Geçtiğimiz haftadan itibaren uygulanan kademeli normalleşmeyle ilk, orta ve liselerde yüz yüze eğitim yeniden başladı.
Yüz yüze eğitim başlatılması kararı alındıktan sonra birçok bilim adamı ve eğitim sendikalarının başkanları hatta veliler alınan kararın tekrar gözden geçirilmesi için uyardılar.
Öğretmenlerin aşılamaları tamamlanmadan okulların açılmasının riskli olduğunu söylediler.
Ama bu uyarılara maalesef kulak asılmadı.
'Biz karar verdik açılacak' diyerek hem öğretmenleri hem de geleceğimiz dediğimiz çocukları riske attılar.
Hatta ben de hafta içerisinde yazdığım yazılarımda okullardaki bazı eksikleri gündeme getirmiştim.
3 ÖĞRETMENİN TESTİ POZİTİF ÇIKTI
Eskişehir'de bir lisede de 3 farklı sınavda gözetmen olarak görev yapan öğretmenin yeni tip koronavirüs (Covid-19) testi pozitif çıktı. Öğretmenlerin tedavisine başlanırken, görev aldığı sınavlara girdiği tespit edilen 34 öğrenci de okullarından uzaklaştırılarak evlerinde karantinaya alındı.
Evlerinde karantina altına alınan öğrencilerin testleri de pozitif çıksa ne olacaktı?
Karantina altına alınan öğrenciler birlikte olduğu tüm arkadaşlarına, ev halkına da virüs bulaştıracaktı.
iki okulda mutasyonlu virüs alarmı
Eskişehir'de iki okulda karantina kararı alındığı iddia edildi. Tayfur Bayar Anadolu Lisesinde öğrenim gören bir öğrencide mutasyonlu virüse rastlanırken bu öğrenciyle temaslı olan bir temaslı öğrenci ve 6 öğretmenin karantinaya alındı.
Şehit Murat Tuzsuz MTAL'de de bir öğretmende de Covid-19 tespit edildi. Mutasyonlu virüs vakası nedeniyle iki okulda derslere ara verildi.
Mutasyonlu vakanın görüldüğü okulda sınıflarına gelen öğrenci ve öğretmenlerde evlerine gönderildi.
Yaşanan gelişme sonrası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul müdürleri, gerekli tedbirleri acil olarak aldı.
HANİ OKULLARDA TÜM ÖNLEMLER ALINMIŞTI?
Ben hafta içerisindeki yazımda okullardaki hizmetli personelin yetersizliğinden, tuvaletlerin her teneffüs sonrası temizlik yapılmadığını, hatta teneffüslerde öğrencilerin sosyal mesafeyi unutarak bir birleriyle iç içe olduklarını yazmıştım.
HES Kodu sorgulaması eğitim-öğretim yapıldığı günlerde yapılıyor mu?
Okula gelen her öğrencinin ateş ölçümleri yapılıyor mu?
Sadece öğrencilerin değil.
Okul yöneticilerinin, öğretmenlerin, memurların hatta hizmetlilerin HES Kod kontrollerini kim yapıyor?
Ateşlerini kim ölçüyor?
ÖĞRETMENLERİN AŞILAMASI TAMAMLANMADAN
OKULLAR EĞİTİM-ÖĞRETİME KAPATILMALI
Yukarıda belirttim.
Öğretmenlerin tamamının aşılaması yapılmadı.
Bugünlerde aşı sıkıntısının yaşandığı da iddia ediliyor.
Okul idarecilerinin, öğretmenlerin, okuldaki tüm personelin aşılama çalışmaları tamamlanıncaya kadar okullar da eğitim-öğretime yeniden ara verilmeli.
Hafta içerisinde iki okulda yaşanan vakaların önümüzdeki günlerde diğer okullarda yaşanmayacağını kim garanti edebilir?
SAĞLIK ÇALIŞANLARI ARTIK USANDI
Dün de yazdım.
Vaka sayıları her gün hızlı bir şekilde artıyor.
Ağır hasta ve vefat sayıları da yeniden yükselmeye başladı.
Ekim, Kasım, Aralık ayındaki vaka sayılarına doğru ilerleme söz konusu.
Sağlık çalışanları çok ama çok yoruldu.
Çok özverili çalıştılar.
Ancak artık tahammülleri kalmadı.
Hatta 'şu virüs bitse de bizde bu bir yıldır yaşadığımız stres ve sıkıntıdan kurtulsak' diye dua etmeye başlamışlardı.
Ama umursamazlık, kurallara uymazlık, yaşadıkları ekonomik kaybı bir an evvel telafi etme derdine düşenler yüzünden Eskişehir'in 'az riskli iller' arasından çıkarak 'riskli' iller arasına girmeye çok yaklaştı.
