Bu yıl 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’nın 103. yıldönümü.

Lozan; son yıllarda yalan yanlış bilgilerle, İsmet İnönü’ye hatta Atatürk’e dolaylı” saldırmanın bir yolu haline getirildi. Hatta bazı utanmazlar, densizliklerini İsmet İnönü’nün değerli eşi Mevhibe Hanım’a kadar uzatmaya cüret ettiler.

Lozan’a ve Cumhuriyetin kurucu kadrolarına saldıran çakma tarihçilerin(!), “Kurtuluş Savaşı’nda keşke Yunanlılar kazansaydı...” dediklerini de duyduktan sonra Lozan ile ilgili eleştirilerinin ne kadar dikkate alınması gerektiğini artık tahmin edebilirsiniz. Zaten, yıllardır Lozan yalanlarıyla insanları kandıranlar, Lozan’ın 103. yılına ulaşmasıyla uydurdukları yalanların mahcubiyetinde boğuldular.

Lozan Barış Antlaşması ile Anadolu’da varlığımızın devamını sağlayan, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedini emperyalistlerin elinden kopartarak alanları saygı ve şükran ve rahmetle anıyorum…

LOZAN’DA BİR HANIMEFENDİ...

Sayın Mevhibe İnönü, sadeliği ve sivil toplum faaliyetleriyle “Modern Türkiye” inşasının öncüsü bir Cumhuriyet kadınıdır. Mevhibe Hanım’ın temel öncelikleri; Cumhuriyet devrimlerinin halka benimsetilmesi, kadınların kamusal alanda güçlendirilmesi, toplumsal dayanışma ve aile mirasının korunmasıydı.

Lozan Görüşmeleri; hem Lozan’a giden İsmet Paşa başkanlığındaki Türk heyeti hem de görüşmeleri Ankara’dan dikkatle izleyen Mustafa Kemal açısından sıkıntılı günlerin yaşandığı zor bir süreçti.

İsmet Paşa, ikinci tur görüşmeleri için tekrar Lozan’a giderken, eşi Mevhibe Hanım’ın da kendisine eşlik etmesini istemektedir.

İsmet Paşa kendisini de Lozan’a götürmeyi teklif ettiğinde o zaman yirmi altı yaşında olan Mevhibe Hanım çok heyecanlanır:

“Paşacığım, size inanıyorum ve hak veriyorum. Çoğu yöneticilerin ve komutanların hanımları geliyor. Biz de aramızda konuşuyoruz, bu böyle gitmez diye ancak bu seyahat benim için çok zor olabilir.”

İsmet Paşa eşinin elini sevgi ile tutarak: “Hanımcığım, biz bu mücadeleye ailelerimize güvenerek girdik. Bizim beraberce topluma örnek olmamızın zamanı gelmiştir. Yeni hayata başlamak için sizden cesaret istiyorum. Sizin desteğinize, özverinize muhtacım. Özellikle Lozan’da beni, bundan yoksun bırakmayınız, lütfen.”

Ertesi gün İsmet Paşa eşi Mevhibe Hanım’la birlikte Lozan’a doğru hareket etti. Mevhibe Hanım, güçlü ve zeki bir kadındı. Lozan’da uzun süre sosyal ve kültürel yaşamı izledi. Özellikle kadınların dışarıda gezmeleri, pastanelerde sohbet etmeleri, spor yapmaları, otomobil kullanmaları çok dikkatini çekmişti.

24 Temmuz 1923 günü, antlaşmanın imza töreni için Lozan kenti bir gelin gibi süslenmişti. Mevhibe Hanım tören için oteldeki odasında hazırlanırken İsmet Paşa kendisine seslenerek gitme zamanının geldiğini söyledi. Bir süre sonra kapı açıldı. Mevhibe Hanım yatak odasından çıktı;

Başında siyah bir şapka, üzerinde çok şık bir pardösü, kolunda zarif bir çanta vardı.

İsmet Paşa bir süre hayranlıkla sevgili eşine baktı ve duygularını dile getirdi;

“Barış kadar güzelsin...”