Türkiye’nin önemli tarihçilerinden İlber Ortaylı geçtiğimiz ay hayatını kaybetti.
İlber Hoca yaşarken çok izlenen, popüler bir figürdü. Öldükten sonra da konuşulmaya devam ediyor.
Hakkında yazılanları ben de merakla takip ediyorum. Bu ilgi biraz da kendisiyle olan tanışıklığımdan kaynaklı.Odunpazarı Belediyesi son on yılda iki kez İlberOrtaylı’yı konuk etti. Hoca’ya bu ziyaretlerinde eşlik ettim.
Birlikte seyahat etme, uzunca sohbet etme olanağı buldum. Gerçekten çok donanımlı ve renkli birisiydi.
İlber Ortaylı’nın ölümünden sonra yazılanları okurken Hoca hakkında az bilinen, benim de yeni rastladığım bir şey öğrendim.
Meğer İlber Ortaylı 1969-1971 yılları arasında Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı DEVRİM dergisinde yazılar yazmış!
Henüz 23 yaşında iken Devrim’de yazı yazdığını öğrenmem gerçekten sürpriz oldu, sonrasında bu yazıları internette araştırdım.
Ancak yazılara internette toplu ulaşmak pek mümkün görünmüyor. Biliyorsunuz; Eskişehir’de Doğan Avcıoğluadına açılan ve Avcıoğlu’nun arşivini de barındıran bir kütüphane var. Odunpazarı Belediyesi’nin açtığı kütüphane tarihi bölgede yer alıyor.
Bu kütüphane ayrı bir yazı konusu elbette. İşte bu kütüphanede YÖN ve Devrim dergileri de var. İlber Ortaylı’nın Devrim’de yazdığını öğrenince kütüphaneye gittim. İlberHoca’nın yazılarını okumaya başladım, Dergiler 56 yıllık, epeyce yıpranmış elbette.
Açıkçası okudukça şaşkınlığım arttı. Karşımda anti-emperyalist bir düşünceyle yazıldığı açık olan yazılar vardı.
Ortaylı, yazılarında çoğunlukla kitap ve tiyatro eserlerini sol bir bakış açısı iledeğerlendirmiş.
Ülkenin içinde bulunduğu dönemden etkilendiği çok belli. Tarihçi değilim ama İlber Ortaylı’nın pek çok kitabını okudum, söyleşisini dinledim.
Ne kitaplarında ne de söyleşilerinde Devrimdergisinde yazdığı kadar solsöylem yoktu. Belki de gençlik heyecanı!
Kütüphaneye gitmeden önce Yalçın Küçük’ün ölüm haberi geldi. Ne tesadüf ki kütüphanede ondan kalan çokkıymetli bir eser de var.
Daktilo ile kendisiyazmış. ‘Parti Tarihi'ne Katkı’ adınıtaşıyor. “Okuduktan sonra iadesi” notunu düşmüş el yazısıyla.
Kütüphaneye giden olursa bakmasını öneririm. Yazıda sözü geçen üç önemli insanı;İlber Ortaylı, Doğan Avcıoğlu ve Yalçın Küçük’ü saygı ile anarak bitirelim.