İnsanlar futbolu galiba bu yüzden seviyor…
Bu yüzden futbol arkasından milyonları koşturuyor…
Son düdük çalmadan hiçbir şey bitmiyor…
Ne kazanmak garanti
Ne de kaybetmek…
Kayserispor,
Her ne hikmetse,
Önce Kasımpaşa'yı İstanbul'da,
Sonra kendi evinde Bursa'yı yenip bir anda üst sıralara tırmanıverdi…
Her şey bitti artık derken,
Mersin'de gelen son dakika golü,
Umutları yeniden diriltti…
4 maç 12 puan…
38 puana çıkarız…
Ve 38 puanla kimse küme düşmez…
***
Şimdi hedefte Rize var...
Kayseri Abdullah Gül'ün,
Rize Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketi…
Peki
Birer cumhurbaşkanı çıkarmış şehirlerin takımları ligden düşer mi?
Normal koşullarda, bir takım gerekli puanı toplayamazsa düşer…
Rize'yle 5
Kayseri'yle 6 puan var aramızda…
Ve yalnızca 4 maç…
Hepsini kazanmak zorunda olduğumuz 4 maç…
***
Mersin'de ilk yarıda sahada bunu başarabilecek bir takım görüntüsünde değildi Eskişehirspor…
Üstelik rakip takım,
Kafa olarak birkaç hafta önce ligden düşmüştü…
Böyle bir takımı bile,
90'ncı dakikada gelen mucize bir golle yenen takım,
Trabzon, Gaziantep, Bahçeşehir ve Gençlerbirliği maçlarında,
Sezon boyunca bir türlü yakalayamadığı istikrarı yakalar ve 12 puan alabilir mi?
Teorik olarak mümkün,
Dileriz pratikte de mümkün olur…
Futbolu galiba bu yüzden seviyoruz…
Matematik 'tamam' demeden kesin olan hiçbir şey yok…
O nedenle 4 hafta daha, hop oturup, hop kalkacağız…
***
Bu arada,
Kaleci Ali,
Kumaş olarak son derece kaliteli bir kaleci olsa da, yaşadığı sakatlık ve maç eksiği nedeniyle henüz 'takıma maç kazandıracak kaleci' formunda değil…
O nedenle,
Kalan 4 haftada kalede mutlaka Boffin olmalı…
Bu takım kimsenin kaprislerine ya da otorite takıntısına mahkum bırakılmamalı…