Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yanlış yapılan işler ile ilgili son 25 gün içerisinde sık sık yazılar yazdım. Haberler yaptım.
YARIN YER VERECEĞİM
Hastane çalışanlarını huzursuz eden iddialarla ilgili ESGOGÜ Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Hastanesi Yönetimi tarafından yanıtlanması için defalarca sorular sordum. Nihayet dün bu iddialarla ilgili ESOGÜ Rektörlüğü'nden bir yazılı açıklama geldi. Ancak ne yazık ki gönderilen açıklamada sorularıma yine yanıt alamadım. Gönderilen açıklamayı ve bununla ilgili değerlendirmemi yarınki köşemde yer vereceğim. Gönderilen açıklama ile birlikte ek olarak ESOGÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Başkanı Özkan Alataş'ın da yazılı açıklaması geldi.
AYDINER'İ
TANIMIYORUM
23 Haziran'da gazetemizin manşetinde yer alan 'Profesörden Mobbing İstifası' adlı haberle ESOGÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özkan Alataş'ın, Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Hastane Başhekimliği tarafından şahsına mobbing uyguladığını öne sürerek, Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki komisyon üyeliği, kurul ve çalışma grubu görevlendirmelerinden istifa ettiğini yazmıştım. Prof. Dr. Alataş ESOGÜ Rektörlüğü tarafından gönderilen yazılı açıklamasında şu görüşleri dile getirdi; 'Gazetenizin 23 Haziran 2014 tarihli baskısında manşet olarak verilen 'Profesörden Mobbing İstifası' başlıklı haber ve Görünüm Köşesinde Ayhan Aydıner adlı yazarın başlıklı yazısı ile şahsımı konu alan yazılar gazetenizde yer almıştır. Basın Yasası'na göre gazeteler haber kaynaklarını açıklamak zorunda değildir. Ancak tarafımdan yazılan ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, Hastane Başhekimliği ve Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilen kurum içi yazışmanın gazetenizde yer alması, bu yazının gazetenize benim tarafımdan verildiğini ilk anda akıllara getirmektedir. Oysa gazetenizin Yazarı Ayhan Aydıner'i tanımamaktayım. Kendileriyle herhangi bir görüşmem, iletişimim olmamıştır. Haber yapılmadan önce konunun öznesi olarak görüşümün ve onayımın alınması gerekmektedir. Sonhaber Gazetesi tarafından yapılan bu haberle kamuoyunun hakkımda yeterince bilgi sahibi olmadan yorum yapmasına neden olmuştur. Söz konusu haber ve köşe yazılarında haber kaynağının tarafım olmadığını, şahsımla bu konuda görüşülmediği hususlarına gazetenizde yer verilerek kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu konu ile ilgili gerekli duyarlılığın gazeteniz tarafından gösterilmesini beklemekteyim.'
ELİMDE BELGE
OLMASAYDI ARARDIM
Özkan Bey'in dediği gibi haber kaynağımı açıklamak zorunda değilim. Özkan Bey beni tanımadığını söylüyor. Doğrudur, bende kendisini tanımıyorum. Bugüne kadar kendisi ile hiçbir görüşmem olmamıştır. Bir haber kaynağım, Özkan Alataş'ın kendisine mobbing yapıldığını iddia ederek Rektörlüğe yazdığı istifa dilekçesinin bir örneğini bana getirdi. Bende bu resmi belgeye dayanarak haberi yaptım. Elimde o belge olmasaydı ve sadece bana duyumlar gelseydi, konunun öznesi olan Özkan Bey'i mutlaka arardım. Doğru olduğu bilinen bu haberi yazarken, kimsenin izni ve onayını almam gerekmiyor. Rektörlük bu konuda Özkan Bey'i suçluyorsa, yanlış yapıyor. Bence bu konuda asıl Özkan Bey, kendilerine teslim edilen istifa dilekçesine sahip çıkamayan Rektörlük ve Dekanlıktan hesap sorması gerekiyor.
*
AÖF TELEVİZYON MERKEZİ'NDEKİ BAŞARILI
PERSONELLER CEZASIZ BIRAKILMAMIŞ (!)
