Görünümde 7 Ağustos Perşembe günü kaleme aldığım 'Hem Usta Öğretici Hem de AKP Belediye Meclis Üyesi' başlıklı yazıyla AKP İnönü Belediye Meclis Üyesi Sakine Parlar'ın İnönü Halk Eğitim Merkezi'nde Usta Öğretici olarak çalıştığını okurlarımıza duyurmuştum.
'KADROLU DEĞİL'
Aynı yazıda şehri yönetenlere, 'devlet kurumunda çalışan birisi nasıl oluyor da siyaset yapabiliyor?' diye sormuştum. Eskişehir Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen ile dün telefonda konuştum. Kendisi, köşe yazımı okuduktan sonra konuyu araştırdığını belirterek, 'O bayan İnönü Halk Eğitim Merkezi'nde dışarıdan ücretli olarak usta öğretici olarak çalışıyormuş. Kendisi kadrolu personelimiz olmadığı için onun hakkında disiplin soruşturması yapamayız. Sakine Parlar'ı meclis üyesi olduğu sürece usta öğretici olarak bir daha Halk Eğitim Merkezi'nde çalıştırmayacağız. Hiçbir eğitim kurumumuzda siyasi parti üyesi veya meclis üyesi eğitimcinin çalışmasına müsaade etmeyeceğiz' dedi.
MÜDÜRSÜZ İDARE EDİLİYOR
Sakine Parlar 30 Mart'ta Belediye Meclis Üyesi seçildikten sonra da Halk Eğitim Merkezi'nde çalıştı. Ben bu olayı köşemde yazmasaydım, çalışmaya hala devam edecekti. İnönü Milli Eğitim Müdürü, İnönü Halk Eğitim Merkezi Müdürü Parlar'ın meclis üyesi olduğunu bilmiyorlar mıydı? İnönü Halk Eğitim Merkezi Müdürü Şennur Azade, eniştesinin Bakan olması sayesinde zaten ilçeye gelmiyor. Bundan dolayı İnönü Halk Eğitim Merkezi aylardır müdürsüz şekilde idare ediliyor. Görevinin başına geçmediği için Şennur Azade'nin belki de Sakine Hanımın siyaset yaptığından haberi yoktur.
BEN YAZINCA MI
HABERİ OLDU?
O'nun dışındaki ilçedeki tüm Milli Eğitim yöneticilerinin bundan haberinin olmamasına ihtimal yok. Herkesin bildiğini, ben yazınca mı Milli Eğitim Müdürlüğü olayı araştırdı? İnönü'de hiçbir yönetici Milli Eğitim Müdürünü arayarak, 'Müdürüm, burada belediye meclis üyesi bir kadın yasalara aykırı şekilde Halk Eğitim Merkezinde çalıştırılıyor' diye uyarıda bulunmadı mı? Sakine Parlar Meclis Üyeliğine aday olurken, usta öğreticilik yapıyor muydu? Yapıyorsa, Meclis üyesi seçilme şartlarını ihlal etmiştir. CHP, MHP, DP İnönü ilçe örgütleri bu konuda bir araştırma yaptı mı? Seçim Kurulu'na müracaat etti mi?
***
NOSTALJİ
İÇİNDE ESKİŞEHİR OLMAYAN HİÇBİR HİZMETE İMZA ATMADI
20 yıl önce, yıl 1994. Tarihi Fotoğrafta, dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Aydın Arat ile birlikte.
