Güzel Eskişehir’imiz yine toprağını savunuyor. Yıllar önce termik santral mücadelesiyle hafızalara kazınan Büyük Ova statüsündeki Alpu, bu kez yine altın madeni tehdidiyle karşı karşıya.

Alpu’muzda Taşzemin İnşaat Madencilik Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından altın gümüş maden ocağı ve kırma eleme tesisi kurulması planlanıyor.

Alpu ilçesinin Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerini kapsayan bölgeye dev bir tesis hayali kuruluyor!

Şirket 880 futbol sahası büyüklüğündeki, 6 bin 580 dönüm, yani 660 hektarlık ÇED alanı için verdiği beyana göre 8 yılda 335 milyon 472 bin 760 ton kazı yaparak ‘cevher’ aramayı düşünüyor.

Bütün bu talan, bir ton topraktan yalnızca 0,9 gram altın elde edebilmek için yapılacak…

Vahşet Esence ile de sınırlı kalmıyor. Tonlarca toprak Sivrihisar’ın Kaymaz köyüne taşınıp buradaki KOZA AŞ’nin kaçak olarak yaptığı üçüncü atık barajında siyanürle işlenecek.

Savunmanın özünde de “siyanür kullanılmayacak” görece yalanı var. Esence’deki toprak talan edilirken kullanmayan siyanür Kaymaz’da kullanılacak.

Esence de bizim, Kaymaz da bizim toprağımız… Hiçbirinin zehirlenmesine razı değiliz.

*

Tabii ki bunca yağmanın ardındangeriye ne bereketli ova kalacak ne de eski doğası… Artık hepimiz bilim temel alınmadan yapılan maden projelerinin içindeki vahşete aşınayız.

Yurdumuzun dört bir yanında bunu yaşayarak öğrendik…Eskişehir’de de bu mücadele gittikçe çetinleşiyor.

Doğusunda ayrı batısında ayrı projelerle birçok şirkete karşı direniş gösteriyoruz. Çünkü bu toprakların değeri, çıkarılmak istenen toz toz altından çok daha büyük.

*

Bununen yakın örneğini Sakarya Vadisi’nde gördük…

Cengiz Holding’in Alpagut-Atalan altın gümüş madeni projesine karşı Eskişehir bir araya geldi. Hukuki itirazların sonrasında mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti söz konusu bölgede yaptığı incelemenin ardından “Burada siyanür kullanılarak altın gümüş çıkarmaya çalışmak akla mantığa uymaz” dedi…

Hatırlatayım; Alpagut-Atalan’da karşı olduğumuz bu mega projenin ruhsat alanı 2 bin 500 futbol sahası büyüklüğünde tekabül eden bin 836 hektar; 509 hektarlık ÇED alanı ise 720 futbol sahasına ulaşıyor. Eskişehir’in 9 mahallesi kadar…

Yeniden yazıyorum; Esence’deki projenin ÇED alanı ise 660 hektar. Yani Sakarya Vadisi’ndeki talandan daha da büyük!

Şehrimizin içinde ele geçirebildikleri her 10 mahalleye birer maden ocağı diktiklerini varsayalım… Bunun yatırım, bilim, projeyle açıklanabilir bir yani yok… Bu resmen talan, resmen rant; bu resmen bir lanet!

*

“Rokanıza, terenize, toprağınıza bir şey olmayacak” diyerek Alpagut-Atalan’da yapılan propaganda lanetli bir gölge gibi coğrafyamızda gezip girebildiği her toprağı zehirleyecek… Bu laneti ancak direniş bozabilir.

Bunu Eskişehir Alpu’da yıllar önce yapılmak istenen kömürlü termik santralde gördü; Alpagut-Atalan’da şimdiye kadar Cengiz Holding’e karşı verilmemiş bilirkişi raporunun yörenin ‘lehine’ görüşünde, Demirli köyünde Eczacıbaşı’na karşı alınan ‘lehimize’ beyanda yine gördü!

Alpu Esence’deÇarşamba günü başlayan direnişte de bu yüzden umutluyuz!

Bu umut gece boyunca yüksek bir platform kurup halkı sözde ‘bilgilendirme’ye gelen Taşzemin AŞ’nin yetkililerinin önünde de yeşerdi. Alpu Taşzemin’e sırtını döndü. Taşzemin gece boyunca kurduğu yüksek platformda sadece 3-4 dakika durabildi, 1 dakika bile konuşamadı… Çünkü talanın sözde bilgilendirmesine Alpu kanmayacak.

Eskişehir direnecek. Direniş Alpu’da yine ve yeniden yeşerecek!Çünkü bir kez kaybedilen toprak bir daha geri gelmiyor…