Arabam fenni muayeneden geçemediği için soluğu Küçük Sanayi de aldım. İki tanıdık ustaya giderek tamirini yaptırdım.
Sanayi de işler durmuş. Geçmişte araç tamir atölyelerinin önü araçtan geçilmiyordu. Dükkanların önü boş, usta ve kalfalar günü gırgır şamata ile geçiriyorlar.
Fren tamircisine gittiğimde beni tanıyan yan komşuları da geldiler. Bir anda 8-10 kişi olduk.
'Gazeteci bizim Sanayi'nin durumu ne olacak? Bir ara birileri gelip birileri gidiyordu. İşyerlerimizi ölçüyor, bizim fikirlerimizi soruyorlardı. Üç yıldan beri ses soluk çıkmadı. Önümüzü göremediğimiz için iş yerlerimizin tadilatlarını bile yapamıyoruz. Kalacaksak hiç olmazsa tadilatlarımızı yaptıralım. Senin bu konuda bilgin var mı?' diye sordular.
* * *
Ben de önce onlara:'En son iki yıl önce gelmiştim. Her işyerinin önünde en az 2-3 araç olurdu. Şimdi nerede ise in cin top oynuyor. Sanayi çarşısı neden boş?'diye sordum.
İçlerinden birisi, 'Sen niye geldin?' diye sordu.
'Aracım fenni muayeneden geçemedi. Birkaç sorun varmış. Onları tamir ettireceğim' dediğimde, 'Araban muayeneden geçseydi gelmeyecektin değil mi?' dedi.
Fren tamiri ustası,'Şu, şu parçalar değişecek'diye parçaları elime tutuşturdu.
Bana soru soran usta, 'hadi git o parçaları alda gel de ondan sonra konuşalım' diyerek güldü. Gülmesine bir anlam veremedim.
Değişecek üç parçayı alıp frenciye geldiğimde, 'Bu parçalara ne kadar ödedin?' diye sordu. O sorusundan sonra neden güldüğünü anladım.
'600 TL' ödedim dedim.
'O parçalar iki yıl önce en fazla 150 bilemedin 200 lira idi. Şimdi üçe katlamış. Bir de ustaya para vereceksin. Hadi usta tanıdık olduğu için senden el emeğini alır. Yabancı olsaydın en az 500 TL'den az ödemezdin. İki üç küçük parça değişimi ustalık parasıyla birlikte bin liranın üzerinde. Bu devirde bu parayı kaç kişi ödeyebilir. Aldığı maaşla zar zor geçiniyor. Senin gibi zor durumda kalmayanlar veya fenni muayeden geçemeyenler geliyorlar. Çok acil değişecek parçası olmayanlar ise arabalarına binmiyorlar veya idare edelim diyorlar. Biz git şu parçayı al diyoruz. Ana bir kere sanayiye gelen bir daha uğramıyor. Parça parası aldı başını gitti. İşte sanayi bu nedenle boş' dedi.
* * *
'Senin sorunun cevabını verdik. Gelelim benim soruma' dediğinde cevabım şöyle oldu:
'Odunpazarı Belediyesi Küçük Sanayi Sitesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişimi için proje yaptırdı. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sanayi Bölgesindeki mülk sahiplerine haklarını uzlaşarak, anlaşarak ve helalleşerek vermek istediklerini söyledi. Sanayideki işyeri sahipleriyle tek tek görüşüldü. Ancak Odunpazarı Belediye Meclisinde AK Partili meclis üyeleri hak kaybı olacağını, belediyenin rant elde edeceğini iddia ederek dönüşüme kendi talepleri doğrultusunda evet diyeceklerini söylediler. Belediye Meclisinde uyuşmazlık söz konusu olunca dönüşüm kaldı. Belki 2024 de iktidarla belediye aynı görüşten olursa dönüşüm gerçekleşebilir. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sanayi Bölgesindeki mülk sahiplerine haklarını uzlaşarak, anlaşarak ve helalleşerek vermek istediklerini söylemişti. Ama AK Partili meclis üyeleriyle uzlaşı sağlayamadılar'.
Bu cevabımı beğenmedi ve şöyle yakındı:
'Kanalizasyon olmadığı için tuvalet, doğalgaz olmaması nedeniyle ısınma sıkıntısı yaşıyoruz. Belediye tarafından açma ruhsatı verilmemesi nedeniyle dükkanlara bakım yapamıyoruz. Küçük Sanayi Çarşısı adeta kaderine terk edilmiş durumda. Sokakların dar olması nedeniyle trafik sıkıntısı var. Sana bir şey söyleyeyim mi? İşte şuraya yazıyorum. Bu sanayi çarşısının buradan kalkması zor çünkü bazı işyerlerinin sahipleri vefat etti. Mirasçılar var. O mirasçılardan da ölenler olmuş. Hepsinden tek tek vekalet toplamak çok zor, o nedenle bu çöküntü kaldırılamaz.'
* * *
Küçük Sanayi Çarşısındaki esnaflar dönüşümüm gerçekleşmesini zor görüyorlar. Kaldırılacağına da inanmıyorlar. Umutsuzluğa kapılmışlar. Bir taraftan da kalkmasını sabırla beklediklerini söylüyorlar.
Daha önce Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı girişimde bulundu yapamadı. Daha sonra Kazım Kurt da iki dönemdir Sanayi Çarşısı'nda kentsel dönüşüm için çok uğraş verdi. Yine olmadı. Şehrin göbeği sayılan yerde Sanayi Çarşısı çöküntü alanı olarak duruyor.
* * *
YILMAZ BÜYÜKERŞEN'E BAŞARI ÖDÜLÜ
2022'nin son günlerini yaşıyoruz. Üç gün sonra vedalaşacağız. Koltuklarında oturan belediye başkanları da nerede ise 4'üncü yıllarını tamamlamak üzereler.
