Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ndeki (ESOGÜ) personeller için hazırlanan yeni taslağa dair Eğitim-Bir-Sen’in ardındanTürk Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Engin Melekşah da bir açıklama yaptı.
Geçtiğimiz günlerde ESOGÜ yönetiminden de Eğitim-Bir-Sen’in açıklamasıyla ilgili bir dönüt gelmiş, bu taslağın diğer sendikalara da gönderildiği belirtilmişti.
Melekşah, personelin kurum içindeki yer değişikliğini belirli usul ve esaslara bağlamak amacıyla yapılan yönerge hazırlığının bir taslağa dönüştüğünü, konuyla ilgili görüş ve önerilerininalındığını anlattı.

Böylelikle ESOGÜ yönetiminin taslağı sadece Eğitim-Bir-Sen’e göndermediği bir kez daha teyit edilmiş oldu.
“Herkesin gerçekleri bilmeye hakkı olduğunu düşünüyoruz” diyerek basın açıklaması düzenlemiş olan Melekşah, “Bakınız, biz bu talebimizi ilk olarak 2023 yılı Kurum İdari Kurul Toplantısı’nda gündeme getirdik. Daha önce de gündeme getirdik ancak arkadaşlar 2023 yılından itibaren olan kayıtları çıkarmışlar. Yine 2024 yılında yapılan toplantıda konuyu 2’nci madde olarak gündeme taşımışız. 2025 yılında keza aynı şekilde, 2026 yılında da yine gündeme taşımışız.Peki, bu toplantı tutanaklarında kimlerin imzası var arkadaşlar? Bu toplantı tutanaklarında Kamu İşveren Heyeti adına dönemin Rektör Yardımcısı, şimdinin Rektörü Sayın Prof. Dr. Emine Gümüşsoy hocamızın, Sayın Genel Sekreterimizin ve Personel Daire Başkanımızın imzası var” ifadeleriyle süreci anlattı.
O süreçte taleplerinin dönemin Rektörü Kamil Çolak tarafından karşılık bulmadığını söyleyen Melekşah, Gümüşsoy’un rektör olur olmaz bu konuya eğildiğini ve süreci başlattığını belirtti.
Melekşah, yaptığı açıklamada benim eleştirdiğim kısımla alakalı da konuştu:
“Geçen hafta olduğu gibi birileri çıkar, bu çalışmayı sahiplenme noktasında açıklamalar yapar, bu konu üzerinden algı yaratır, güç devşirmeye çalışırsa ve kamuoyunda bir polemik oluşur, bu polemik de üniversite yönetiminin yaptığı bu çalışmaya gölge düşürürse biz bunu kınarız. Bu açıklamaları da şiddetle kınıyoruz.Türk Eğitim-Sen olarak ne yapmış olduğumuz mücadelemizin vermiş olduğumuz emeğin başkaları tarafından sahiplenilmesine müsaade ederiz, ne de kimsenin emek mücadelesi üzerinden nemalanmaya çalışırız. Bunun tüm üniversite çalışanları ve kamuoyu tarafından bilinmesini isteriz.”
Yapılan işi kimin başlattığı, kimin gündeme taşıdığı, kimin hazırladığı ve bugün hangi aşamada olduğu birbirinden farklı ele alınacak başlıklar.
Bunların hepsini tek bir başlık altında toplamak, ister istemez gerçeğin bir bölümünü eksik bırakıyor.
O nedenle ben de ilk yazımda söylediğim gibi, bu taslakla ilgili gelişmeleri takip etmeye ve sizlere aktarmaya devam edeceğim.
Ama şimdiye kadar konuyla ilgili yaşanan gelişmelere baktığımızda Eğitim-Bir-Sen’in hamlesine ilk gün olduğu gibi hala anlam verebilmiş değilim.
Üstelik böyle yapılmış olan içi boş açıklamalar, yıllardır üzerine çalışmış olduğunuz konuların belki sekteye uğramasına neden olacak, belki de verilen emeklere de “ayıp” olacak!
İşte bazen böyle açıklamalar, gelişmelerden çok daha fazla konuşuluyor!