Dünya Kupası heyecanı, başlıkta da belirttiğim gibi, bizim için kalmadı.

İlk maçta yapılan hatalar, daha sonra bu hataların devam etmesi, bir türlü havaya giremememiz ve kazanmamız gereken iki maçı da ardı ardına kaybetmemiz...

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi bütün hata ve sorumluluk Montella'da. Tabii ki TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'nun ve futbolcuların da bu hatada katkıları çok büyük. Tek masum; bizler, Türk taraftarlarıyız.

Montella, Avustralya maçında yaptığı hataların, kadro tercihinin ve mevki tercihinin aynısını yaptı. Kamuoyunun onca uyarısına rağmen egosuna söz geçiremedi, ezbere ilk 11 yaptı. İlk maçta hiçbir varlık gösterememiş Kerem'i yine santrforda oynattı, futbolu unutmuş Merih'in yerine Bundesliga'da sürekli maçlara çıkan genç Ozan Kabak'ı oynatmadı. Henüz 40. dakikada 10 kişi kalmış Paraguay'a bir gol dahi atamayarak zoru başardı güya "bizim çocuklar".

Bu turnuvaya en başından yanlış hazırlandığımız daha yeni yeni ortaya çıkıyor. Futbolcularımızın çoğunun ilk maçta "jet lag" yaşadığı, antrenmanlarımızı yaptığımız ve maçlarımızı oynayacağımız stadyumlara çok uzak olan Arizona kampının bizim inisiyatifimizle değiştirilebileceği ancak federasyonumuzun maliyetler nedeniyle bunu talep etmediği gibi ciddi iddialar ortaya atıldı.

Bu kadar yanlış yönetim ve bu kadar yanlış kararlar, sağ olsun futbolcularımızın da bu kadar kötü performanslarıyla birleşince turnuvaya veda etmemiz içten bile olmadı.

Ne yazık ki mevcut TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, Türkiye'nin en başarılı futbol adamı Fatih Terim'e laf yetiştireceğine asıl işine odaklansa, kamp yeri sorununu çözse, planlamayı doğru yapıp sırf kendi rantı ve menfaati için villa vaadinde bulunmasa, belki de son kazandığımız ABD maçı bizim için bir üst tur bileti anlamına gelen bir karşılaşma olabilirdi...

Yine ne yazık ki mevcut teknik direktör Montella, isme bakmadan, iyi performans gösteren, gerçekten milli takım formasını hak eden futbolcuları kadroya almayıp; sırf ismi var diye, arası iyi diye veya söz geçiremediği için bu formayı hak etmeyen birçok isme forma şansı vermese, tüm Türkiye'nin gördüğü gerçekleri göremeyip kendi yanlışlarında ısrar ederek yanlış mevkilerde yanlış oyuncuları oynatmasa, yapması gereken değişiklikler için 85. dakikayı beklemeden hızlı reaksiyon gösterse, yine son kazandığımız ABD karşılaşması bizim için üst tura açılan bir umut olabilirdi...

Kısacası bu turnuvadaki berbat performansın, lider çıkarız dediğimiz gruptan henüz ikinci maçta elenmemizin ve tüm Türk halkının hayal kırıklığına uğramasının sorumluları; bu turnuvaya katılmaya hak kazandığımızdan beri hiçbir şeyi doğru yapmayıp buna rağmen "Kupayı alacağız." gibi boş vaatler veren Hacıosmanoğlu, kadro planlamasını liyakate göre yapmayıp yalnızca eşe dosta kulak veren, gördüğümüz kadarıyla da hiçbir futbol ve teknik bilgisi olmayan Montella ve sahada turist Ömer gibi gezinen, hiçbir varlık göstermeyen, taşıdığı formanın üzerindeki ay yıldızın farkında olmayan ruhsuz futbolculardır.

Artık tek yapılması gereken; öncelikle TFF Başkanının tüm kurullarıyla birlikte istifa etmesi veya görevden el çektirilmesi, hemen akabinde de Montella ile yolların ayrılması ve artık milli takım futbolcularına "bizim çocuklar" denmemesi, kesinlikle ama kesinlikle hiçbir şekilde futbolculara prim verilmemesidir. Verilse bile bunun kamuoyuna açıklanmaması gerekiyor. Türk Milli Takımı formasını giymek en büyük onurdur. Bu onurun üzerine hiçbir prim vermeye gerek bile kalmamalı; bu formayı giyen futbolcu zaten elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalıdır.

Bizlerin de "bizim çocuklar" diyerek, reklamlarda oynatarak, Instagram editleri yaparak futbolcularımızı gereksiz yere havaya sokmamamız gerekiyor. Çünkü özellikle bu turnuvada görüldü ki futbolcularımız biraz da bizlerin yüzünden büyük bir rehavete, kibire ve egoya kapılmışlar. Artık bu kapıyı tamamen kapatmalıyız ve zaten yapmaları gerekeni yaptıkları için onları gereğinden fazla yüceltmemeliyiz.

Çünkü sonrasında düşüşümüz çok sert oluyor.