Mevcut Yasalar devlet memurlarının ve öğretmenlerin siyaset yapmalarına izin vermiyor. Buna rağmen AKP İl Kadın Kolları Başkanı Fecir Üçkaya ve İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Canan Dağaşan bu yasağı hiçe sayarak bir özel lisede aylarca öğretmenlik yaptılar.
SONHABER ORTAYA ÇIKARDI
Üçkaya öğretmenlikten istifa etmeden 30 Mart Yerel Seçimlerinde Odunpazarı Belediye Meclis Üyeliği adaylığına başvurdu. Üçkaya seçim sonrasında Odunpazarı ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliğine seçildi. Meclis Üyeliği görevini yaparken, aynı zamanda AKP eski İl Başkanı Süleyman Reyhan'ın Kurucu Temsilcisi ve ortağı olduğu özel lisede Rehber öğretmenliğe devam etti. Sonhaber 7 Temmuz'da 'Öğretmen AKP'liyse Siyaset Yapabilir(!)' haberiyle bu olayı tüm Eskişehirlilere duyurdu.
6 TEMMUZ'Da SİTEDE
FOTOĞRAFLARI VARDI
Daha önce de şikayetler gelmesine rağmen hiçbir işlem yapmayan İl Milli Eğitim Müdürlüğü haber sonrasında inceleme başlattı. Müfettişler bu konuyu incelemiş. Hem Fecir Üçkaya'nın hem de Canan Dağaşan'ın okulların kapandığı tarih olan 13 Haziran 2014'de çalıştıkları özel liseden istifa ettiklerini tespit etmişler. Yani okullar kapandığı günde istifa etmişler. 13 Haziran'da istifa ettiği söylenen her iki öğretmen 6 Temmuz 2014 tarihinde okulun resmi web sitesinde eğitim kadrosunda isim ve fotoğrafları yer alıyordu. O tarihte okulda öğretmenlik yaptıkları belirtiliyordu. Yaşanan bu durum, 'iki kadın eğitimcinin gerçekten 13 Haziran'da istifa ettiler mi' sorusunu akıllara getirmiyor, değil. (Basında ard arda çıkan haberler sonrasında Web Sitesinde, okulun hiçbir öğretmeninin fotoğrafına ve bilgisine artık ulaşılamıyor)
OLMAMIŞ GÖSTEREMEZSİNİZ
Önceki gün Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen'e bu olayı sordum. Özen, 'Sizin gazetede haber çıktıktan sonra müfettişlere olayı araştırttım. Bu iki bayan eğitimci, sizin haberinizden önce öğretmenlik görevlerinden istifa etmişler. Şu anda özel okulda öğretmen olarak çalışmıyorlar. Fecir Üçkaya'nın özel okulda öğretmenlik yaparken, meclis üyesi seçilmesinde bizim bir hatamız yok. Seçim Kurulu bunu tespit etmeliydi' dedi. Ben de Özen'in bu ifadelerini dünkü gazetemizde yer vermiştim. Eskişehir'de yıllarca okul müdürlüğü yaptıktan sonra yakın bir tarihte emekli olan bir eğitimci dostumuz bizi aradı. Milli Eğitim Müdürünün bu olayla ilgili sözlerini eleştirerek, 'Sayın Özen, 'zaten öğretmenlik görevinden istifa ettiler' diye bu iki kadın eğitimci hakkında soruşturma açmadığı takdirde görevini kötüye kullanmış olur. Çünkü bu iki kadın eğitimci, öğretmenlik görevini yaparken, siyaset yapmışlardır. Bu konuda Milli Eğitim Müdürlüğü'nü yanıltmışlardır. Onlar hakkında soruşturma açılarak, 'şu kadar yıl özel okullarda çalışamaz' şeklinde ceza verilmesi gerekiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü onların daha sonraki yıllarda özel okullarda tekrar çalışabilmeleri için soruşturma açmak istemiyor. Fecir Üçkaya ve Canan Dağaşan AKP değil de CHP'de siyaset yapsalardı, Özen aynı tutumu izler miydi? Müdür Özen 'istifa ettiler' diyerek, olmuş olayı olmamış gibi gösteremez' dedi.
