Aslında ilçeleri ve beldeleri yazdığımda masaya yatırmayı ilk olarak düşündüğüm yerdi Kırka. Elbette bütün yerleşim yerleri önemli ve birbirinden çok özellikleri var ancak Kırka' da beni hep düşündüren mevzu maden konusu olmuştur. Bor çok değerli bir maden ve diğer ülkelerde nasıl ki petrol doğal gaz önemli bizde de bor belki de daha fazla önemde. BOR madeni ilk bakışta beyaz bir kayayı andırıyor. Çok sert ve ısıya dayanıklı. Doğada serbest bir element olarak değil, tuz şeklinde bulunuyor. Ülkemizde bulunan borun kalitesi de diğerlerine oranla daha yüksek. Toprağın 40 metre altında bulunan borun işlenmesi de, diğer elementlerle az karıştığı için kolay. Bor, periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer alan bir elementtir.
Roket yakıtından, diş macununa kadar her alanda kullanılan bor, sanayinin tuzu olarak adlandırılabilir. İşte 400'den fazla üründe 'olmazsa olmaz' denilen borun hayatımızdaki yeri: Bor camlarda kullanılan bor, motor yağlarında ve çelik jantlarda da kullanılıyor. Ayrıca araba boyalarının içine katılan bor, parlaklığı ve kolay çizilmemeyi sağlıyor. Lastiklerin içindeki çelik teller de borla güçlendiriliyor. Bilgisayarlar, cep telefonları, walkmenler bugün bu kadar küçükse, bunu bora borçlu. Çünkü bilginin akışını sağlayan ince optik lifler, bor almadan sağlam olamıyor. Tarım ilaçlarında da bor var.
Peki, ülkemiz bundan tam olarak faydalanıyor mu, bunun geri dönüşü tamamen bizim ekonomimize mi yansıyor yoksa sadece ham madde temin edicisi olarak mı bu işin içindeyiz?
Bor üzerine daha fazla araştırmalar yapılmalı. Borun ileri teknolojide kullanımı için gelişmiş ülkelerde çalışmalar yürütülüyor. Bu teknolojiyi bizim geliştirmemiz imkansız olmamalı. Zaten Türkiye'deki Bor Enstitüsü'nün kurulma nedeni de bu. Borun çok yüksek değerli ürünlere dönüştürülebileceği araştırmalar ve borun hidrojen tutucu olarak kullanımına yönelik ve değişik alanlarda kullanımını geliştirecek araştırmalar yapılmalı…
Borun merkezi Kırka ise insanı ve doğasıyla Eskişehir için özel bir yer.
Kırka Mahallesi'nin kuruluşu 1634 yıllarına dayanmakta. Kırka önce çevrede bulunan Karaören ve Kümbet gibi büyük mahalleler tarafından yayla olarak kullanılmış. Yayla'ya gelenler genellikle çevre yerleşkelerin ağaları olduğundan buraya Kırkağa Yaylası adı verilmişler… Bir süre sonra bu ağaların bir kısmı kış aylarında da ikamet etmeye başlamış ve buraya Kırkağa Köyü denmiş. Zamanla Kırka olarak günümüze kadar gelmiş.
Efeleriyle de ünlü Kırka'nın iklimi karasal iklim ancak Eskişehir'e nazaran biraz daha serin. En bilinen yemeği ağzı açık denilen peynir, patates ve kıymalı bir börek türü.
Kırka'nın ekonomisi ise tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Aynı zamanda bölge halkının büyük bir kısmı Eti Maden İşletmeleri tarafından 1970 yılında kurulan bor madeninde çalışmaktadır. Ayrıca bölge kasaba düzenine sahiptir ve uzun tek cadde üzerinde kurulu çarşısı var.
Kırka'nın güzel insanlarına ve orada yaşayan dayım Sinan Tüzersoy'a sevgiler selamlar.