Siyasette bazen yıllar süren değişimler olur, bazen de tek bir gün bütün dengeleri değiştirir.
Türkiye siyasetinde dün tam da böyle bir gün yaşandı.
Özgür Özel öncülüğünde kurulan Yeni Parti, kuruluş dilekçesini teslim ettiği gün TBMM'de 91 milletvekiliyle ana muhalefet partisi oldu. Çok partili siyasi hayatımızda bunun bir benzeri daha yaşanmadı.
Bu değişimin Eskişehir'e yansıması da gecikmedi.
CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan da partilerinden istifa ederek Yeni Parti saflarına katıldı.
Böylece yalnızca Ankara'da değil, Eskişehir'de de yeni bir siyasi dönem resmen başlamış oldu.
Siyasette artık eski denklemlerle yorum yapmak kolay olmayacak.
Yeni Parti'nin Eskişehir teşkilatlanması, il ve ilçe yapılanmaları, belediyelerin durumu, CHP’nin seçimlere etkisi, seçmendeki karşılığı önümüzdeki süreçte en çok konuşacağımız başlıklar arasında yer alacak.
Bir gerçek var ki...
Eskişehir siyasetinde artık yeni bir sayfa açıldı.
KAZIM KURT SAFINI NET GÖSTERDİ
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sürecin en dikkat çeken isimlerinden biri oldu.
Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından yaptığı sosyal medya paylaşımı aslında uzun bir açıklamadan çok daha fazlasını anlattı.
"Yeni Parti'yi kuran milletimizdir" diyerek başlayan paylaşımında işçiden emekliye, memurdan esnafa, çiftçiden kadınlara ve gençlere kadar toplumun tüm kesimlerine vurgu yaptı.
Son cümlesi ise: "Hayırlı, uğurlu olsun"
ALBAYRAK FIRSATI DEĞERLENDİRMEK İSTİYOR
Tam CHP'deki çözülme ve yeni parti tartışmaları sürerken AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da dikkat çekici bir hamle yaptı.
Eskişehirlilere açık çağrıda bulundu.
"Şehrin geleceğini birlikte inşa edelim, AK Parti ailemize katılın." dedi.
Siyasette zamanlama her şeydir.
Muhalefetin kendi içinde tarihi bir dönüşüm yaşadığı günlerde yapılan bu çağrı da stratejik açıdan doğru bir hamleydi.
Ancak işin bir de sahadaki karşılığı var.
Bu çağrı gerçekten vatandaşta bir karşılık buldu mu?
AK Parti'nin Eskişehir'deki üye sayısında kayda değer bir artış yaşandı mı?
Açıkçası buna dair güçlü bir tablo oluştuğunu düşünmüyorum.
İlk karşılaşmamızda Gürhan Albayrak'a soracağım ilk sorulardan biri de bu olacak.
KISSADAN HİSSE

1909 yılında Manastır Tren Garı'nda çekilen tarihi bir fotoğraf...
Karede genç bir kurmay subay olan Mustafa Kemal ile Osmanlı ordusunda görev yapan Alman Mareşal Goltz Paşa aynı objektife yansıyor.
O gün kimse, fotoğraftaki genç subayın yıllar sonra bir milletin kaderini değiştireceğini bilmiyordu.
Aynı yıl Mustafa Kemal'in Üçüncü Ordu Karargâhı'na atanması, onun askeri bilgi birikimini, stratejik bakışını ve liderlik vasıflarını geliştiren en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Büyük liderler bir anda ortaya çıkmaz.
Onları büyük yapan; yıllar boyunca edindikleri bilgi, tecrübe, disiplin ve karakterdir.
Mustafa Kemal Atatürk de bunun en güçlü örneğidir.
Tarih bazen tek bir fotoğraf karesine çok şey sığdırır.
O karelere dikkatle bakabilenler ise geleceği daha iyi okuyabilir.