BU OKUL İÇİN KURALLAR
FARKLI MI İŞLİYOR?
Ayrıca Üçkaya ve Dağaşan'ın çalıştığı özel okulun müdürü olan Sadık Üçkaya hakkında da görevini kötüye kullanmaktan soruşturma açılması gerektiğini savunan Eğitimci dostumuz, 'Sadık Üçkaya, Fecir Hanımın eşidir. Özel eğitim kurumlarında bir öğretmeni göreve başlatırken, ondan alınan 'siyasi partiye kayıtlı olmadığı' şeklinde dilekçe Müdür tarafından incelenir. Onun uygun görmesi ile göreve başlatılır. Sadık Üçkaya, eşinin AKP İl Kadın Kolları Başkanı olduğunu bilmiyor mu? Müdür olarak, bir siyasi partiye üye insanı kurumda öğretmen olarak çalıştırmayacağını bilmiyor mu? Bunları bilmemesine imkan var mı? Yok, bunları bal gibi biliyor. Sadık Üçkaya, eşinin siyaset yaptığını bile bile okulda öğretmenlik yapmasına göz yummuştur. Müdürlük görevini kötüye kullanmıştır. Milli Eğitim Müdürlüğü'nü bu konuda aldatmıştır. Milli Eğitim Müdürlüğü Sadık Üçkaya hakkında derhal görevini kötüye kullandığı iddiasıyla soruşturma açmalıdır. Koskoca bir kurumu aldatarak, saygınlığına gölge düşüren bir kişiye gereken ceza verilmelidir. Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen, siyasetçi eşini okulda öğretmenlik yaptıran ve bu konuda Milli Eğitim Müdürlüğü'nü bilinçli şekilde aldatan Sadık Üçkaya hakkında neden soruşturma açmadı? Okulun sahibi AKP eski İl Başkanı olunca, kurallar ve mevzuatlar farklı mı işliyor?' diye konuştu.
YANLIŞ YAPTIRANLAR
YARIN SAHİP ÇIKMAZ
Eğitimci dostumuz bu görüşlerinde haksız değil. Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen Eskişehir'de başarılı olmak, tüm eğitim çalışanlarının sevdiği bir eğitim lideri olmak istiyorsa, hiçbir zaman kişiye özel uygulamalar yapmamalı. İktidar partisinin ve bir sendikanın kendisine yanlış yaptıracak telkinlerine boyun eğmemelidir. Adaletli olmalıdır. Bunu yapmadığı takdirde Eskişehir'deki müdürlüğü uzun sürmez. Ona bugün yanlış yaptıranlar, yarın kendisine sahip çıkmaz. Özen, Devletin Müdürü olursa, devletin kararlığını, adaletini gösterirse, devletin yasalarının yok sayılmasına izin vermezse başarılı olur. Sonhaber olarak Milli Eğitim'de yapılan haksızlıkların, yanlışlıkların takipçisi olmaya devam edeceğiz.
*
foto şaka
AKP Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Fecir Üçkaya: Ahmet Ağabey, Süleyman Bey, 'biz iktidardayız, sana bir şey olmaz. Meclis üyeliğin düşmez ' demişti.
AKP Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ahmet Yapıcı: Fecir Hanım, Süleyman 'Başbakan beni İl Başkanlığından almaz' diyordu. Bak ne oldu? Başkanlığı mı kaldı?
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı: Mübarek Sağlık Meslek Lisesi değil de sanki AK Parti Okulu. Süleyman hangi akılla kadın kolları başkan ve yardımcısını öğretmen olarak çalıştırmış. İyi ki okulun açılışını ben yapmadım.
AKP eski İl Başkanı Süleyman Reyhan: Bir saattir Bakanın yanında oturuyorum. Bir tek kelime etmedi. En iyisi Nabi Bey'in adını okula vereyim de arayı düzelteyim. Yoksa beni değil milletvekili, köye muhtarı bile yaptırmaz.