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Televizyon Yapım Merkezi'nde çalışan 80-90 kişi başka birimlere gönderilerek, görev yerleri değiştirilmiş. Bu konuyla ilgili çalışanlardan elektronik posta aldım.
NEYİ
AMAÇLIYORLAR?
Çalışanlar, kuruma yeni koordinatörün gelmesiyle birlikte bu görev değişikliklerin yapılmaya başlandığını belirterek, 'Uluslararası festival ve yarışmalarda ödül almış 15, 20, 25 yıl tecrübeleri olan, işini iyi bilen personeller başka bölümlere gönderildi. Vasıfsız, tecrübesiz insanlar ise görevlerinde kaldı. Merkezimizde kurgucu, kameraman, ışıkçı, sesçi, makyöz, elektronik grafik, bakım onarım personelleri görev yapıyor. Sesçiler dışındaki kadrolu, yetişmiş personeller başka birimleri gönderildi. Bu personelle gittikleri yerde ne iş yapacak? Onların yerine taşeron şirket personelleri mi görev yapacak? Anadolu Üniversitesi'nde hiçbir Rektör AÖF Televizyon Merkezi'ndeki insanları yerlerinden etmeyi hiç düşünmedi? Bir Rektör seçildiğinde, kendi çalışacağı Rektör Yardımcılarını, Dekanları, Daire Başkanlarını değiştirebilir. Bunu saygıyla karşılarız. Ancak görevini yapan Televizyon Merkezi personelini değiştirmekteki amaç nedir?
AKADEMİK PERSON LE 'İLİŞİĞİ KESİLDİ' YAZISI
Nitelikli personeller gönderildiği için şu anki mevcut elemanlarla kaliteli bir iş yapılamaz. Kurum TRT'ye olan taahhütlerini nasıl yerine getirecek. Çekimlerini nasıl yapacak? Gönderilen personeller maaşlarına alıp, atıl halde beklerken, onların yerine alınacak elemanlara ücret ödenecek. Bu akıl işi midir? Bu durumda kamu zarara uğratılmış olmuyor mu? Televizyonculuk sırf okulda öğrenilmiyor. Çalışarak, deneyim kazanılarak öğreniliyor. Yıllarını bu mesleğe vermiş, başarılı insanların heba edilmesi doğru mudur? Yönetim, yarın vasıfsız insanlarla bu işin olmayacağını görüp, tekrar eski personelleri geri çağıracaklar. Ancak geçen süredeki kamu zararının sorumlusu kim olacak? ' diye tepki gösterdi. AÖF Televizyon Yapım Merkezi'nde 19 akademik personelin olduğunu da vurgulayan çalışanlar, 'Bu personellerin büyük çoğunluğuna 'Televizyon Merkeziyle ilişiğiniz kesilmiştir' yazılı kağıt gönderilerek, saygısızlık yapıldı. Akademik personeller bu haksızlığa sessiz kalmamalı' diye konuştu. Başka birime gönderilen bir bayan personelin üyesi olduğu Eğitim Bir-Sen'in devreye girmesiyle eski görevine döndüğü öğrenildi.
*
BAŞBAKANA HAKARET DAVASINDAN BERAAT ETTİ
Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı geçtiğimiz yıl Gezi Parkı Eylemleri sırasında AKP İl binası önündeki gösteride 'TAYYİP MEZARA, HALK İKTİDARA' yazılı pankart açtığı için hakkında dava açılmıştı. Necmettin Oğur adlı vatandaş, Şanlı'nın pankart kaldırarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiğini iddia ederek şikayetçi olmuştu. Bu şikayetten dolayı açılan Başbakana hakaret davası Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, Şanlı'nın eylemini protesto amaçlı yaptığını belirterek, yeterli suç unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar vermiş. Böyle Şanlı Başbakana hakaret davasından beraat ederek, rahat bir nefes almış oldu.
*
FOTO ŞAKA
AKP Eskişehir Milletvekili Ülker Can: Canancığım, bak ben artık Eczacılık yapıyor muyum? Sende siyaset yapacaksan Beden Eğitimi Öğretmenliğini bırakman lazım.
AKP İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Canan Dağaşan: Ülker Hanım 14 Bin Lira milletvekili maaşını ben de alsam öğretmenliği bırakırım.