Yıl 2026…
Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği ve işsizlik gibi ekonomik sorunlar zirveye ulaşmış durumda.
Fırsat eşitsizliği, sürekli değişen müfredatlar, nitelik sorunu yaşayan eğitimciler ve plansızca çoğalan üniversitelerle eğitim sistemi alarm veriyor.
Kadın cinayetleri, akran zorbalığı sonucu hayatını kaybeden çocuklar, cezasız kalan suçlar, yıllarca sonuçlanmayan davalar ve tartışmalı ifade özgürlüğü hukuka olan güveni her geçen gün biraz daha sarsıyor.
Randevu bulmanın neredeyse imkansız hale geldiği, özel sağlık hizmetlerinin cep yaktığı, sağlık çalışanlarının yetersiz ve tükenmiş olduğu bir sistemde, hastalara ayrılan süre dakikalarla ölçülürken, sağlıkta şiddet sıradanlaşmış durumda.
Girdi maliyetlerinin altında ezilen çiftçiler üretimden çekiliyor, tarımsal faaliyetler durma noktasına gelirken gıda fiyatlarındaki kontrolsüz artış sofralara doğrudan yansıyor.
İklim krizi, susuzluk, doğa talanı ve hava kirliliği gibi çevresel problemler artık geleceğin değil, bugünün sorunu haline gelmiş durumda.
Ülkenin dört bir yanına sirayet eden liyakatsizlik, şeffaflıktan uzak yönetim anlayışı ve torpil düzeni kamu hizmetlerini işlevsizleştiriyor.
Beyin göçüyle ülkeyi terk eden ya da barınma krizi, sosyalleşememe ve gelecek kaygısıyla boğuşan gençler, umutlarını her geçen gün biraz daha kaybediyor.
Emekliler kalan ömürlerini nasıl hayatta kalacaklarını düşünerek geçiriyor.
Tüm bunlar olurken, “hedef iktidar” diyen CHP’liler ne yapıyor? Birbirlerini ziyaret ediyor…
Cumhuriyet Halk Partisi İl Örgütü, sırayla belediye başkanlarını ziyaret etmiş.
Başka bir CHP’li gelmiş başkanlarla görüşmüş.
Öbür CHP’li genel başkan yardımcısı bir toplantı yapmış.
Falan, filan…
Bu ziyaretlerde ve toplantılarda ne konuşuldu, bu bahsettiğim meselelerden hangisi masaya yatırıldı, hangi yarayı sarmak için, nasıl bir formül geliştirildi? Bunları bize de anlatmanız gerekmiyor mu?
Aksi takdirde bu paylaşımlar komşuculuk oyunu oynuyormuşsunuz gibi göstermiyor mu?
İki açılış yapmakla, bir programa katılmakla, üç beş fotoğraf paylaşmakla mı hedefe ulaşacaksınız?
Arkadaş, iktidara komşuculuk oynayarak mı geleceksiniz?
Bunları yapmayın demiyorum, yapın ama “sadece” bunları yapmayın…
Sözüm sahadan uzak olan, ülke yangın yeriyken odasından çıkmayan CHP’lilere!
Bir şeylerin yanlış gittiğine önce kendiniz inanmalı, sonra vatandaşı inandırmalısınız.
Tabi eğer gerçekten iktidarı istiyorsanız…