kulübe, adı 'Eskişehirspor' bile olsa, Eskişehir halkının, Eskişehir esnafının, işadamının, sanayicisinin ödediği vergilerle oluşan gelirden yatırım ve hizmet üretmek yerine 1 milyar 160 milyon lirayı 'hiç eden' yöneticilere bir kuruş vermez Yılmaz Büyükerşen…
Ve bu tutumunda da dibine kadar haklıdır…
Yarın çıkalım sokağa ve Eskişehirliler arasında anket yapalım…
Acaba Eskişehir'de kaç kişi (ve eminim onların içinde taraftarlar da olacaktır) yardım etmeli, kaç kişi 'belediyenin parası bizim paramız, hayır' diyecek?
Yılmaz Büyükerşen kulübe değil, beceriksiz yöneticilere karşı bir tutum takınmıştır…

***

Onun için,
Hani yeni Başkan Mustafa Akgören de ilk konuşmasında söyledi ya,
'Biz geçmişi eşelemeye, geçmişle hesaplaşmaya gelmedik' dedi ya…
Geçmiş geçmişte kaldı, değiştirme şansımız yok…
Eski defterleri açıp açıp kimse kimseden şahsi kinini çıkarmaya uğraşmamalı…
Bu, yalnız ve yalnız Eskişehirspor'a zarar verir…
Başka ne kimseye zararı olur ne de yararı…
Dahası,
Bu tür tutumlar,
Yılmaz Büyükerşen'in yeni yönetimle kuracağı olumlu diyalog olasılığını başından keser, başlamadan bitirir…
Kazım Kurt, son derece samimi ve içten bir tavırla, kulüp için çaba harcıyor…
Yasaların, görev ve sorumluluklarının izin verdiği ölçüde destek de veriyor…
Ancak daha iki yıl önce, gelip Büyükşehir Belediyesi binasının kapısına siyah çelenk bırakanları kimse unutmadı…
O yüzden lütfen izin verin, gölge etmeyin ki,
İlişkilerin normalleşmesi için çaba gösteren ve gösterecek insanların hevesleri kursaklarında kalmasın…