Sevgili okurlar,

Birkaç haftadır Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma günleri tüm yurtta hutbede okuttuğu iki hutbenin tartışmaları halen devam ediyor. Konu şu, birinci hutbede tesettür (örtünme) ile ilgili hutbede kadınların örtünmeleri ile ilgili ayeti baz alarak bu konudaki hutbesi, ikinci hutbe ise Kur’an-ı Kerim’de miras paylaşımı ile ilgili ayetten bahsetmesi. Bu iki konu haftalar geçtiği halde bir türlü güncelliğini kaybetmedi ve halen tartışmalar devam ediyor.

Öncelikle şunları iyi anlamak lazım, Türkiye Cumhuriyeti devleti laik bir yönetimle idare ediliyor. Onun için herkes giyim ve kuşamında hürdür ama Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim’de bu konuda mutlak surette ne diyorsa onu halkıyla paylaşmak zorunda ve söylediği her şey kendiliğinden değil ama Kur’an’ın beyanına göre fetva vermek zorunda ve bunu yaparken de hiç kimseyi küçümsemeden ve özgürlüğüne halel getirmeden yapıyor.

Bakınız Kur’an-ı Kerim bu konuda ne kadar açık “Ey insanlar dilediğiniz gibi yaşayın zira Allah sizin yaptıklarınızın tamamını bilir.” Fussilet suresi 40. ayet isteyen açıp okuyabilir. Demek ki en büyük özgürlüğü yüce yaradan insanoğluna vermiştir ama bunun yanında Allah’ın emrini de Diyanet Müslümanlara duyurmak zorundadır.

İkincisi miras konusunda Kur’an-ı Kerim’de ne diyorsa onu da yine paylaşmak zorunda. Zaten görevi bu. Bizler Türk Anayasası’na göre idare edildiğimiz için yasa neyi emrediyorsa ona uymak zorundayız ama isteyen İslami kurallara da uyabilir, bu konuda hiçbir sıkıntı yok.

Yani Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an’ın hükmünü kürsülerde, haberlerde sonlanacak yine Dussilet suresi 40’ncı ayetine göre hesabını vermek kaydıyla hareket edebilir. Günah ve sevabı o işi işleyene aittir. Zira yine Kur’an’a göre ebedi alemde hiçbir kimse diğer kimsenin hesabına karışamayacak, yüce Allah öyle diyor.