'ESKİŞEHİR GELİŞECEK
BÜYÜKŞEHİR OLACAK'
1991 Genel Seçimlerine DYP Eskişehir Örgütü 'Eskişehir Gelişecek Büyükşehir Olacak' sloganıyla girdi. Eskişehir'de birinci parti oldu. Üç milletvekili (Hüsamettin Cindoruk, İbrahim Yaşar Dedelek ve Fevzi Yalçın) çıkardı. Eskişehirli Dilek hanım ile evli olduğu için Eskişehir'in enişte milletvekili olan Cindoruk TBMM Başkanı seçildi. Eskişehir o yıllarda Büyükşehir olabilecek koşulları taşımıyordu. Buna rağmen Cindoruk parti olarak verdikleri sözü tutarak, Eskişehir'i Büyükşehir yaptı. Cindoruk, gerekli yazıyı önce İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'e daha sonra Başbakan Süleyman Demirel'e bizzat kendi eliyle imzalatarak Eskişehir'i Büyükşehir yaptı.
İLK BÜYÜKŞEHİR
BAŞKANI ARAT
Cindoruk'un kentimize büyük hizmetleri oldu. İçinde Eskişehir olmayan hiçbir hizmete imza atmadı. Doğalgazın gelmesini sağladı. Organize Sanayiye yatırımlar getirdi. Merhum Aydın Arat 1994 seçimlerini kazanarak, Büyükşehir olduktan sonra Eskişehir'in ilk Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Böylece Eskişehir'i büyükşehir yapan DYP, yaptığı bu hizmetin karşılığını oy olarak almış oldu. 1994 seçimlerinde kent merkezindeki üç belediyeyi de DYP aldı. Merhum Aydın Arat Büyükşehir, Ayhan Boyer Odunpazarı, Orhan Soydaş Tepebaşı Belediye Başkanı seçilmişti.
NOT: Dünkü Nostalji Köşesi'nde yer alan '35 Yıl Önce Polis Bayramı' adlı yazımda yapılan bir hata sonucunda Erdoğan Kahya'nın ismi Orhan Çeliker olarak çıktı. Bu hatadan dolayı okurlarımızdan, Erdoğan Kahya ve Orhan Çeliker'den özür dilerim.
*
Cumartesi
Hikayeleri
SON ANA KADAR HEP BİR UMUDUM OLSUN
Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye önce müthiş bir acı duydu dudağında gümbür gümbür oldu yüreği sonra hızla çekildi yukarıya...
KOCA DENİZLERE
SIĞMAZDI YÜREĞİ
Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü neye benzerdi acep gökyüzü. Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu. 'Dudağı yarıklar ' denir, şanslıdır onlar, hani görüp de gökyüzünü, insanı oltadan son anda kurtulanlar. Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu küçük istavrit anladı yolun sonu. Koca denizlere sığmazdı yüreği. Oysa, şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende, ansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci.
SALDIM DENİZİN
SULARINA
İnsanlar gelip geçtiler önünden bir kedi yalanarak baktı gözünün içine yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı bir de yeşil yosunu. İşte tam o anda eğilip aldım onu. Yürüdüm deniz kenarına bir öpücük kondurdum başına, iki damla gözyaşından ibaret sade bir törenle, saldım denizin sularına.
Bir an öylece baka-kaldı Sonra sevinçle dibe daldı.
TEŞEKKÜRÜ
İHMAL ETMEDİ
Gitti tüm kederimi söküp atarak, teşekkürü de ihmal etmemişti. Bir kaç değerli pulunu elime, avuçlarıma bırakarak. Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme. Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye? 'Bir gün dedim, bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz,
Son ana kadar hep bir umudum olsun diye... '
**
FOTO ŞAKA
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oğuzhan Özen: Kemal Bey, Eskişehir'e gelip, yorulmanıza gerek yoktu. Yılmaz Hoca sayesinde Ekmeleddin İhsanoğlu Eskişehir'de açık ara önde çıkar.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Oğuzhan kardeşim, Ekmeleddin Bey sadece Eskişehir değil, Türkiye'de önde çıksın. Söz seni milletvekili yapacağım
CHP İl Başkanı Nihat Çuhadar: Bir insan bu kadar mı ballı olur? Adam selam verdi, milletvekilliği sözünü kaptı. Ben selam versem, kesin borçlu çıkardım.