Ben bildim bileli CHP’de gelenektir…
Yerel genel fark etmez her seçimden önce “önseçim” gündeme getirilir, konuşulur, tartışılır ama yapılmaz…
Adaylar genellikle merkez yoklamasıyla belirlenir…
Yani genel merkez önce milletvekillerini kendi bölgeleri olmayan şehirlerde görevlendirir…
Milletvekilleri gidip etrafı kolaçan ederler…
Edindikleri izlenimleri genel merkeze iletirler…
Bu ve benzeri yöntemlerle isimler belirlenir ve açıklanır…
Uzun yıllardır CHP’de yaşanan budur…
***
2028 yılı genel seçimleri için önseçim meselesi bir kez daha parti gündemine girdi…
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, çeşitli vesilelerle, kendi tercihinin önseçim olduğunu açıkladı…
Geçtiğimiz Perşembe günü CHP İl Başkanı Talat Yalaz da, ESTV ekranlarında katıldığı programda;
Kendisinin de önseçimden yana olduğunu söyledi…
Sonra şöyle devam etti;
“Ancak…”
Eğer bir cümlenin ya da anlatının içinde, “ancak” kelimesi varsa, öncesinde söylenenlerin hepsini bir kenara koyacaksınız demektir…
O güzel ve süslü kelimelerin birer temenniden ibaret olduğunu kabul etmeniz gerekir…
Şöyle demokrasi, böyle demokrasi…
“Ancak…”
CHP İl Başkanı Talat Yalaz da, kendisinin önseçimde ısrarcı olduğunu vurguladıktan sonra şunu söyledi…
“Ancak…”
Şöyle de devam etti;
“Ancak genel başkanımızın çok önemsediği, üzerinde çok durduğu bir husus var.
Gençlik ve kadın kotası…
Adaylık listelerinde mutlaka en az 40 yaş altı bir isim, bir de en az bir kadın olmalı…
Öyle olunca da,
Genel merkeze iki kontenjan tanınınca Siyasi Partiler Yasası gereği, hâkim denetiminde önseçim yapılamıyor…
Ancak örgüt denetiminde yapılabiliyor…”
***
Benim bildiğim, önseçim dediğiniz şey, hakim denetiminde yapılır…
Katı ve değişmez kuralları vardır…
Genel merkez bile sonuçları değiştiremez, görmezden gelemez…
İtiraz yalnızca il seçim kuruluna yapılır ve orasının verdiği karar da nihai karardır…
Örgüt denetiminde yapılanın ise önseçimle falan ilgisi yoktur…
Olsa olsa,
Eğilim yoklamasıdır…
Genel merkez isterse değiştirir, isterse yok sayar…
CHP İl Başkanı Talat Yalaz, önseçim yapılacak olursa aktif üye – pasif üye ayrımına gideceklerini belirtiyor…
Aktif-pasif üye ayrımında, üyelik aidatlarının ödenip ödenmemesi dışında meşru bir kriter olduğunu sanmıyorum…
Pazar toplantılarına gelip gelmemek, il ve ilçe yönetimlerinin verdiği görevleri yapıp yapmamak gibi,
Subjektif yani kişiden kişiye değişen kriterleri ortaya koyarsanız, büyük tartışmalar çıkar…
Ancak…