Vurdumduymazlık aynı devam ederse risk haritasındaki Eskişehir'in rengi kırmızıya bile dönüşebilir.
Bakanlık bazı tedbirleri alma yetkisini illerin Hıfzıssıhha Kurullarına bıraktı.
Valimiz Erol Ayyıldız'ın başkanlığında İl Hıfzıssıhha Kurulu acil toplanarak okullardaki eğitim-öğretime ara verme kararı almalı.
Yoksa bugün iki okulda yaşanan vaka sayısı önümüzdeki günlerde diğer okullara da sirayet edecek olursa bundan şehrimizi yönetenler hiç vicdan azabı duymayacaklar mı?
* * *
40 MİLYON TL'LİK YATIRIM
AK Parti Hükümeti şehir merkezinin sorunlarının çözümü konusunda yerel seçimlerde oy vermedikleri gerekçesiyle çok fazla ilgilenmiyorsa da, AK Partili Belediye Başkanlarının ilçelerine hizmeti yağdırıyor…
İlçelerin AK Partili Belediye Başkanları da ilçelerine gelen hizmetlerden çok memnunlar.
Bunu da sosyal medyalarında paylaşarak mutluluklarını ilçe halkıyla paylaşıyorlar.
Beylikova ilçesine yaklaşık 40 milyonluk yatırım yapılmış. Bu elbette ki memnuniyet verici bir durum…
AK Parti'nin dış ilçelerden sorumlu milletvekili Prof. Dr. Emine Nur Günay, Beylikova ilçesinde proje alanlarını ziyaret ederek, yatırımlar hakkında da bilgi vermiş.
Beylikova ilçesine yapılan yatırımlar parasal değerleri şöyle:
- Kapalı Pazar Yeri, Gençlik Merkezi, Sosyal Tesis ve İşyerleri 4 Milyon TL.
- Belediyeye ait Hamam Restorasyonu 1 milyon TL.
- 2 Adet Millet Bahçesi, Mesire Alanı, Kafeterya ve Sosyal Tesis 2,5 milyon TL.
- Sentetik Çim Futbol Sahası, 500 Kişilik Tribün ve Soyunma Odaları toplam 3 milyon TL.
- Beylikova Depolama ve Sulama Tesisinin 2.Etap çalışması, 28 milyon TL.
* * *
Bir ilçe de iki adet millet bahçesi.
Sentetik çim futbol sahası ve 500 kişilik tribün, soyunma odaları şimdiye kadar bir başka ilçe de görülmüş değil.
Keşke parti ayırımı yapılmadan CHP'li belediye başkanlarının ilçelerine de yatırım yapılsa da, o ilçelerde yaşayanlarda hizmetlerden mahrum kalmasalar.
* * *
Eskişehir'de 'Endüstri Fuarı' açılacak
Eskişehir'de düzenlenmesi planlanan 'Eskişehir Endüstri Fuarı' için ETO ve OSB Başkanları iş birliği yapmak için anlaşmışlar.
Doğru bir hamle…
Yıllardır, 'Eskişehir'in Ticaret, Sanayi Odalarının tek yumruk olarak birlikte hareket etmeleri halinde şehrimize ciddi yatırımlar kazandırabilirler' diye yazdık.
Ama kör olası araya siyaset girince gerçekleşmedi.
Oda başkanların siyasi görüşü olabilir ama bu siyasi görüşlerini odalara bulaştırmamaları konusunda da uyardık.
Ama beceremediler.
Odaları sanki kendilerinin 'özel işletmeleri' gibi yönettiler.
ETO VE EOSB ORTAK HAREKET EDECEK
Dün Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığından gelen maili okuyunca oda başkanlarının geçmişte yaşanan hastalıktan kurtulmuş olmalarına sevindim.
Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli'nin siyasi düşüncesini biliyorum.
Ama yönetimine baktığımda farklı görüşlerden insanlarda var.
Keza ETO Başkanı Metin Güler'de öyle.
Yönetimdeki isimler arasında rengarenk.
Doğrusu bu.
Odalar bir siyasi partinin arka veya ön bahçesi olmamalı.
Çünkü o makamlara seçilirken kendilerine AKP, CHP, MHP, İYİ, DP, Saadet hatta en uç parti görülen HDP'liler de oy verdiler.
* * *
ETO Başkanı Metin Güler ve Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli arasında gerçekleşen görüşmede haziran ayında Eskişehir'de düzenlenmesi planlanan 'Eskişehir Endüstri Fuarı' için iş birliği yapılması, sanayicileri ilgilendiren projelerde ortaklaşa hareket edilmesi konuları üzerinde durulmuş.
