İçinden akarsu geçen şehirleri oldum olası sevmişimdir…
Çünkü su, hayatı ifade eder…
Yeşili ifade eder…
Ancak, şehrin o kolyeyi hangi kıyafetle birlikte kullandığı da önemlidir…
Porsuk’un eski halini hatırlayanlar bilir…
Kimi zaman sel olur şehre zarar verir,
Kimi zaman sandal sefalarına ev sahipliği yaparmış…
Benim hatırladığım Porsuk,
Sümerbank Basma Fabrikası o gün ne renk kumaş basıyorsa o renk akar,
Şehrin kanalizasyonu olmasa da, işyerlerinin atık suları bırakılırdı Porsuk’a…
Balığı bırakın, içinde sivrisinek bile yaşamaz kadar kirliydi…
Dünyanın sayılı kirli akarsularından biriydi…
Bu bilgiler 1970’lere ait…
Daha eskiler;
Eskişehir’de çocukların yüzmeyi Porsuk’ta öğrendiklerini anlatırlar…
Islah çalışmaları yapılmazdan önce, Adalar’da salına salına akar, kimi zaman zapt edilmesi çok zor bir asiye dönüşürmüş…
***
Antik çağdaki ismi Tembris…
Porsuk ismi ise, halk arasında anlatılanlardan bize kaldığı kadarıyla Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Eskişehir ve çevresindeki isyanları bastıran ve halktan saygı gören bir komutan olan Emir Borsuk’a dayandığı söylenir…
Borsuk zamanla Porsuk haline gelmiş…
Kütahya Murat Dağı’ndan doğuyor…
Bir zamanlar Kütahya Azot Fabrikası’nın atıklarını alarak Eskişehir sınırlarına girer, 12 kilometre boyunca şehir merkezinden geçerek Alpu Ovası’nı sular, Polatlı yakınlarında Sakarya ile birleşir…
Bereket Azot Fabrikası’nın kapanmasının ardından önemli bir kirlilik kaynağından kurtulmuş oldu…
Onu zapturapt altına alan Porsuk Barajı…
1950’li yıllarında yapılan, 1970’li yıllarda yeniden elden geçirilen baraj sayesinde…
Porsuk Eskişehir’in tek su kaynağı aynı zamanda…
Barajın ardında biriken su, kontrollü olarak bırakılarak hem şehrin kullanma suyunu sağlıyor, aynı zamanda da tarım alanlarının sulanmasını…
Alpu Ovası’nı geçtikten sonra Polatlı sınırlarına giriyor ve çevredeki tarım alanlarını suluyor…
Zaman zaman bu konuda sorunlar yaşandı, muhtemelen bundan sonra da yaşanacak…
Polatlı havzasına daha çok su verebilmek için baraj kapakları gereğin fazla açılıyor…
Bu da,
Porsuk Barajı’ndaki suyun seviyesinin düşmesine, dolayısıyla dipteki yoğun çamur birikintisine doğru inilmesine neden oluyor…
Hani bazen çeşmelerimizden boz bulanık akardı su…
Bu yüzdendi…
Gerçi artık arıtma teknikleri çok geliştiği için yaşanmıyor ancak şehrin tek su kaynağının bu şekilde hoyratça kullanılması zaten tek başına bir sorun yaratıyor…
***
Porsuk’un makûs talihi 1999’dan itibaren değişmeye başladı…
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen büyükşehir belediye başkanı seçildiği ilk dönemden itibaren Porsuk’un ıslahı konusunda yeni projeler geliştirdi…
Akarsuyun tabanındaki çamur temizlendi…
Çevresindeki yerleşim merkezlerinde sıvılaşma riskini azaltmak gerekli çalışmalar yapıldı…
Ardından içine balıklar bırakıldı, şu anda insanlar balık tutar hale geldiler…
Ardından çevre düzenlemesi geldi,
O çevre düzenlemesi şehrin kendisine çeki düzen vermesine yol açtı…
Porsuk bugünkü haliyle, içinden akarsu geçen birçok Avrupa ve Anadolu şehri için de önemli bir örnek…
***
İçinden akarsu geçen şehirleri oldum olası sevmişimdir…
Ve Porsuk,
Eskişehirlilerin bu şehri bu kadar sevmelerinin ana nedenlerinden biridir…