Sendikacılık çalışanların hakkını korumak ve hak kaybına uğrayanlara sahip çıkmaktır. Üyelerinin mağduriyetlerini gidermek için çalışmaktır.
İZİNLİYKEN YURT DIŞI
GÖREVİ YAZILDI
Anadolu Üniversitesi tarafından geçtiğimiz hafta Batı Avrupa Sınav Organizasyonu için Almanya'ya gönderilen ekipte iktidar partisine yakınlığı ile bilinen Eğitim Bir-Sen'in altı yöneticisinin bulunması dikkat çekti. Yaşanan bu duruma isyan eden üniversite çalışanları; 'Avrupa sınavı bahane, sendika gezisi şahane' diye tepki gösterdi. Eğitim Bir-Sen 2 Nolu Şube Başkan Yardımcıları Halil Yetim, Levent Cindoruk, Eğitim Bir-Sen Açıköğretim Büroları Temsilcisi Cengiz Kaşıkcı, Eğitim Bir-Sen İşyeri Temsilcileri Hilmi Okur, Fehmi Çetin ve sendikanın eski yönetimi kurulu üyesi Metin Bilici Almanya'ya giden ekipte yer aldılar. Eski sendika yöneticisi Levent Cindoruk'un uzun süredir annesinin hastalığı dolayısıyla refakat izninde olduğu öğrenildi. Cindoruk'un bu iznin bitiminde yıllık izinde olduğu dönemde kendisine yurt dışı görev yazıldığı iddia edildi. Yaşanan bu durumun usule aykırı olduğu öne sürüldü.
DİKKAT ÇEKTİ
Bu konuyla ilgili görüşlerini açıklayan üniversite çalışanları; 'Anadolu Üniversitesi yoğun yurt içi ve yurt dışı sınav organizasyonları düzenleyen bir kurum ve bunu yaparken bünyesindeki akademik ve idari personeli sözüm ona belirli kriterlere göre görevlendirmeler yapmaktadır. Özellikle yurt dışı sınavlarında belirli hizmet yılı üzerinde kıdem sahibi personel gönderildiği bilinmekte ve idarece söylenmektedir. Hak ettikleri halde bu sınav görevi için pek çok personelin sırada beklediği bir durum mevcuttur. Ancak en son görevlendirme olan Batı Avrupa sınav organizasyonu için giden ekip biraz dikkat çekiciydi. Sendika yöneticilerini toplu halde Almanya'ya gönderenler 'kul hakkı' yemiş olmuyor mu?' dediler.
'ÖNCE CAN SONRA
CANAN' DİYORLAR
Üniversite çalışanları biri eski altı Eğitim Bir-Sen yöneticisinin hangi kriterlere göre belirlendiğini sorarak; 'Yaşanan bu olay üniversitedeki çalışma barışını zedelemiştir. Bu organizasyonu yönetenler, Eğitim-Senli veya Türk Eğitim-Sen'li altı yöneticiyi birlikte Avrupa görevine gönderirler miydi? Eğitim Bir-Sen yöneticileri, görev süresi olarak kendilerinden daha kıdemli üyeler dururken, bu Avrupa görevine nasıl gittiklerini açıklamalıdır. 'Bu göreve biz değil, üyelerimiz gitsin' diye hiç mi düşünmediler? ' Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şubesi'nde yönetim kuruluna girenler bol kepçeden verilen puanlarla okul müdürü olmuştu. 2 No'lu Şube Yöneticileri de Batı Avrupa Sınav görevi için hep birlikte Almanya'ya gittiler. Demek ki Eğitim Bir-Sen'de yönetime gelenler hep 'Önce Can Sonra Canan' diyor…
*
'KİMİ KİME ŞİKAYET EDECEKSİN!'
Türk Eğitim-Sen Eskişehir Şube Yönetimi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün birinci katında herkesin görebileceği bir noktada 'Yetkili Sendika İşyeri Temsilciliği Odası' açılmasına tepki göstermişti. Şube Başkanı Haydar Urfalı, 'sendikal ayrımcılık yaptığı' iddiasıyla bir dilekçe yazarak, İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen'i Vali Güngör Azim Tuna'ya şikayet etmişti. Vali'den Özen hakkında yasal işlem yapmasını istemişti. Türk Eğitim-Sen Eskişehir Şube Yönetimi'nin Vali'ye gönderdiği şikayet dilekçesine, bu konuda suçlanan İl Milli Eğitim Müdürü tarafından yazılı olarak yanıtlanması eğitim camiasında şaşkınlık yarattı. Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Haydar Urfalı; yaşanan bu durum ile ilgili trajikomik bir paylaşımda bulunarak; 'Çok şükür bunu da gördük ya! Ölsek de gam yemeyiz artık! 'Sendikal Ayrımcılık' yaptığından dolayı hakkında yasal işlem yapılması için İl Milli Eğitim Müdürünü Valiliğe şikayet ediyoruz. Yazımıza İl Milli Eğitim Müdürü cevap veriyor' yorumunda bulundu. Yaşanan bu durum Kadı fıkrasında olduğu gibi 'Kimi kime şikayet edeceksin!' sorusunu akıllara getirdi.
*
İKİ YILDIR
TARLADA
İZİ VAR
30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde CHP'den Beylikova Belediye Başkan adayı olan Yalçın Komşu iki yıldır parti içerisinde çalışkanlığıyla öne çıkıyor. Belediye Başkanlığı seçimini kaybettikten sonra hiç yılmayan Komşu seçim olsun, olmasın hep kırsalda. Hep halkla beraber. O seçimdeki CHP adaylarının büyük çoğunluğunu meydanlarda görmüyoruz. Onların aksine 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde milletvekili adayları ve belediye başkanlarıyla ilçeleri karış karış gezen Komşu özellikle genç CHP'liler için örnek teşkil ediyor. Komşu aynı çalışmaları kentin ücra mahallelerinde de sürdürüyor. Ancak bu çalışkanlığı 'tarlada izi olmayan' bazı parti yöneticilerinin tepkilerini de çekmiyor değil. O'nun ilçe belediye başkanları ve ilçe teşkilatlarıyla toplantılar yapması, ilçelerin tek yumruk olmasına yönelik özverili çalışmaları birileri tarafından küçümsenmeye çalışılıyor. Ama gerçek CHP'liler her şeyin farkında. 'Tarlada izi olmayanın arpada gözü olmaz' derler. Komşu'nun iki yıldır tarlada izi var. CHP'liler, sadece bir yerlere aday gösterildiklerinde ortaya çıkıp, sonra ortadan yok olanları çok iyi biliyor. Yarın CHP'de parti içi demokrasi hayata geçerse, bugün tarlada izleri olmayanları aday yapmaya artık birilerinin gücü yetmez…
*
foto şaka
İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen: Sayın Valim, benimle ilgili gelen şikayetleri bana iletin, gereken yanıtları onlara veririm.
Vali Güngör Azim Tuna: Şikayet bir-iki olsa ileteyim. Onlarca şikayet var. Yarın seni şikayet edenler 'Biz davula vurduk, dümbelekten ses geldi' derlerse ne yaparız?