Paneller, söyleşi ya da konferanslar yaşamımızın bir parçası.

Ya dahil olduğumuz siyasi parti, meslek örgütü, sivil toplum kuruluşunun etkinliği nedeniyle gidiyoruz ya da ilgimizi çeken bir etkinliği medyada görerek.

Eskişehir’de neredeyse her gün böyle bir etkinliğe rastlamak mümkün.

Evet etkinlik çok ama bazıları iz bırakıyor.

Sözü geçtiğimiz günlerde Odunpazarı Belediyesi ve Sosyal Demokrasi Derneği’nin düzenlediği Mahir Polat söyleşisine getireceğim. Bu söyleşi işte böyle iz bırakan bir söyleşi oldu.

Zaten onun için medyada çok yer buldu.

Geçen hafta çok kısa bahsettim ama konuya bir de Eskişehir açısından bakmak gerekir.

Mahir Polat’ın şehircilik anlayışı kısaca şöyle özetlenebilir.

*Tarihi miras odaklı yaklaşım: Şehirlerin kimliğini oluşturan tarihi yapılar korunmalı, restorasyon projeleriyle yaşatılmalı.

*İnsan merkezli planlama: Kentler araçlar için değil insanlar için tasarlanmalı.

*Katılımcı yönetim: Yerel halkın karar alma sürecine katılması.

*Kültür, sanat entegrasyonu: Şehir yaşamında kültürel etkinlikler ve sanat önemli yer tutmalı.

Bu açıdan Eskişehir’e bakacak olursak akla ilk gelen yer elbette Odunpazarı tarihi bölge. Bölgede ciddi restorasyon çalışmaları yapıldı. Şimdi Eskişehir turizminin merkezi.

Restorasyon önceden de yapılmıştı, evet ama yukarıda bahsettiğim anlayış CHP’nin Odunpazarı Belediyesi’ni kazanmasıyla başladı.

Yani restore edilen binaların, kültür ve sanat alanına dönüşmesinden bahsediyorum.

İlk örnek Yağcızade Konağı. Bu konak restore edilerek Ataol Behramoğlu Kitaplığı ve Müzesi haline getirildi.

Şimdi bölgenin en çok ziyaret edilen yeri hale geldi.

Yine Yeşil Efendi Konağı’nı onarıp Atatürk’le Bir Gün Galerisine dönüştürmek de bunun örneklerinden biri.

Daha önce restore edilen yerleri kahve, lokanta vs. olarak kullanmak yerine kültür, sanat merkezi haline getirdi Odunpazarı Belediyesi.

Başarılı diğer bir örnek de Haller binası.

Dokusu korunarak yaşayan bir merkez şimdi.

Benzer örneklerin çoğalmasını dileyerek yazıyı bitirelim.