Dönüşü muhteşem olan Kemal Kılıçdaroğlu olmasaydı konuşmamız gereken bambaşka şeyler vardı…
Ama biz bugün Kılıçdaroğlu’nu, CHP’nin içinde yaratılmak istenen kaosu, tarafını seçenleri, seslerini çıkarmayanları, yeni bir partinin kurulup kurulmayacağını, olağanüstü kurultay yapılıp yapılmayacağını konuşuyoruz…
Çünkü başka sorunlarımız yok… Çünkü ülkede her şey dört dörtlük… Çünkü dünya bizi kıskanmaya devam ediyor…
Bazıları “Geçmişte siz de Kılıçdaroğlu’na oy vermiştiniz” diyerek Kılıçdaroğlu’na tepki gösterenleri eleştiriyor.
Fakat olması gereken tam da bu değil mi?
Takım tutar gibi bir isme körkütük bağlanmak yerine, yanlışa yanlış demek ve demokrasiyi savunmak değil midir normal olan?
Her neyse…
Hani bazen deriz ya şer gibi görünen hayırdır diye…
Bu süreçte yaşananlar aslında aynı çatı altındaki farklı görüşleri ayıklamak için bir ortam yarattı…
Düşünsenize bir ideolojiyi savunuyorsunuz, adımlarınızı bu uğurda atıyorsunuz ancak önünüze çıkan yeni bir durumda omuz omuza yürüdüğünüz arkadaşınızın sizinle aynı düşünmediğini öğreniyorsunuz.
Ve bu farklılık öyle küçük fikir ayrılıklarından çok öte…
Eskişehir özeline baktığımızda aktif olarak görevini sürdüren CHP’li isimlerin neredeyse tamamı Özgür Özel’in yanında durduğunu açık yüreklilikle ifade etti.
Genel Merkez’den gelen talimatlar harfiyen uygulandı, destekse destek, imzaysa imza verildi.
Bir isim hariç.
CHP Milletvekili Jale Nur Süllü.
Tekrar altını çiziyorum, geçmişte görev yapmış CHP’li isimler de var Özel’i desteklemeyen. Ancak mevcut görevini CHP rozetiyle sürdürenler arasında Jale Nur Süllü diğerlerinden ayrıldı.
Kendisinin sürecin başından itibaren hangi tarafta duracağı konusunda kafasının karışık olduğunudüşünüyorum.
Çünkü bir CHP İl Başkanlığı önünde yapılan açıklamalara katıldı, bir X hesabından yaptığı paylaşımda, “Cumhuriyet Halk Partimizin kapısına kolluk güçleriyle dayanılması, millet iradesini derinden yaralamıştır. Demokratik ve siyasi yaşamın yargı eliyle şekillendirilmeye çalışılarak partimize yönelik bölme ve ayrıştırma çabaları sonuç vermeyecektir. Biz Cumhuriyet Halk Partililer ortak akıl ve sağduyu ile hareket ederek iktidar mücadelemizin durdurulmasına izin vermeyeceğiz” diyerek sert olmayan ancak eleştirel bir dille duruma tepki gösterdi.
Bir ara tarafsız olduğunu açıkladı.
Fakat tüm basın açıklamalarında bulunmayarak, genel merkeze gitmeyerek Özel’e destek vermediği anlaşılan Süllü en sonunda 111 CHP’li milletvekilinin 12 Temmuz’da olağanüstü kurultay yapılması için yayımladığı ortak bildiriye imza atmayarak tarafını kesin bir şekilde belli etmiş oldu.
Yani sonuç olarak Jale Nur Süllü, attığı tutarsız adımlarla hem takım arkadaşlarından ayrıştı, hem de en sert eleştirilerin hedefi oldu.
Bir yanda bulduğu her fırsatta Kılıçdaroğlu’nun neden olduğu bu tablonun değişmesi için canla başla çalışan milletvekilleri, diğer yanda Brüksel ziyaretini paylaşan Süllü…
Sosyal medya hesaplarında linçlenmeye devam eden Süllü, eleştirilere kulağını tıkamış durumda görevini sürdürüyor.
Neden kendince tarafsız (!) olduğunu da açıklamadığı için yoruma açık bir ortam oluşturuyor.
Süllü, bu döneminin son dönemi olduğunu birçok kez ifade etmişti.
Fakat anladık ki, Süllü’nün Özgür Özel’li CHP’de son dönemiymiş…
Bu saatten sonra kendisi “yol arkadaşları” ile nasıl yürür, parti içi güven duygusu yeniden oluşabilir mi, Eskişehir CHP’de uyumdan bahsedilebilir mi göreceğiz.
Fakat mutlak butlan öncesi ve mutlak butlan sonrası olarak değerlendirebileceğimiz pek çok siyasi isim arasına Eskişehir’den de Jale Nur Süllü’nün en önde girdiğini söyleyebiliriz…