Dünya kupasına malesef hiç beklemediğimiz bir sonuçla başladık. Avustralya maçının zor geçeceğini, fizik kalitelerinin çok iyi olduğunu hepimiz biliyorduk ve söylemiştik. Ancak gördüğüm kadarıyla hepimizin bildiğini Montella bilmiyordu...

195cm üzeri boy ortalaması olan 3 tane stoperin arasında 172cm Kerem'le 85 dakika oynadık. Fizik savaşı , temaslı oyun ve ikili mücadele oranının çok yüksek olduğu bu maçta henüz devre arasında en güçlü ve bariz özelliği fizik gücü olan Barış Alper Yılmazı oyundan çıkartıyoruz. Böylesine fizikli bir takıma karşı esas mevkisi on numara pozisyonu olan Arda Güler'i sağ kanat oynatıyoruz. Rakip orta sahaya bile çıkmazken, ve kontradan 2-0'ı bulmuşken biz oyuna defansif orta saha ve defans oyuncusu alıyoruz. Üstelik kulübemizde Portekiz'in son şampiyonu Porto'da 44 maça çıkmış , esas mevkiside santrafor olan 1.90'lık Deniz Gül ve Bundesliga'da 10 gol barajını aşmış , yaklaşık 30 maça çıkmış 1.86'lık forvet oyuncusu Can Uzun varken...

Yani işin aslı; 1 değil , 2 değil , ardı ardına çok fazla yanlış kararlar verilmiş , yanlış 11 ile çıkılmış , yanlış kişileri yanlış mevkilerde oynatmış ve bu kadar yanlışlar silsilesinin sonucu olarakta doğal olarak maçı kaybetmiş bir Milli takım var. Bu kadar yanlış kararın ve bu kadar bariz yanlışın da tek bir sorumlusu var, ''Montella''.

Yine de şansımız halen devam ediyor ve artık önümüze bakmalı , hatalarımızdan ders çıkarmalı ve doğru adımlar atmalıyız. Sıradaki rakibimiz 'Paraguay'.

Paraguay, tıpkı önceki rakibimiz Avustralya gibi fizikli oyunu seven, kendinden daha kaliteli ve nispeten daha güçlü rakiplere karşı iyi performans gösteren , tecrübeli bir teknik adama sahip bir takım. Fakat Avustralya kadar fizikli, oyunculara sahip değiller. Stoperlerinin boy ortalaması 186cm. Avustralya'nın 195cm idi. Ve Avustralya gibi kapalı defans oynamayı seven bir takım değiller. Daha çok oyunun içinde olmayı seven daha çok topla oynayan bir takımlar. En azından Avustralya'ya kıyasla... Dünya kupası elemelerinde Arjantin gibi önemli takımları yenerek finallere katılmaya hak kazandılar.

Fakat onlarda aynı biz gibi dünya kupasına iyi başlamadı. İlk maçlarını ABD'ye karşı 4-1 kaybettiler. Yani onlar içinde bu karşılaşma tıpkı biz gibi son şans, ayağa kalkma maçı olacak. Yani tıpkı biz gibi her şeylerini ortaya koyacak ve sahaya kazanmak için çıkacaklar. Bundan dolayı önceki maçın etkisiyle hemen gol atmaya çalışıp gereksiz risklerden kesinlikle kaçınmalıyız. Sakin , plana uygun ve soğukkanlı bir şekilde bu maçı oynamamız gerekiyor. Tabi ki de Avustralya maçındaki hataları kesinlikle tekrar etmemeliyiz.

Örneğin Arda'yı kanatta değil on numara mevkinde oynatmalı , Barış Alper'i sağ kanata çekip Kenan'ı sol kanatta başlatmalı , Santrafor mevkisinde Deniz veya Can'ı değerlendirmeli ve orta sahaya Hakan ve Orkun ile birlikte çıkmalıyız. Defans kısmında da Merih yerine Ozan Kabak'a şans verilebilir.

Kısacası bu maçta Avustralya maçının etkilerini görürsek eğer korkarım ki turnuvaya erken veda edebiliriz. Montella'nın ego tatmininden ve konfor alanından artık çıkması ve kendi bilmiyorsa bile en azından kamuoyuna kulak vermesi gerekiyor. Önceki maçı unutup tüm konsantrasyon ve tüm gücümüzle bu maça çıkmalıyız. Fakat dediğim gibi sahaya doğru bir 11 ile doğru isimlerle doğru mevkilerde çıkmak çok ama çok önemli. Eğer bütün bunları yaparsak Paraguay gibi bir rakibin bizim karşımızda şansı olduğunu düşünmüyorum ve milli takımımıza canı gönülden başarılar diliyorum.

Unutulmamalıdır ki ; biz kendimizin farkında olmazsak kimse bize aslımızı hatırlatmaz.