Dün Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’nı takip ettim.

Gündemdeki 3 madde direkt olarak oy birliğiyle meclisten geçmeyince AK Parti Grubu’nun bulunduğu bölüme doğru yanaşmaya başladım.

Biliyordum ki AK Parti Grup Sözcüsü Zeynep Güneş, yine meclise damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Gündem Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’ydi…

Güneş, aldı eline mikrofonu.

Kendine has üslubuyla başladı konuşmaya.

“Başımız dönüyor festivallerden” diye girdi söze…

Eskişehir’de çözülecek bir sürü sorun varken festivallerle uğraşıyorsunuz dedi, bu konuda Başkan Ünlüce’nin altın madalyayı hak ettiğini söyledi…

Aslında Porsuk’un tanıtımı noktasında AK Parti Grubu olarak destek olabileceklerini ancak konunun Bakanlığa danışılmaması ve tasarruf tedbirlerine takılıp takılmadığı konusunda net bir bilgi olmaması nedeniyle ret vereceklerini açıkladı.

Güneş, “Sayın Başkan, bununla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan görüş aldınız mı?” diye sordu.

Ve devam etti:

“Sayıştay bu konuda olumsuz bir şey söylediğinde ne yapacaksınız?”

Zeynep Güneş’in konuşmalarını kayda alırken içimden CHP Grubunun ne kadar şanslı olduğunu geçirdim.

Muhalefet yapma konusunda sanıyorum gelmiş geçmiş en başarısız isimlerden biri.

Güneş’in açıklamalarını duyan ve gündeme az buçuk hakim olan herkes, tezlerini saniyesine çürütebilir.

“Başımız dönüyor festivallerden” diyerek belediyeyi eleştiren Güneş, bir ay önce tam 9 gün boyunca süren, şehrin dört bir yanının reklamlarıyla donatıldığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali’ni unutmuşa benziyor.

Ancak Sayın Güneş, mecliste muhalefet yapmadan önce en azından kendi partisinin mensuplarına danışsaydı, Kültür Yolu Festivali’nin duyurusunu dahi AK Parti Eskişehir temsilcilerinin yaptığını öğrenmiş olurdu.

Diğer ihtimal ise Sayın Güneş’in tüm bunları bildiği halde bu açıklamaları yapmış olması…

Açıkçası, bunu düşünmek bile istemiyorum.

Porsuk Festivali’ne ilişkin “Bakan’a danıştınız mı?” diye soran Güneş, yine aynayı önce kendi partisine tutmalıydı.

Bugüne kadar hangi adımı atarken belediyeyi öncelemişler, hangi kararda başkanların görüşünü almışlar, sorgulamalıydı…

Ve son olarak üstten bir üslupla, Ünlüce’ye “Tasarruf tedbirlerine takılmadığına emin misiniz? Uluslararası kelimesi geçiyor diye festival yapabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?” diye soran Güneş, aslında tek adam rejiminin yerele de nasıl sirayet ettiğini gözler önüne serdi.

İktidarın düzenlediği bir festivalde 9 gün boyunca birçok etkinliğin yapılmasının yanı sıra, her akşam başka bir sanatçı geldi Eskişehir’e…

Tasarruf tedbirleri o zaman yok muydu?

Tasarruf tedbirlerini bu denli önemseyen Güneş, aynı soruları iktidar temsilcilerine de sordu mu?

Tabii ki hayır…

Dolayısıyla Güneş’in samimiyetten uzak eleştirilerinin dikkate alınabilir bir yanı yok.

Başkan Ünlüce de böyle düşünmüş olacak ki kendisiyle asla polemiğe girmedi, “Porsuk bizim can damarımız” deyip geçti…

AK Parti Grubu’ndaki diğer temsilciler, her mecliste aynı tavırla ve eleştirilerinin altını dolduramayarak konuşan Güneş’e bir dost, bir kardeş gibi uyarılarda bulunuyor mu bilinmez…

Belki de gündem olmayı seven Güneş, tüm bunları bilinçli yapıyor ve amacına da ulaşıyor…

Lakin biliyorsunuz kendisinin adı AK Parti Milletvekilliği için geçiyor…

Güneş eğer milletvekili seçilirse, bu performansını TBMM’de sergilemeyi sürdürecek…

Eskişehir için iyi mi yoksa kötü mü olur bilemedim…

Gazi Meclis kürsüsünde 3 yılda yalnızca 6 dakika konuşma yapan Eskişehirli vekillerimizin yanında en azından daha görünür olacağı kesin