Adalet ve Kalkınma Partisi Olağan Genel Kurulu 22 Mayıs Pazar günü yapılacak. Kongreye 11 gün kalmasına rağmen kimse Genel Başkanlık için aday olmuyor. Kimin Genel Başkan ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olacağını bu partiye 1 Kasım 2015'de oy veren 23 milyon 669 bin 933 seçmen ve 317 AK Parti Milletvekili bilmiyor. Bir tek 'TARAFSIZLIK' yemini eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan biliyor. Çünkü yeni Genel Başkanı ve Başbakanı o atayacak. 1300 AK Partili delege de atanan adayı seçerek, Cumhurbaşkanına bağlılıklarını gösterecek. Demokratik, çağdaş, gelişmiş bir ülkeler kendileri için Başbakan seçerken, onun 'İyi eğitimli, dürüst, onurlu, çalışkan, vizyon sahibi, vatansever' olmasını ister. Ya bizde aranan kriterler ne? Aranan tek kriter Cumhurbaşkanına biat etmesi, onun sözünden çıkmamasıdır. Ne yazık ki 93 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'ne bugün Başbakan değil, Cumhurbaşkanının sesi olacak Başmüdür aranıyor. Bu makam için Binali Yıldırım'ın, Bekir Bozdağ'ın ve damat Berat Albayrak'ın isimleri geçiyor. Padişahlar hep damatlarını sadrazam yapıyordu. AK Saray Başbakanlık için damat Albayrak'ı işaret ederse doğrusu hiç şaşırmam.
*
KENDİNİZ HAKKINDA BAŞKALARI KARAR VERMEMELİ
'Değerli adayımız Bale Akademisi'ne başvurduğunuz için teşekkür ederiz. Ne yazık ki kabul edilmediniz. Sağ ayağınız, aşil tendonunuz, ayaklarınızın dışa dönüklüğü, gövdenizin boyu, göğüs ölçünüz yetersiz, vücudunuz baleye uygun değil. Ve 13 yaşındasınız dikkate alınmak için fazla büyüksünüz.'
Bu yazıyla Misty Copeland'ı 'vücudunun baleye uygun olmadığı' gerekçesiyle Bale Akademisi'ne alınmadı. Buna rağmen Misty Copeland balerin olmaktan asla vazgeçmedi. Çok çalıştı. Amerika'nın en iyi balerini oldu. Şu anda 34 yaşında olan Copeland Amerikan Bale Tiyatrosu'nun Baş Balerini. Çalışması ve azmiyle TİME dergisine kapak oldu. Copeland'ın bu başarı öyküsü tüm engellere rağmen hayallerin gerçekleşebileceğini bizlere gösteriyor. Copeland, 'Bu işin uzmanları vücudum baleye uygun olmadığını söylüyor. Ben de bale yerine başka bir spor yapayım' demedi. Kendisi hakkında başkalarının karar vermesini kabul etmedi. Bu kararlılığı sayesinde bugün Dünyanın en iyi balerinlerinin başında yer aldı…
*
'EKMEK YOKSA PASTA YESİNLER'
Fransa Kraliçesi Marie Antoinette'nin, açlıktan kıvranan yoksulların şikayetleri üzerine 'qu'ils mangent de la brioche (ekmek yoksa, pasta yesinler)' dediği iddia edilir. Vali Güngör Azim Tuna, düzenlediği basın toplantısında bir taraftar Eskişehirspor'da çalışan personelin maaş alamadığını ve bunlara ne zaman ödeme yapılacağını sormuş. Vali Tuna; 'Personel biraz dişini sıksın. Koyun can derdinde kasap et derdinde. Personelin maaşı kulüp yönetiminin sorumluğunda' diye yanıt vermiş. Yani Tuna bu tavrıyla tesislerde çalışan emekçiler için, 'ekmek yoksa pasta yesinler' demeye getirmiş. Eskişehirspor'da gerçekten çalışan emek veren çalışanlara hemen ödeme yapılmalıdır. Kulübe 'Kemal Derviş' modeli Genel Müdür atayanlar, personelin ödenmeyen maaşlarına 'Fransız' kalamaz. Ancak, kulüpte; yönetimdekilerin yakını olup, işe gelmeden maaş alanların olduğu da iddia ediliyor. Gerçekten böyle kişiler varsa, onlara bu ayrıcalığı sağlayan yöneticiler kendi ceplerinden maaşlarını ödesin…
*
ATATÜRK'E HEDİYE EDİLEN LÜLETAŞI BASTON
Kerem Apaydın Eskişehir'in yetiştirdiği başarılı işadamlarından birisidir. Dürüstlüğü, insancıllığı ve örnek girişimciliğiyle kentte sevilen bir isimdir. Apaydın dün Anıtkabir'i ziyaret etmiş. Bu ziyaret ile ilgili kendi sosyal paylaşım sitesinde yaptığı paylaşım dikkatimi çekti. Apaydın burada çektirdiği fotoğrafla yaptığı 'Anıtkabir'de Atamızın huzurunda müzeyi gezerken kişisel özel eşyalarının arasındaki lületaşı bastonunun olduğu bölümdeyim. Bu lületaşı baston 1927 yılında büyük dedemiz Hafız Ahmet Efendi tarafından el emeği ile yapılmış ve Mustafa Kemal Atatürk'e hediye edilmiştir. Ruhları şad olsun.' Kerem Apaydın'ın büyük dedesi olan Hafız Ahmet Efendi Eskişehir'in ilk lüle taşı ustalarındandır. Bu işte o kadar ustadır ki İran Şahı Rıza Şah Pehlevi`ye lüle taşından yapılmış bir asa (baston) hediye etmiştir. Ayrıca Kurtuluş Savaşı zamanında Eskişehir'e gelen önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e de İran Şahı'na vermiş olduğu bastonun aynından yapmıştır. Bu baston fotoğrafta görüldüğü gibi yıllardır Anıtkabir Müzesi'nde sergileniyor. Mustafa Kemal Atatürk ve Hafız Ahmet efendinin ruhları şad olsun. Mekanları Cennet olsun…
*FOTO ŞAKA
Eskişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan: Emine Hanım, siz Başbakanın danışmanısınız. Personele maaş ödememiz için örtülü ödenekten kulübe biraz para göndertir misiniz?
AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay: Mesut Bey, siz Türk filmlerinde olay yerine geç gelen polis gibisiniz. Başbakana 'Saray Darbesi' yapılmadan önce bunu bana söyleseydiniz ya!