CHP’de verilen mutlak butlan kararının ardından yaşananlar, siyasette bambaşka bir tablo ortaya çıkardı…
Yıllarca Kemal Kılıçdaroğlu'na oy vermiş, onu desteklemiş insanlar, yaşandığını düşündükleri haksızlık nedeniyle Kılıçdaroğlu’na sert tepki gösterdi…
Özgür Özel ise birçok kesim tarafından adeta bir direnişin sembolü, bir kahraman olarak görülmeye başlandı…
Bugüne kadar CHP'ye oy vermemiş vatandaşlar bile Özel'in yanında olduklarını açıkladı; gerekirse her zaman destek vereceklerini dile getirdi…
Yaşanan süreçte Genel Merkez yerle bir edildi, yürüyüşler yapıldı, imzalar toplandı…
Restler çekildi…
74 il başkanı ve 830 kurultay delegesi, olağanüstü kurultay talebini resmen ortaya koydu…
Bu sırada AKPartililer deKılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında olması gerektiğini savundu. Belli ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si onlar için müthiş bir konfor alanı yaratıyordu…
Ve sonra...
Sonrası bu kadar…
Ne beklenen büyük kırılma yaşandı ne de iddialı çıkışların devamı geldi…
Günlerce yükselen tansiyon, bir anda yerini sessizliğe bıraktı…
Bir yandan “baba ocağını bırakmayız” sesleri, diğer yandan “yeni parti” sinyalleri…
İmamoğlu davası, mitingler…
Dahası yok…
Gözler Özgür Özel ve kurmaylarının üzerinde…
Katıldıkları her etkinlikte bırakın söylediklerini, hal ve hareketlerinden mesajlar çıkarılıyor…
Özellikle Kılıçdaroğlu ve Özel arasındaki ilişkide en ufak hareketin üzerinde bile dakikalarca konuşuluyor…
Fakat ne olup biteceğini kimse bilmiyor, atılmış resmi bir adım bulunmuyor…
Sıradan bir ülkenin 100 yılda yaşayabileceği olayları 1 günde çerez niyetine tüketen ülkede bunlar da normalleşti…
Daha önce de birçok kez şahit olduğumuz gibi toplumun büyük kesiminde görülen öfke kısmen de olsa sönümlendi…
Bu noktada Özgür Özel’i yine zorlu bir sınav bekliyor…
En yakınlarını kaybeden, genel başkanı olduğu parti polis baskınına uğrayan, itirafçı söylemleriyle sırtından bıçaklanmaya çalışılan Özel’in şüphesiz ki halk nezdinde bir karşılığı var…
Ancak aksiyon alınmada geç kalınması ya da alınacak aksiyonun yeterince anlatılamaması bu desteğin gün geçtikçe azalması anlamına gelebilir…
Eskişehir’deki CHP’li siyasilere sorulan sorular bile artık mutlak butlan ya da CHP’de yaşanan bu sürece dair değil…
Havadan sudan sorular…
Belediye başkanları rutinine döndü, halk eskisi kadar Kılıçdaroğlu’na kızmıyor…
Unutkan bir halkız, unutuyoruz…
Süreç uzadıkça heyecanı da kaybediyoruz…
Artık stratejik kararlar kesin ve kararlı bir dille açıklanmalı…
Aksi takdirde bir tokalaşma görüntüsü bile bunca zaman yaşananlara ve oluşan lider profiline zarar verebilir. Bunu da en iyi yine Özgür Özel bilir…
Özel’in “Bize parti değil yürek lazım” sözü hayata geçirilmezse eğer verilen mücadele de zamanla inandırıcılığını yitirebilir…
(Sonhaber Gazetesi'nden alıntıdır.)