Eskişehir'de kiminle konuşsam 'Yılmaz Büyükerşen tekrar aday olacak mı?' diye soruyorlar.
Kedisinin bu konuda düşüncesini almadım. Birkaç gazeteci arkadaşım röportaj yaptı. '2024'de aday olmayı düşünüyor musunuz?' diye sorup sormadıklarını bilmiyorum. Gazetelerindeki röportajlarını okuduğumda bir bilgiye ulaşamadım.
* * *
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, bir sohbette 'Yılmaz Hoca bana aday olacağını söyledi' demiş. Bunun doğruluk derecesini de bilmiyorum.
Ancak şu bir gerçek, eğer Yılmaz Büyükerşen, 'aday değilim' dese o koltuğa bugünden talip iki belediye başkanı var.
Bu Eskişehir'de en çok dillendirilen konu, kime sorsanız, 'Kazım Kurt ile Ahmet Ataç' diyor.
Ama ne Kazım Kurt ne de Ahmet Ataç, bugüne kadar net bir açıklama yapmadılar.
Yapmamaları da doğru, çünkü 2024 seçimlerine bir yıldan fazla süre var.
Yılmaz Hoca da, 'bırakıyorum' demediğine göre durup dururken tartışma yaratmanın anlamı yok.
Hele 2023 seçimleri yapılsın. Cumhurbaşkanı kim olacak? TBMM'de çoğunluk 'Cumhur İttifakı mı?' veya 'Millet İttifakı mı?' olacak belli olsun. 2023'ün sonbaharından itibaren konuşulmaya başlar.
* * *
5 dönemdir Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan Yılmaz Büyükerşen Eskişehir'in çehresini değiştirdi. Geçmişte parmakla sayılacak kadar turist gelirken şimdi ise hafta sonları Eskişehir' de tur otobüslerinin ve gelen turistlerin sayısını saymak zor.
Yılmaz Büyükerşen Eskişehir'in eski yüzünü yeniledi.Belediyecilikte son 10 yılda önemli adımlar atan kenti, 'Türkiye'de yaşanabilir kentler' sıralamasında ilk beş arasına sokmayı başardı. Bu nedenle sayısız ödüller aldı.
Son olarak ORC Kamuoyu Araştırma Şirketi tarafından'2022'nin En Başarılı Belediye Başkanları' araştırmasında, ilk 3'te yer aldı...
12-24 Aralık tarihleri arasında 30 Büyükşehir'e bağlı 184 ilçe ve 51 il merkezinde 20 bin 614 katılımcıyla gerçekleştirilen '2022'nin En Başarılı Belediye Başkanları' araştırmasında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen yüzde 58,7 gibi oranla 30 Büyükşehir Belediye Başkanı arasından en başarılı 3'üncü belediye başkanı oldu. Araştırmada son aylarda isminden çokça bahsedilen, kamuoyunun sürekli gündeminde olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise 5. Sırada yer aldı.
* * *
Her ne kadar birileri sürekli 'Eskişehir'e heykelden başka ne yaptı?' diye eleştirenler, Yılmaz Hoca'nın bugüne kadar kazandığı özellikle şehircilik anlamındaki ödüller eski Eskişehir'in yüzünü yenilediği, yaşanabilir şehirlerarasında ilk beşe soktuğunu görmezden geliyorlar.
Onlardan görmezden gelmeye devam etsinler. Eskişehir'e gelen turistler bile kendisinden övgüyle bahsediyorlarsa demek ki sadece Eskişehirlilerin değil tüm Türkiye'nin gönlüne girmeyi başarmış.
* * *
kıssadan hisse:
HAYAT BÖYLEDİR İŞTE
Bir adam, Afrika'da yürürken arkasından bir aslanın koştuğunu görür. Hızla kaçarken tam önünde bir kuyu görür ve hızla kuyuya iner. İpe sarılıp kuyuya inerken, alt tarafta büyük bir yılan görür. Yılan hızla buna doğru yükselirken 'Ne yapacağım' der.
Üstte aslan altta yılan…
O sırada iki tane fare biri beyaz diğeri siyah ipi kemirmeye başlar. Her yerden başı belada iken bir anda bir yüzünde ıslak bir şey hisseder. Bir arı bir damla balı yüzüne bırakır ve balın tadı damağında iken uyanır ve 'OH BE RÜYA İMİŞ' der.
Bir seyyide anlatır.
'Rüyamın yorumu ne diye?' diye sorar.
Seyyid gülerek, 'Anlamadın mı?'.
'Peşinden koşan aslan ölüm meleğidir. İçinde yılan bulunan kuyu senin mezarındır.
Sarıldığın ip senin hayatındır. Beyaz ve siyah fare gece ile gündüzdür ömrünü kemirirler. Peki ya o bal nedir dersen? Dünyanın geçici lezzetidir.'
* * *
FIKRA:
Hangisi ağrıyo?
Temel diş doktoru olmuştur. Günlerden bir gün arkadaşı Cemal, endişe içinde Temelin muayenehanesine gider.
–'Ula öliyrım, dişim çok kötü ağriyi'. Temel, hangi dişinin ağrıdığını sorar ve Cemal, sağ alt çene dişlerini gösterip;
–'Habu sıradaki dişlerin biri ağrıyı' der ve kesin olarak hangi dişin ağrıdığını gösteremez.
Dişçi Temel, 'Dur sana yardımcı olayım' deyip eline kerpeteni alır ve gösterilen sıradaki dört dişi çekip Cemal'in önüne koyar:
–'Bak bakayım, ha bunlardan hangisi ağrıyi da de baa!…'
* * *