21. Yüzyılın en belirgin özelliklerinden birisi 'kentsel yaşam' olgusudur.

Bugün dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ı kentlerde yaşıyor. Bu oranın 2050 yılında yüzde 70'i aşacağı öngörülüyor.

Avrupa ve Kuzey Amerika'da bu oran şimdiden yüzde 80'i aşmıştır. Batı Avrupa'da köy ve kasaba gibi yerleşim alanları tamamen kentlerle bütünleşmiş durumdadır.

Ülkemizde de bugünkü kentsel nüfusun yüzde 75'i aştığını görüyoruz.

Bu verilerin ortaya koyduğu gibi 'günümüz dünyasında çağdaş yaşam ile kentsel yaşam iç içe geçmektedir.'

Kentsel yaşamın insanların karşısına çıkardığı yepyeni sorunlar bugünkü konumuzun dışındadır.

Her hal ve koşulda 'daha iyi ve daha güzel yaşama' için sınırsız olanaklar yaratan insanoğlu, kentsel yaşam konusunda da harikalar yaratıyor. Kentler birbirleriyle kıyasıya sürdürmekte oldukları güzellik yarışında 'kendilerine özgü simgeler' oluşturuyorlar.

Bu simgeler karşımıza bazen bir kültür ve sanat eseri olarak, bazen de bir doğal güzellik olarak çıkabilmektedir.

Dünya çapında tanınma ve dolayısıyla 'turizm gelirlerinden daha çok yararlanma' konusunda çok etkili olan o simgeler, bazen kentlerin adının önüne bile geçebilmektedir.

Bazı Dünya Kentlerinin Simgelerinden Örnekler

İzninizle, gezip gördüğüm ve etkilendiğim bazı dünya kentlerinden seçtiğim üçer tane simge örneklerini sizlerle paylaşmak istiyorum:

Selanik (Yunanistan): Beyaz Kule, Ano Poli (Yukarı Kent), Aristotle Meydanı, Atatütk'ün Doğduğu Ev (ve Balkanlardaki çeşitli Türk-İslam eserleri.)

Üsküp (Makedonya): Taş Köprü, Üsküp Kalesi, Makedonya Takı.

Sofya Bulgaristan): Aleksander Nevski Kilisesi, Ulusal Meclis, Borisova Park.

Roma (İtalya): Kolezyum, Aşk Çeşmesi, Vatikan ( Ayrıca, İtalya'nın Napoli, Floransa ve Venedik kentlerinde o kadar çok ve güzel kent simgeleri var ki...)

Viyana (Avusturya): Eski kent merkezi, Hofburg Sarayı, Schbrunn Sarayı.

Prag ( Çek Cum.): Old Town, Karl Köprüsü, Saat Kulesi.

Budapeşte (Macaristan): Chain Köprüsü, Gellert Tepesi, St. Stephen Bazilikası.

Brüksel (Belçika): Büyük Meydan, İşeyen Çocuk, Atomıum.

Lüksemburg (Lüksemburg): Vadi ve Balkon, AB Merkezi, Schengen Kasabası.

Paris (Fransa): Eyfel Kulesi, Sen Nehri, Zafer Takı (ve onlarca simge…)

Amsterdam (Hollanda): Dam Meydanı, Kanallar ve tekneler, bisikletler.

Benim vermeye çalıştığım örnekler dışında, dünyanın dört bucağında yer alan birçok kentin önemli simgeleriyle örnekler artırılabilir.

Dünya insanlığının ortak mirası olan bu simgelerin bakımlarının ve korunmalarının çok iyi yapılmakta olduğu sevindirici bir durumdur.

Bizim Kentlerin Durumu

Türkiye birçok ülkeden çok daha iyi coğrafya koşullarına ve doğal güzelliklere sahip olmasına karşın, ne yazık ki dünya çapında ün yapmış kentsel simgelerimiz çok değil.

Çünkü en başta 'kültür ve doğa varlıklarımızın korunması ve geliştirilmesi' konusunda yetersiz kalıyoruz.

Plansızlığın egemen olduğu kentsel yapılanmamızda, eski-yeni kaynaşması yok. Buna bir de kentsel yapılaşmada özel rantın önde tutulması eklenince, ortaya kimliksiz kentler çıkıyor…

Onun içindir ki, dünyanın en iyi doğal koşullarına sahip İstanbul'un adı uluslararası arenada 'Çirkin giydirilmiş güzel kız…' olarak geçiyor. O güzel kızın bağrına hoyratça saplanmış o kadar çok ucube yapı var ki…

Bir zamanlar 'Cumhuriyeti simgesi' olan Ankara ise son yirmi yıldır 'dolmuş kültürüne' teslim oldu. Ankara'nın göbeği olan Kızılay ve Ulus gibi merkezlerde vıcık vıcık kalitesizlik kol geziyor. Cumhuriyetin o anlı şanlı bulvarları ise bat-çık rezaletine teslim edildi. Gökçek'in kent meydanlarına diktirdiği dikmeler tam anlamıyla 'yoz kültür anıtı simgesi' olarak sırıtıyor…

Anadolu'da AKP'nin yönetimindeki birçok kentimizde de 'Ortadoğu kültürünün simgesi olma yarışı…' tü m hızıyla sürdürülüyor…

ESKİŞEHİR: Çağdaş Kentsel Yaşamın Simgesi

Son 15 yıl içinde Eskişehir adeta bir yıldız gibi parlayarak dünya kentsel yaşam literatüründe saygın bir yer edindi.

Kentimizin altın kolyesi olan Porsuk, artık tıpkı Avrupa'daki nehirdaşları gibi tertemiz akıyor ve kentsel yaşamımıza renk katıyor.

Eskişehir'deki 'parklar' çağdaş dünya parklarını aratmıyor.

Müzelerimiz dünyaya ün salmaya başladı.

Kent içi trafiğe tüm Batı ülkelerinde olduğu gibi Hafif Raylı Sistem (ESTRAM) damgasını vurdu. Ve ESTRAM çeşitli kentler tarafından örnek alınıyor.

Eskişehir'de ortaya konulan 'çağdaş kültür ve sanat etkinlikleri' ülkemiz ve dünya düzeyinde beğeni kazanıyor.

Eskişehir'e dışarıdan gelen insanlar, kenti gezdikten sonra 'çağdaş bir Avrupa kenti' demekten kendilerini alamıyorlar.

İşte bu nedenlerle Eskişehir 'çağdaş kentsel yaşamın simgesi' olma unvanını tam anlamıyla hak ediyor.

Sağlıkla, sevgiyle ve dostlukla.