AK Parti ve MHP'nin 'dezenformasyonla mücadele' gerekçesiyle hazırladığı, muhalefetin ve basın meslek örgütlerinin 'sansür yasası' olarak nitelendirdiği Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
En çok tartışılan ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 29. Madde'de Meclis kızıştı, ama teklif yasalaştı.
CHP yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracak…
***
Sansür Yasası direkt olarak basını ilgilendiriyor gibi görünse de toplumda fikir beyan eden her kişi veya kurum, fikri soyut da olsa, gerektiğinde ispat etmek zorunda kalacak.
Bu da aslında sadece basını ilgilendirmediğinin kanıtı…
***
Yıllardır internet sitelerinin beklediği düzenlemeleri ve resmi ilan hakkını içeren ve 'sansür' ile andığımız bu yasa ters köşe oldu!
Bundan sonra özellikle internet siteleri tekziple daha çok boğuşacak. Destek mi daha çok olur ceza mı daha çok olur hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
Aynı zamanda basılı gazetelere verilen resmi ilan gelirleri internet sitelerine de dağıtılacağı için pastadaki pay azalacak, kan kaybetmekte olan yazılı basın, özellikle de yerel basının çetin mücadelesi zorlaşacak!
***
Önümüzde fikir beyaz edebileceğimiz en yakın seçim Cumhurbaşkanlığı Genel Seçimi… Aşağı yukarı 8 ay var. Muhalefet de iktidar da kolları sıvadı.
Bu kadar önemli ve tarihi bir genel seçime giderken bu yasanın Meclis'ten geçmesi kime yarayacak? Bu yasa Meclis'teki adıyla dezenformasyonla mücadele mi yoksa sansür yasası mı? Malum ikisi çok uç noktalar…
Ekonomik krizden her fırsatta bahsediyoruz. Kriz arttıkça sadece 'ekonomi'de kalmıyor, kalamıyor!
Bunun fikir özgürlüğü açısında doğurdu en önemli sonuç bence 'sansür' yasası!
***
Dar çerçeveden bakarsak sansür basını ilgilendirir, geniş çerçeveden bakarsak önce kişileri sonra toplumu ilgilendirir. Ne garip ki bu kadar büyük bir yasa direkt olarak şahıslara yönelik….
Cumhurbaşkanına hakaret diye açılan davalar gün geçtikçe artarken bundan sonra hakaret dışında fikir belirtmek bile suç kapsamında parmaklıklar ardına atacak birçok insanı…
***
Baskı ortamında korkunun korkuyu tetiklediğine inanıyorum. Tam tersini mümkün kılmak da bireyle var olan toplumun elinde. Önemli olan ne istediğimiz!
Korksak da özgürüz, korkmasak da özgürüz diyelim ve özgürlüğümüze tutunalım!