Türkiye'de darbe girişimi sonrasında üç ay süreyle OHAL ilan edildi.

ÖZGÜRLÜĞE
KARŞI DEĞİL
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'OHAL ilanının amacı ülkemizde demokrasiye, hukuk devletine vatandaşlarımızın hak özgürlüklerine yönelik tehdidi ortadan kaldırmak için gereken adımları etkin ve hızlı şekilde atabilmektir. Bu kesinlikle demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı değildir. Hükümetimiz, siyasi partilerimiz STK'larımız, TSK komuta kademesi ve milletimiz tercihinin daima demokrasinin yana olduğunu göstermiştir. Ekonominin yurtiçi ve yurtdışı unsurlarının OHAL konusundaki en ufak çekinceleri tereddütleri olmamalıdır' dedi. Darbe görünümlü terör saldırısında 246 kişi şehit olurken, 1536 kişi de yaralandı. Türkiye iç savaşın eşiğinden döndü. Peki Türkiye Cumhuriyeti bu duruma nasıl düştü veya düşürüldü?

'KARGALARI GÜLDÜRÜR'
Gazeteci merhum Uğur Mumcu 26 yıl önce 'Tarikat-Ticaret-Siyaset' üçgenini dile getirmişti. Son 20-25 yıldır Türkiye'de Atatürkçü, ulusalcı ve milliyetçi kesim uzun yıllardır Fethullah Gülen Cemaatinin sistemli bir şekilde devlet kurumlarını ele geçirmeye çalıştığını savunarak, hükümetleri hep uyardı. Ancak ne yazık ki kimse bu uyarıları dikkate almadı. Darbe teşebbüsünde bulunan subayların ifadeleri gösteriyor ki; bu terör örgütü 25-30 yıl önceden devletin kurumlarına sızmaya başlamış. Bu kişiler, Türkiye Cumhuriyeti'nin subayı, hakimi, savcısı, emniyet müdürü değil de Fethullah Gülen'in subayı, hakimi, savcısı ve emniyet müdürü oldukları son olayda bir kez daha ortaya çıktı. Daha beş yıl önce MHP Lideri Devlet Bahçeli Fethullah Gülen'e eleştirdiğinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bahçeli'nin Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilgili sözleri ihanet derecesindedir. Kınıyorum. İfadeler çok çirkin. Büyük ayıp. Yani Hocaefendi işi gücü bırakmış da Bahçeli'yle mi uğraşacak? Bir defa onun bulunduğu makam böyle bir şeye müsaade etmez. Ben inanıyorum ki aklıselim sahibi ülkücü kardeşlerim de Bahçeli'nin bu yaptığından ciddi manada rahatsızlar. Böyle bir yaklaşım olmaz' diye konuşmuştu. 20 Şubat 2012'de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik; 'Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış bunlar kargaları güldürür. Bu paranoyaları bir tarafa bırakalım' diyordu.

BAYKAL VE BAHÇELİ
HAKLI ÇIKTI
Fethullahcı Savcı ve Hakimler, PKK'lıları gizli tanık yapıp, Türkiye'nin Genel Kurmay Başkanını ve kahraman komutanlarını içeri atarken Bülent Arınç, 'Türkiye bağırsaklarını temizliyor' diyordu. O yıllarda askere, aydınlara ve gazetecilere kumpas kuran savcılar için methiyeler düzülüyor, kahraman oldukları söyleniliyordu. Özel Yetkili Savcı'ya özel zırhlı Mercedes veriliyor. Ülkenin en gizli sırlarının olduğu kozmik odaya giriyorlardı. Ülkenin Başbakanı Ergenekon ve Balyoz Davalarının Savcısı olduğunu haykırıyordu. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yapılanların kumpas olduğunu belirterek, bu davalarının avukatı olduğunu söylüyordu. Hadi gazetecilerin, aydınların, içeri atılan kahraman subayları dinlemediniz. Zamanında Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli'nin uyarıları dikkate alınmış olsaydı, ülkemiz 15 Temmuz'da darbe görünümlü terör saldırısına uğrar mıydı? Türkiye yine de bu olayı ucuz atlattı.

