Trekking son yılların gözde sporlarından…
Hem sporseverler hem de şehrin koşuşturmasından biraz olsun uzaklaşmak isteyenler trekkinge yöneliyor.
Özellikle bu alanda profesyonel değilseniz, neredeyse hiç para harcamadan trekking yapmak mümkün. Bu da ekonomik olarak zor bir süreçten geçen ülkemizde yaşayan her vatandaş için önemli bir detay.
Geçtiğimiz günlerde gittiğim, Odunpazarı ilçesine bağlı Yörükkırka Mahallesi, trekking için adeta biçilmiş bir kaftan.
Şehir merkezine yaklaşık 27 kilometre uzaklıkta olması, kolay ulaşılabilirliğiyle dikkat çekiyor. Ancak Yörükkırka’yı özel kılan asıl unsur, Eskişehir’de alışık olduğumuz manzaraların çok ötesinde, peri bacalarını andıran etkileyici doğal oluşumlara sahip olması.
Buna karşın, gerek yurt dışında gerekse ülkemizde benzer coğrafi özelliklere sahip şehirler bu tür bölgeleri turizme kazandırıp ekmeğini yerken, Yörükkırka’da ziyaretçiyi çekecek herhangi bir yatırımın bulunmaması kent adına üzücü.
Açıkçası 2011 yılından beri Eskişehir’de yaşayan, 2018 yılından bu yana da gazetecilik yapan biri olarak Yörükkırka’nın böylesine eşsiz bir manzaraya sahip olduğundan bugüne kadar haberdar olmamış olmam, benim adıma büyük bir eksiklik.
Ancak bu konuda yalnız olduğumu düşünmüyorum. Eskişehir’de, bu denli sıra dışı bir atmosfere sahip bir alandan, üstelik şehrin hemen yanı başında yer aldığından eminim ki pek çok kişinin haberi yok. Haberi olmamasında da belediyelerin büyük payı var.
En ufak bir hizmeti, en küçük turistik noktayı dahi defalarca gündeme taşıyan ilçe ve büyükşehir belediyeleri, ne yazık ki ellerindeki gerçek cevheri parlatmıyor.
Öte yandan Eskişehir’e her dönem yeni bir sıfat ekleniyor.
Öğrenci şehri, Cumhuriyet şehri, kültür ve sanat şehri, festivaller şehri, havacılık şehri… Bunlardan biri de turizm şehri.
Peki, bu sıfatın hakkı veriliyor mu? Ne yazık ki hayır.
Eskişehir, Odunpazarı evlerinden, Porsuk Çayı’ndan, müzelerinden ve parklardan mı ibaret?
Hafta sonu için “farklı bir şeyler mi yapsak?” diye düşündüğümüzde, 510 kilometre yol giderek Kapadokya’ya ulaşmak yerine, yarım saatlik mesafede benzer bir coğrafyaya sahip olduğumuzu kaç kişi biliyor?
Bugün Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin “Eskişehir Yılı” kapsamında hazırladığı projelere baktığımızda, turizme yönelik yalnızca üç proje görüyoruz. Bu projelerin hiçbirinde Yörükkırka’ya dair bir çalışmaya rastlamıyoruz.
Yörükkırka Mahalle Muhtarı İlhami Yolcular ile yaptığımız görüşmede, peri bacalarının bulunduğu bölgeye yaklaşık 2 kilometrelik bir yolun yeterli olacağını ifade etti. Hatta bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’den yol sözü aldıklarını da belirtti.
Ancak programda yer almadığını gördüğüm için konuyu bir kez daha gündeme taşımak istiyorum.
Kışın başka, baharda bambaşka güzelliğe bürünen Yörükkırka’da iki kilometrelik mini bir trekking yolu, çay-kahve alınabilecek küçük ölçekli işletmeler yapılsa, kötü mü olur?
Üstelik bölgede nesli tükenme tehlikesi altındaki arı kuşları ve yuvaları da bulunuyor. Hem bu sıra dışı doğal oluşumlar hem de belli dönemlerde görülebilen arı kuşlarını fotoğraflama imkânı, eminim ki doğa ve fotoğraf tutkunlarını cezbedecektir.
Hep kırsala hayat vermekten söz ediliyor ya…
İşte buraya yapılacak küçük ama doğru dokunuşlar sayesinde, köyde de ciddi bir hareketlilik sağlanabilir.