Cumhuriyet Halk Partisi içinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel seçimde cumhurbaşkanlığını kaybetmesiyle başlayan siyasi düğüm Yeni Parti’nin kurulmasıyla yeni bir evreye geçti.

Yol ayrımının ilk sinyalinin Özgür Özel’in genel başkanlığa seçilmesi olduğunu söylemek bence biraz sığ kalabilir. CHP, her ne kadar yerel seçimlerde yükselen bir başarı grafiği gösterse de 13 seçimi kaybetmesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismiyle adeta sembolleşti…

Seçim sürecinde oluşan örgütlenmenin istifayla sonuçlanmaması elbette partiyi “değişim”e götürecekti. Fakat uzun yıllardır demokrasiyi rafa kaldıran CHP’nin kronik siyaseti bırakması kimseye gerçekçi görünmedi. Mutlak butlan, kayyım ya da iktidar müdahalesi; ne olursa olsun maalesef ki geldiğimiz noktada artık hiçbiri fark etmiyor…

Özgür Özel Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için gerekeni yaptı ve Yeni Parti’yi kurdu.

CHP’yi yenilemek, değişimi güçlendirmek yerine küllerinden doğan bir siyasi harekete başlamak bence ülkemiz içinde bu süreçte gereken dinamoydu… O yüzden bu süreci Kılıçdaroğlu-Özel ekseninde ya da muhalefetin bölünmesi nezdinde değerlendirmekten artık vazgeçmeliyiz. Çünkü Özel ve ekibi sona ermeyen kavganın girdabından çıkıyor…

Eskişehir’de yaşanan hareketliliğe bakarsak belki buradan küçük bir Türkiye modellemesi de çıkarabiliriz.

Siyaseti seven ve CHP’nin güçlü olduğu bir kent olan Eskişehir’de Yeni Parti’nin ilk yansımaları Talat Yalaz’ın görevden alınmasıyla başladı. Sonraki süreçte CHP’den istifa eden Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan’ın 80 kişilik Parti Meclisi’nde yer aldığını gördük. Jale Nur Süllü, çoktan tavrını koymuş ve Kılıçdaroğlu’ndan yana açıklamalara başlamıştı…

Bu tablo bize Eskişehir siyasetinin kişisel sadakatten çok siyasal tercihler üzerinden yeniden şekillenmeye başladığını gösteriyor.

Önemli gelişmelerden biri de Utku Çakırözer’in MYK’da Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atanması. Gazeteci olan Çakırözer’in mesleği de baz alınarak bu göreve layık görülmesi Eskişehir açısından da umut verici elbette… Çakırözer işinde titiz olduğu için bu görevi layığıyla yapacağını düşünüyorum.

Fakat milletvekilleri nezdinde yaşanan bu gelişmeleri şimdiden önümüzdeki genel seçimlerde “Kim nereden aday?” ve “Kim yeniden aday?” soruları için erken olduğunu düşünüyorum. Yeni Parti şu an örgütü ve seçmeni açısından geçiş süreci yaşıyor. Haliyle bu kadroların, geçiş sürecini en sorunsuz şekilde organize edecek isimlerden oluşturulduğu kanaatindeyim. Yani önce geminin limana yanaşmasını bekleyelim!

Bu siyasi cendere içinde en hızlı davranan Kazım Kurt oldu. Fakat Kazım Kurt, Yeni Parti’nin kuruluşunda değil, genel seçimlerin hemen ardından hızını almıştı. Bu nedenle ne CHP’den ‘ani’ istifasına şaşırdım ne de yaptığı hızlı açıklamalara. Ama hiçbiri Kazım Kurt’u eleştirilerden alıkoyamadı…

Peki Eskişehir bir kadro olarak açıklama yapabilir miydi? Elbette yapabilirdi. Hatta bunun yaratacağı siyasi etki çok daha güçlü olurdu. Ancak Ankara’dan Eskişehir’e uzanan denge arayışı bu süreci beklenenden daha yavaş ilerletti.

Kazım Kurt’un erken davranmasının nedenlerinden biri de Eskişehir'de oluşabilecek ortak iradeyi beklemek yerine siyasi belirsizliği uzatmamak istemesi olabilir.

Yine de siyasi aktörlerin örgütlenmesinin güçlü bir başlangıç olacağını da unutmayalım… Eskişehir’de henüz bunu göremiyoruz.

Başkanların Yeni Parti’ye ‘geçiş’inin uzaması maalesef ki şaibe yaratılmasına ve hazımsızlıklara neden oluyor…

Resmileşmemiş de olsa örgütü oluşan bir siyasi harekette boşluklar uzun süre kalmaz. Çünkü siyaset belirsizlikten beslenmez. Netleşmeyen her süreç dedikoduyla doldurulur, toplumdaki heyecanı söndürür. Bu süreçte yalnızca kulisler değil, sembol isimlerin attığı her adıma da normalden daha fazla anlam yüklenebiliyor. Kuşkusuz, Yılmaz Büyükerşen’in “istifa” açıklaması da bu boşlukta bu nedenle geniş yankılandı…

Yeni Parti’nin kuruluş amacı, bitmeyen tartışmaları geride bırakmaktı. Eğer bu yeni süreç de belirsizlik ve kulislerle ilerlerse, değişen yalnızca tabela olur. Çünkü asıl sınav, yeni bir parti kurmak değil, gerçekten yeni bir siyaset inşa edebilmek. Ve bu sınavın ilk soruları Eskişehir’de yanıtlanacak...