UMARIM PEŞKEŞ
ÇEKMEZLER
Halkımız ve darbeye karşı müdahale eden polis ve askerlerimiz kahramanlık destanı yazdı. Türk halkı olarak şu günlerde provokasyonlara dikkat etmeliyiz. Bugünler birlik günüdür. Bayrağını, vatanını seven herkes tek vücut olmalı. Bugün 1940'lı yıllara ait bir siyah beyaz fotoğrafı siz okurlarımızla paylaşmak istedim. Malgaç Baskını'nın yıldönümü kutlanıyor. O yıllarda ülkenin bağımsızlığı için mücadele etmiş kahramanlara büyük saygı duyuluyordu. Fotoğrafta, Aydın Valisi, Halkevi Başkanı, Jandarma Komutanı, Aydın Milli Eğitim Müdürü hepsi ayakta. Yörük Ali Efe kanepesinde oturuyor. Ülkeyi yönetenler vatanı için mücadele eden kahramanlarına sahip çıkar, onlara saygı duyarsa hiçbir güç ülkemizin sırtını asla yere getiremez. Umarım ülkeyi yönetenler artık PKK ve FETÖ benzeri terör örgütlerine kanarak, kahramanlara zulüm yapılmasına izin vermez. Devletin kadrolarını başta cemaatlere peşkeş çekmezler

MALGAÇ BASKINI
NASIL YAPILDI?
Yörük Ali Efe ve arkadaşları 16 Haziran 1919 tarihinde Sultanhisar ile Atça arasındaki Malgaç Deresi'nin üstünden geçen Osmanlı'nın ilk demiryolu olan İzmir-Aydın demiryolu üzerindeki Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki Yunan karakoluna baskın yaptı. Malgaç Köprüsü'nün doğusunda köprüyü korumakla görevli 20 kişilik üstün donanımlı ve makineli tüfeklerle güçlendirilmiş Yunan müfrezesi, topyekun imha edildi. Makineli tüfeği, cephane ve erzaklar ele geçirildi. Askeri mühimmatı, cephanesi ve donanımı tümüyle ele geçirildi. Yunan müfrezesinin yardımına gelen Yunan jandarmaları da geri püskürtüldü. Baskın sonrası demiryolu köprüleri ve rayları kullanılmaz hale geldiğinden Yunanlılar bir süre Aydın-Nazilli hattında sevkiyat yapamadı. Bu baskın Anadolu'da düzenli, bilinçli ve milli şuurla düşmana yapılan ilk baskın olarak kabul edilmektedir.

**

İBRAHİM DURSUN EMEKLİ OLDU

Eskişehir memur sendikacılığının önde gelen isimlerinden olan İbrahim Dursun emekli olarak memuriyet hayatını sonlandırdı. Dursun emekliliğiyle ilgili kendi sosyal paylaşım sitesinde yaptığı paylaşımda; ' Değerli dostlarım... Yaklaşık 25 yılı aktif sendikacılıkta geçen 35 yıllık memuriyet hayatımı Allah'ın izniyle bugün itibariyle noktalamış bulunmaktayım. Bugüne kadar birlikte görev yaptığım tüm arkadaşlarıma eğer hakkım geçmişse helal ediyorum. Allah hepsine hayırlı emeklilikler nasip etsin. Ben yine ülkem ve bayrağım için bir şekilde çalışmaya devam edeceğim. Hepinize sevgi saygı ve esenlikler diliyorum.' 25 yıl sendikal mücadelede hep ön saflarda olan Dursun, dürüstlüğü, lider kişiliği, bilgisi ve ilkeli duruşuyla gençlere hep örnek oldu. Dursun sendikal mücadelede defalarca haksızlığa uğradı. Cezalar aldı. Ama yılmadı. Heyecanını yitirmedi. Hep Çağdaş Cumhuriyet'e ve Bayrağımıza sahip çıktı. 18 yıllık dostum, abim olan İbrahim Dursun'a bundan sonraki yeni yaşamında sağlık ve mutluluklar diliyorum.

*

foto şaka

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik: Bülent Bey, hani Türkiye bağırsaklarını temizliyordu.
Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Hüseyinciğim hem 'Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış bunlar kargaları güldürür' diyeceksin hem de bana laf mı çarpıtacaksın?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: İyi ki bu kılavuzları göndermişim. Yoksa bugün halim ne olurdu?