Bir zamanda başka bir zamana… Dönemler farklı olsa da olay örgülerinin, kaderin bir hafızadan, diğer hafızaya göçü ve beraberinde oluşan yoğun gerilimler. Bu anlatımlar izlenme rekorları kıran biz dizide yaşanıyor; Masumlar Apartmanı. Mekansal kurgu kederlerin, ölümlerin, aşkların, düşünsel imgelerin tanığı olan kadim bir apartmanda geçiyor. Dizi karakterlerinin ise kimliksel olarak uç noktalarda gösterilen, gelgitleri, obsesyon halleri ve sınırlılıklarla dolu olan hayat tarzlarını işleyen rolleri yer almakta.
Çocukluk, gençlik, evlilik gibi çok katmanlı yaşamlardan oluşan, kurmaca olmayan gerçek bir olay örgüsünü konu edinmiş bir dizi. Mutsuz bir evlilik, sosyal, kültürel baskı, hayatın duyumlarını ruhi çalkantılarla yaşayan bir anne. Aile bunalımını olağan bir izlek gibi değerlendiren çocukları ise varoluşsal distopik bir yaşam içinde çaresiz ve yalnızdırlar. Nevrotikleşmiş hayat içinde kaybolan masum çocuklukları, gençlikleri, aşklarında alt üstler yaşanmıştır.
Annelerin vefatından sonra yalnızlık ve suçluluk duygusu nedeniyle hayata tutunma ihtiyacı olmadığını hissederler. Ölmüş annenin hayali ve söylemleriyle gerçeklik algısı yitirmiş, aklını denetiminden uzak gençlik yılları geçirirler. Çocukluğunda yaşadıkları travma ve komplekslerle defalarca yüzleşirler. Heyezan, varsanı gibi kronik bozukluklar beraberinde kimliklerini oluşturmaya çalışırlar. İnsanları sevme, güven duyma gibi düşünceler tehdit altında kalır.
Acaba bir direniş göstererek tüm kaygı ve travmalara son verebilecekler mi? Belki de en muhtemel ifade ile kalbin gücüne inanmaya başladıklarında trajik son olgunlaşmadan bu acıların dikişleri sevginin gücü ile sökülecek. Değişim ve yıkımı kabullenerek daha önce fark etmedikleri benliklerini keşfedecekler. Belki de ruhlarının aynasına bakarken gördükleri tek şey annelerinin yerine kendileri olacak.