Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye’nin 2025 yılı sonu ve 2026 yılı Şubat ayı itibariyle nüfus verilerini açıkladı…

Aynı zamanda il ve ilçelerin de…

Eskiden nüfus sayımı beş yılda bir yapılırdı…

Şimdiki gençlere belki komik gelebilir;

Sokağa çıkma yasağı uygulanırdı…

Görevliler evlere gelir ve hanede yaşayan herkesin kimliklerini kontrol ederek nüfus sayımını gerçekleştirirlerdi…

Artık her şey dijital…

Devlet, bu dijital yapı sayesinde, bilgisayar aracılığıyla ülke nüfusunu takip edebiliyor…

Teknolojinin nimeti işte…

***

Eskişehir il genelinin 2025 sonu itibariyle toplam nüfusu 927 bin 956…

Ülke sıralamasında 25’inci en kalabalık şehir…

Bir önceki yıla göre artış 6 bin 326 kişi…

Diğer deyişle, artış yüzde 0,69…

2000’li yılların başından itibaren takip edilirse,

Eskişehir’in yıllık nüfus artışı normal seyrediyor, anormal bir sıçrama yok…

Örneğin 2007 yılında nüfus 724 bin 849 imiş…

Bu sayı 2015 yılında 826 bin 716 olmuş…

2025’te ise, 927 bin 956…

2007’den 2025 yılına kadar toplam artış 203 bin 107…

18 yılda ortalama artış yıllı 11 bin 284 kişi…

Son yıldaki artışı göz önüne alırsanız (6 bin 326 kişi) toplam nüfus artıyor olsa da yıllı artış hızı giderek geriliyor…

Ekonomik koşullar, genç evlilerin ya hiç ya da bir çocuk istemeleri bu durumun ana belirleyicilerinden…

Yani bunu diğer bir anlamı da nüfusumuz giderek yaşlanıyor…

***

Eskişehir’deki nüfus artışı yalnızca merkez ilçeler olan Odunpazarı ve Tepebaşı’nda gerçekleşmiş…

Kırsaldaki diğer tüm ilçelerde azalmaya devam ediyor…

Eskişehir temel nüfus yapısının özelliği şu;

İlin toplam nüfusunun yüzde 90’ı şehir merkezinde yaşıyor…

Bu, uzun yıllardır böyle…

Yani Eskişehir başı kocaman, diğer uzuvları küçük bir beden gibi…

Elbette kırsal ilçelerdeki nüfusun her yıl azalması, uzun yıllardır hiç artmamasının ana nedenlerinden biri, tarımın neredeyse bitme noktasına gelmesi…

Yeni iş alanlarının açılmaması…

Eğitim, sağlık, sosyal yaşam gibi olanakların şehir merkezinde çok daha elverişli olması…

Büyük toprak sahipleri ya da onların çocukları, yalnızca ekim ve biçim dönemlerinde ilçelerine ya da köylerine gidiyorlar…

Bu dönemlerde ailenin geri kalanı artık köylere bile gitmiyor…

Peki, sabit ve alt gelir grubu?

Bunlar, miras yoluyla bölüne bölüne iyice küçülmüş tarlalarda yeteri kadar gelir elde edebileceklerine inanmıyorlar…

Köyde kalıp tarım ya da hayvancılıkla uğraşmak yerine şehirde yaşayıp asgari ücretle çalışmayı yeğ tutuyorlar…

İşte sonuç ortada, en kalabalık kırsal ilçemiz Sivrihisar ne nüfusu 20 bin 190…

Gerisini varın siz düşünün…