Ankara’da haklarını aramak için bir araya gelen özel sektör öğretmenlerine yönelik gözaltılar, Eskişehir’de de tepki buldu.
Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, Köprübaşı’nda gerçekleştirdikleri oturma eylemiyle Ankara’daki öğretmenlere destek verdi.
Eğitimcilerin taleplerini dile getirdiği eylemde verilen mesaj açıktı: “Öğretmenler yalnız değildir.”
Bir toplumun geleceğini inşa eden insanların çalışma koşulları, ekonomik sorunları ve mesleki hakları elbette tartışılmalı.
Çünkü eğitim sadece okul sıralarından ibaret değildir; o sıraların arkasında emek veren insanların da hikayesidir.
Ancak her toplumsal meselede olduğu gibi burada da önemli olan, karşılıklı diyalog zemininin korunmasıdır. Taleplerin duyulabildiği, sorunların konuşulabildiği bir ortam herkesin kazançlı çıkacağı bir ortamdır.
KALDIRIMLAR KİMİN?
Eskişehir’de özellikle kent merkezinde sık sık karşılaşılan bir görüntü var…
Kaldırımlara, yaya geçitlerine ve ortak kullanım alanlarına gelişi güzel bırakılan motosikletler.
Motosiklet kullanımı kent ulaşımında önemli bir alternatif. Trafiği rahatlatan, pratik bir ulaşım sağlayan motosikletler elbette şehir hayatının bir parçası.
Ancak şehir düzeni de bir başka gerçek.
Kaldırımlar yayaların kullanım alanıdır. Özellikle yaşlılar, engelli bireyler ve çocuklu aileler için kaldırımların rahat kullanılabilmesi büyük önem taşır.
Herkesin birbirinin alanına saygı gösterdiği bir kent kültürü oluşturmak zorundayız.
BİR SİMİTTEN DAHA FAZLASI
Her gün elimizin altında olan, çoğu zaman değerini fark etmeden tükettiğimiz bir lezzet…
Eskişehir simidi.
“Güray Ateş ile Ekmeğin Peşinde” programının yeni bölümünde bu kez simidin hikayesinin peşinden gittik.
Sabah güneş doğmadan başlayan bir emek yolculuğuna tanıklık ettik. Un taşıdık, hamur yoğurduk, simit yaptık. Bir ürünün sofraya gelene kadar geçtiği aşamaları yerinde gördük.
Uykusundan fedakarlık eden insanlar, yılların deneyimi ve alın teri vardır.
Her köşe başında kolayca ulaşabildiğimiz o lezzetin aslında ne büyük bir emeğin sonucu olduğunu bir kez daha gördük.
Güray Ateş ile Ekmeğin Peşinde devam edecek…
ESKİŞEHİRSPOR’DA AYRILIK RÜZGARI
Eskişehirspor’da yeni sezon hazırlıkları devam ederken kadro yapılanması da sürüyor.
Geçtiğimiz sezonun önemli isimlerinden Batuhan Doğrukıran’ın sosyal medya hesabından yaptığı veda açıklaması, kırmızı-siyahlı camiada üzüntüyle karşılandı.
Bir futbolcunun vedası sadece bir ayrılık değildir. Bazen bir sezonun, bir mücadelenin ve taraftarla kurulan bağın da hikayesidir.
Eskişehirspor gibi büyük bir camiada forma giyen her oyuncunun bıraktığı iz, taraftarın hafızasında yer eder.
Yeni sezonda hedef, geçmişten ders alarak daha güçlü bir Eskişehirspor oluşturmak olmalı.
KISSADAN HİSSE
“Kötü kader diye bir şey yoktur. 21. yüzyıl vardır. Ve bu yüzyıl, yavrucuğum, bir kelebeği bile intihar ettirebilir.”
— José Saramago
Belki de içinde bulunduğumuz çağın en büyük çelişkisi bu…
Her şeye daha hızlı ulaştığımız, her soruna bir çözüm aradığımız, her duyguyu tanımlamak için bir kavram bulduğumuz bir dönem yaşıyoruz.
Ama bazı şeyleri kaybediyoruz.
Eskiden insanın derdini paylaştığı dostları vardı, şimdi çoğu zaman ekranlar var.
Can sıkıntısı insanı kendine döndürürdü, şimdi her boşluğu dolduran bir akış var.
Tutkunun yerini hız, merakın yerini tüketim, sevginin yerini ise çoğu zaman geçici hazlar alıyor.
Belki de çağımızın en büyük eksikliği; insanın kendisiyle, çevresiyle ve duygularıyla kurduğu gerçek bağın zayıflaması.
Çünkü teknoloji birçok şeyi kolaylaştırdı ama bazı duygular halen eski yöntemlerle yaşanıyor.
Bir ekmeğin kokusunu hissetmek ya da bir şehrin sesini dinlemek gibi…
Bir insanı gerçekten sevmek gibi…
Ve belki de en çok ihtiyacımız olan şey; hala insan kalabilmek.