Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin 15 tramvay ve 15 elektrikli otobüs alımı talebinin 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na dahil edilmesinden dolayı Cumhurbaşkanımıza bir teşekkür etmesini beklerdik. Zira bu konuda Eskişehir AK Parti siyasetçileri şehre hizmet gelmesi adına bu projenin yatırım programına alınması için ciddi destekte bulunmuşlardı” diyerek Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye seslenen bu kişi kim sizce?

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak? Değil.

AK Parti Eskişehir Milletvekilleri? Değil.

AK Parti’nin kentteki herhangi bir temsilcisi de değil.

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı ve Eskişehir Memur-Sen İl Temsilcisi İbrahim Akar…

Bir eğitim sendikasının temsilcisi olarak “düşündüğümüz” Akar, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Kamu yatırım programına alınması haberi Başkan Albayrak'tan geldi ama teşekkür Başkan Ünlüce'den gelmedi. Konuşmasında geçmişte yatırım programına alınmadı ama bu sefer alındı diye açıklıyor. Şüphesiz bunda Eskişehir AK Parti siyasetçilerinin katkısı yadsınamaz.”

Buradan açıkça soruyorum:

İbrahim Akar’ın görevi eğitim emekçilerinin haklarını savunmak mı, yoksa AK Parti adına siyasi propaganda yapmak mı?

Eğer hangi görevi üstlendiğini karıştırıyorsa, yapması gereken çok basit:

Eğitim-Bir-Sen’in resmi web sitesine girip “Kurumsal → İlkelerimiz” bölümünü okuması.

Çünkü orada aynen şu ifadeler yer alıyor:

-İdeolojik ve siyasi yapılanmalardan her zaman ve zeminde uzak kalmak.

-Siyasi partilerin tümüne aynı uzaklıkta ve aynı mesafede olmak.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Akar, oturduğu koltuğun hakkını vermek, “ilkelerine göre” hareket etmek yerine, Ayşe Ünlüce’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve AK Parti’nin Eskişehir temsilcilerine teşekkür etmemesine bozulmuş!

İşin komiği de; AK Partililerin kendileri böyle bir açıklama yapmazken öğretmenliği bırakıp avukatlığa soyunan İbrahim Akar, eğitimcilerin değil siyasi figürlerin haklarını savunmaya başlamış!

Eğitim-Bir-Sen’li eğitimciler; temsilciniz şu anda maaşlarınızın yoksulluk sınırı altında olduğunu, ek ders sorunlarınızı, öğretmenler arasındaki ücret adaletsizliklerini, büyükşehirlerdeki kira-ulaşım-beslenmenin getirdiği yükü, atanamamanızı, okullardaki mobbingleri, kamuoyu karşısında her geçen gün daha da değersizleştirilmenizi bir kenara bıraktı.

Bunlardan çok ama çok daha önemli olan bir problemi; Ayşe Ünlüce’nin Gürhan Albayrak’a teşekkür etmemesini gündeme taşıdı.

Ülkede sendikacılığın geldiği noktayı böylelikle gözler önüne sermiş oldu.

“Ünlüce'den bir teşekkür ve memurlar için bir müjde bekliyoruz” dedi.

Ben de Akar’dan siyaset yapmak istiyorsa sendikacılığı bırakıp AK Parti rozeti takmasını bekliyorum.

İktidarın yapması gerekenleri lütuf gibi sunup alkış beklemek, emeğin değil siyasetin işidir.

Bu rolü oynamak istiyorsa, sendikayı meşgul etmeyi bıraksın, koltuğu da derhal boşaltsın.