Esnaf odaları, belli meslek grubu temsilcilerinin dahil olduğu, onların haklarını korumak ve şartlarını iyileştirmek için var olan yapılar.

Kente Sivil Bakış’ta çok sayıda oda, dernek, sivil toplum kuruluşu temsilcisini ağırladık.

Esnaf odalarının başkanlarıyla sohbet ederken her seferinde beni şaşırtan bir durumla karşılaşıyorum.

Örneğin; Berberler ve Kuaförler Odası denince aklınıza berber ve kuaförlerin dahil olduğu bir oda geliyor değil mi?

Ancak odaya dahil olan bambaşka meslek gruplarının mensupları da var.

Dövme sanatçıları, masörler, diş protezcileri gibi…

Bu pek çok odada görülen bir durummuş aslında, ben yeni öğrendim.

En son Saatçiler Odası Başkanı Sema Ersoy ile böyle bir diyaloğumuz oldu.

Saatçiler Odası’nın en az “saatçi” üyesi varmış!

Çok ilginç değil mi?

Odaya kayıtlı 26 saatçi, 212 hediyelik eşyacı, 86 fotoğrafçı, 98 kurs ve danışmanlık hizmeti veren kişi bulunuyor.

Lületaşçılar, butik spor salonları, gözlükçüler de yine Saatçiler Odası’na dahil.

Başkanlara “bu kadar birbiriyle bağlantısı olmayan meslek grubunu temsil etmek ekstra zor olmuyor mu?” diye sorduğumda farklı farklı yanıtlar aldım.

Saatçiler Odası özelinde konuşursak; odanın yönetim kurulunu her bir meslek grubundan biri bulunacak şekilde oluşturmuşlar. Böylelikle, sorunların çözümleri daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor.

Ancak burada sistemsel bir hata yok mu?

Odalar 500 üye olmadan kurulamıyor.

Yeterli sayıya ulaşamayan meslek grupları da NACE kodları yüzünden benzer odalara yönlendiriliyor. Tabii bazıları en yakın oda hangisiyse oraya yönlendirildiği için alakasız dağılımlar da yapılabiliyor.

Düşünüyorum; eğer saatçiler odası başkanı ben olsaydım gözlükçülerin yaşadığı sorunlara ne kadar hakim olabilirdim? Fotoğrafçıların dertlerinden ne kadar anlardım?

Bunlara bir şekilde yetişebilse bile başkanlar, her bir meslek grubuna ayrı bir efor sarf ediyor ve esas meslektaşlarına ayıracakları vakitten çalıyor.

Aynı çatı altında toplanan farklı meslek gruplarının her birinin kendine özgü dinamikleri, sorunları ve beklentileri var.

Dolayısıyla her meslek grubu yeterince temsil edilebiliyor mu?Koca bir soru işareti…

Başkanlar ellerinden geleni yapıyor, tüm üyelere eşit mesafede yaklaşmaya çalışıyor ancak pratikte zor ve mantık dışı.

Ve bizler oda seçimleri kadar oda yapılarını konuştuğumuzda belki düzelecek bazı şeyler…

Sözün özü; sorun kişilerde değil, en tepeden en aşağıya sirayet etmiş olan sistemsizlikte.