Sonsuzluğa uğurlanan bir dostun arkasından bir şeyler yazmakta her zaman zorlanırım. Çünkü bir yandan yitirilen dostun acısı insanın yüreğine oturuyor, diğer yandan belleğinizde canlanan yüzlerce anı beyninizde dönüp duruyor. Böyle bir durumda sözcükler çok basit ve çok çaresiz kalıyor…
Değerli matematik öğretmeni, demokratik öğretmen örgütlenmesi mücadelesinin kararlı ve özverili katılımcısı, Mehmet Alagöz'ü 12 Mayıs 2021 Çarşamba (arife) günü yitirdik ve 13 Mayıs 2021 Perşembe (bayram) günü toprağa verdik.
Kendisini yakından tanımaktan onur duyduğum bu güzel insanla ilgili birkaç damla bilgiyi ve anıyı sizlerle paylaşmayı bir gönül borcu olarak düşünüyorum.
MEHMET ALAGÖZ'ÜN ÖZEL YAŞAMINDAN KESİTLER
Mehmet Alagöz, 17 Ocak 1942 tarihinde Afyon ili, Emirdağ ilçesi, Davulga köyünde doğdu. İlkokulu kendi köyünde bitirdikten sonra, Yunusemre İlköğretmen Okulu'na girdi. Bu okulun beşinci sınıfı sonunda yüksek öğretmen okuluna seçildi ve 1960 yılında girdiği Ankara Yüksek Öğretmen Okulundan 1965 yılında matematik öğretmeni olarak mezun oldu.
Öğretmenliğe Kayseri Lisesinde başladı. Daha sonra 1969- 1974 yılları arasında Yunanistan'da Türk okullarında öğretmenlik yaptı. 1974'te Eskişehir'e atandı, 12 Eylül'den sonra sürgün edildiği K. Maraş ili Türkoğlu ilçesinde 1981- 1984 yıllarında görev yaptıktan sonra tekrar döndüğü Eskişehir'de uzun yıllar Atatürk Lisesinde çalıştı.
Eşi Günay Hanımla birlikte sevgi dolu ve örnek biçimde süren yaşamlarında Onur ve Devrim isimlerinde iki oğulları oldu. Ancak 11 Temmuz 2003 tarihinde, büyük oğulları Onur'u talihsiz bir kazada yitirmelerinden sonra Alagöz ailesinin üzerine çöken 'hüzün' karanlığında, Onur'un kızı olan torunları Ekin ile diğer oğulları Devrim ve eşi Gülcan onlara ışık oldu.
ALAGÖZ'ÜN ÖRGÜTSEL YAŞAMI
Mehmet abimiz, Eskişehir'deki örgütsel yaşam çevrelerinde 'ALAGÖZ' olarak anılırdı. Onun Yunanistan'dan dönerek Eskişehir'e yerleştiği 1974 yılı ise Türkiye'de umutların coştuğu ve demokratik öğretmen örgütlenmesinde TÖB- DER rüzgarlarının güçlenmeye başladığı yıllardı.
Alagöz, 1960'lı yıllarda Ankara'da geçen üniversite öğrenciliği yaşamı, Kayseri'de geçen TÖS'lü yılları ve Yunanistan'da yaşadığı toplumsal ortamda edindiği deneyimlerle Eskişehir'deki örgütsel yaşam içinde çok çabuk yer edindi.
Sol siyasal grupların etkili olduğu TÖB- DER sürecinde, Eskişehir'de en güçlü grubun TİP yanlılarının oluşturduğu 'Demokrasi İçin Birlik (DİB)' grubu olduğu, tarihsel bir gerçekliktir. Alagöz, DİB grubunun sevilen ve saygı duyulan bir katılımcısıydı. Bu grup içinde özellikle Nevzat Deringöl ile arkadaşlığı da aşan sıcak kardeşlik ilişkileri vardı. Bu iki arkadaşın zeka yüklü esprileri ve kahkahaları sanırım TÖB- DER Lokalinin duvarlarında asılı duruyordur…
Biz Alagöz'le birbirimizi TÖB- DER'in ve DİB grubunun sıcak ortamında tanıdık ama 1978 yılından sonra ailecek dost olduk. Biz o yıllarda eşimle birlikte Mihalıççık Kayı Köyünde çalışırken 1978'de şehir merkezinden bir ev almıştık. Yeni evimizi kiraya vermek için TÖB- DER'deki arkadaşlara haber bırakmıştım. Birkaç gün sonra bizim gruptaki arkadaşlar köye 'Evinizi şu fiyata Alagöz'e kiraladık…' diye bir mektup gönderdiler. Böylece Alagöz ailesiyle 1978- 1981 yıllarındaki kiracılık ilişkimiz, gelişen süreçte güçlü bir aile dostluğuna dönüştü. Buluşmalarımızda bazen Alagöz'e 'Abi, bizim yaşamımız boyunca sömürdüğümüz tek insan sensin…' diye espri yapardım, o da 'Sevsinler sizin sömürücülüğünüzü…' diyerek yanıtlardı.
Özetle Mehmet Alagöz'ün, demokratik öğretmen örgütlenmesinin TÖS, TÖB-DER, abece Dergisi, EĞİT-DER ve EĞİTİM- İŞ süreçlerini aktif olarak yaşadığının canlı tanığıyım.
Alagöz 1984'te K. Maraş sürgününden döndükten sonra örgütsel yaşamında Yenikent Yapı (ve) İşletme Kooperatifi ağırlık kazandı. Bu kooperatifin kuruluş ve gelişme aşamalarında çok önemli aktif görevler yüklendi.
Siyasal yaşamı ise 1980'lerden sonra SHP ve CHP örgütleri içinde geçti. Bence onun siyasal çizgisi 'Sosyalistlerle sosyal demokratların birliği' olarak özetlenebilir.
O'nun örgütsel yaşamından bizlere miras kalan anahtar sözcükler şunlardır: 'Dürüst, özverili, azimli ve kararlı (inatçı), coşkulu, özgür, sert görünümlü/ insancıl ve demokrat…' Dost buluşmalarının iyice ısındığı bir anda 'Viva Zapata!' diyen haykırışı ise kulaklarımızda hep çınlayacak…
HÜZÜNLÜ UĞURLAMA TÖRENİ
Mehmet Alagöz dostumuz özellikle son bir yıldır çok sıkıntılı sağlık sorunları yaşadı. Eskiden beri çektiği kalp sorunlarına sonradan karaciğer yetmezliği ve çok yönlü kanser illeti de eklendi. O haliyle bile pandemi sürecinin anlamsız yasaklarına karşı isyanlarını sürdürdü. Kendisiyle sıkça yaptığımız telefon görüşmelerinde birbirimize moral vermeye çalıştık.
Bayramın birinci günü Yenikent Camiinde yapılan uğurlama töreni, kısıtlamalara rağmen sadık dostlarının buluşmasını sağladı. Aile mezarlığında oğlu Onur'un yanına gömüldüğünde eşi Günay Hanım, 'Baba ve oğul 18 yıl sonra bir bayram günü buluştular' diyerek uğurladı onları…
O güzel insan anılarımızda yaşayacak.
Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla…