Tehlikeli meslek denildiğinde aklınıza ne geliyor?

Madenci mi?

İnşaat işçisi mi?

İtfaiyeci mi?

Polis mi?

Evet, bu ve benzeri meslekler tehlikeli sayılabilir ya da bir çoğumuzun aklına belki de ilk bu meslekler gelir.

Ancak kimse gazeteci demez…

Fakat günümüzün en tehlikeli mesleklerinden biri maalesef artık gazetecilik…

Başınıza 1 dakika sonra ne geleceğini asla kestiremediğiniz bir meslek haline geldi gazetecilik.

Sözde basın “özgür” ama uygulamada asla…

Bir cümlenizle yarın kendinizi hapishanede bulmanız mümkün.

Sırf gerçekleri ortaya çıkarmak gibi bir derdiniz olduğu için hayatınızla tehdit edilmeniz mümkün.

Bir haber takibinde saldırıya uğramanız mümkün.

Her an yaptığınız bir haber yüzünden işsiz kalmanız mümkün.

Bu arada yıllarca iş bulamamanız da mümkün.

Dediğim gibi başınıza ne geleceğini tahmin dahi edemediğiniz bir meslekte, cesaretle yaşamınızı sürdürmeye çalıştığınız bir meslek gazetecilik.

Kalemini satmak istemeyenler, kimseyle çıkar ilişkisi olmayanlar için çok daha zor bir meslek şu günlerde…

Gerçeğin peşinden gidenler baskı ve sansürle susturulmaya çalışılıyor.

Dün Halk TV… Ondan önce bir başka kurum…

“Türkiye’de tutuklanan gazeteciler” diye bir liste var mesela….

Ne tuhaf değil mi?

Kelime anlamı “güncel olayları, gelişmeleri ve bilgileri tarafsız bir şekilde araştıran, toplayan, yazan ve bunu gazete, dergi, televizyon, radyo veya internet gibi kitle iletişim araçlarıyla kamuoyuna ulaştıran kimse” olan bir meslekte tüm bunları yapmak birer suç unsuru haline geldi.

Bir televizyona baskın yapılıyor, kayyum atanıyor…

Kimse bunu tuhaf karşılamıyor.

Tehlikenin kimse farkında değil.

Kayyum atandığını dahi bir başka medya kuruluşundan öğreniyoruz.

Peki yarın ya o kuruluş da kapatılırsa?

Bunun sonu yok.

Gittikçe büyüyen koca bir sessizlik var artık ülkede.

Sussan olmuyor, konuşsan zaten susturuluyorsun.

Nereye gidiyoruz böyle…