'Ortaklaşa hareket edilmeli'
Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, şehrin ekonomisi ve geleceği için iş birliği konusuna vurgu yaparak, haziran ayında yapılması planlanan 'Endüstri Fuarını' vurgulayarak, fuarcılıkta başarının temelinin şehrin birliğinden geçtiğinin altını çizmiş.
'Eskişehir Endüstri Fuarı' için iş birliği yapılmasına, sanayicileri ilgilendiren projelerde ortaklaşa hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekmiş.
'Şehrin sanayisine küresel
ölçekte katkı sağlayacak'
OSB Başkanı Nadir Küpeli de, Eskişehir'de ilk kez düzenlenecek olan 'Eskişehir Endüstri Fuarının' şehrin sanayisinin küresel ölçekte tanıtılmasına katkı sağlayacağını söylemiş.
Böylesi önemli fuarın Eskişehir'de yapılacak olmasından dolayı ETO Başkanı Güler'e teşekkür ederek, OSB olarak kurumlar arası iş birliğini önemsediklerinin altını çizmiş ve söz konusu fuara gereken tüm desteği sağlamaya hazır olduklarını belirtmiş.
* * *
ETO ve EOSB Başkanları arasındaki işbirliği diğer oda başkanlarına da örnek olmalı.
Onlarda gerek her iki oda veya farklı odalarla işbirliği yaparak Eskişehir'i bulunduğu noktadan daha ileriye taşımak adına güçlerini birleştirmeliler.
Hatta güçlü bir 'Eskişehir Lobisi' oluşturarak Ankara'da çaldıkları kapılardan istediklerini alıp dönmelerini de kolaylaştırır.
* * *
Evren Olcay ve Emre Genç'i kutluyorum
Odunpazarı Belediye'sinin son yapılan oturumunda Belediye Başkanı Kazım Kurt'un önerisi üzerine meclis üyeleri arasından iki başkan yardımcısı seçimi yapılmış.
Emre Genç ve Evren Olcay Belediye Başkan Yardımcılığı'na getirilmişler.
Öncelikle Evren Olcay ile Emre Genç'i kutluyor yeni görevlerinde başarılar diliyorum.
Emre Genç ile çok fazla samimiyetim yok.
Karşılaştığımızda sadece 'merhaba' der geçeriz.
Ancak gıyabında kendisini tanıyorum.
Avukat ve Odunpazarı Belediye Meclis üyesi.
Her ne kadar samimiyetimiz olmasa da kendisi siyasetin içerisinde olan bir isim.
Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği yaptığı dönemlerde tanıdım.
Evren Olcay'ı ise uzun yıllardır tanırım.
Oturup kalkmışlığımız var.
Yıllarca Eskişehir Kırım Türkleri Kültür Yardımlaşma ve Spor Kulübü Derneği'nin yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığını yaptı.
2019 yılında yapılan yerel seçimlerde CHP'den Odunpazarı Belediye Meclis üyeliğine seçildi.
Kısa dönem içerisinde meclis üyeliğinden belediye başkanlığına adım attı.
Her iki isimde getirildikleri makamlarında başkan Kazım Kurt'un üzerindeki yükü hafifleterek başarılı olacaklarına inancım tam.
Bir kez daha kutluyor başarılar diliyorum kendilerine.
* * *
İYİLİK İÇİN SÖYLENEN YALAN
Vaktiyle bir padişah, ellerindeki esirlerden birini, 'diğer esirleri kışkırtıyor, isyana teşvik ediyor' diye cezalandırmak istedi. Bu tür suçların cezası da idamdı. Esir bunu bildiği için, 'Ölümden öte yol yoktur' felsefesiyle kendi dilinde padişaha sövüp saydı, iyice içini döktü.
Padişah esirin dilinden anlayan bir vezire, 'Neler söylüyor bu adam?' diye sordu. Vezir, temiz yaratılışlı, iyilik yanlısı biriydi. Esirin küfürler savurduğunu değil de, 'Ben bir hata ettim bir padişah olarak sana yakışan ise affetmektir. Allah da bağışlamayı ve bağışlayanları sever diyor' dedi.
Vezirin bu sözleri üzerine padişah merhamete geldi ve esiri affetti. Fakat esirin dilinden anlayan kötü yürekli bir başka vezir müdahale etti:
-'Padişahım, bu esir söylenenlerin tam tersine size en ağır küfürleri savurdu, ağzına geleni söyledi' dedi.
Padişah yerinde bir soyluluk gösterisinde bulundu. Kötü yürekli vezire hitap ederek, 'Önceki vezirimin söylediği yalan, senin söylediğin doğrudan daha çok hoşuma gitti. Senin gammazlığına itibar etmiyorum' dedi ve af kararını geri almadı.
(alıntı)
* * *