Geçtiğimiz Salı günü akşam saatlerinde,
İnternet sitelerinde bir görüntü dönmeye başladı…
Çarşı durağında bekleyen bir tramvay aracının içi…
Kucağında küçük bir süs köpeği olan bir kadın…
Tramvayın açık kapısında ise bir görevli…
Kadından köpeği ile birlikte tramvaydan inmesi gerektiğini söylüyor…
Haliyle kadın isyan ediyor ve küçük çaplı bir tartışma yaşanıyor…
Görevli, köpeği ile birlikte tramvaya bindiği için şikâyet olduğunu ve belediyeden, indirilmesi için talimat geldiğini söylüyor…
Kadın inmemekte ısrarcı…
“Öyleyse paramı iade edin” diyor…
“Ben bu köpekle İstanbul’dan hızlı trenle geldim…
Karnesi var, aşıları tamam…
İnmeyeceğim…”
O sırada görüntüye üniformalı bir zabıta görevlisi giriyor…
Israrla kadından inmesini istiyor…
Kadın sonunda tramvaydan iniyor ve görüntüler orada kesiliyor…
Tramvay dışında olay nasıl gelişti, nasıl sonuçlandı, tatlıya bağlandı mı bağlanmadı mı, bilmiyoruz…
***
Bence olayın iki yönü var...
Birincisi, toplu taşım araçlarına hayvan ile girilmesi yasak…
Hayvanın kendi başına girmesi de yasak…
Hijyen açısından, çok düşük bir ihtimal de olsa güvenlik açısından…
Ama bizler,
Altına “Burası Eskişehir” yazarak, tramvay içinde uyuyan köpek fotoğrafları ya da videoları paylaştık…
Mağazaların, kafelerin içine, ısınmak için sığınan hayvanlar gördük…
Hiçbir sıkıntı yoktu…
Hatta Eskişehirlilerin hayvan sevgisi ve merhametleri ile gurur duyduk…
Ama galiba bir şeyi unuttuk;
Sokak hayvanlarını sevenler kadar sevmeyenler de vardı, bazı insanlar ölesiye korkuyorlardı…
Estram İşletmesine bu köpeklerin tramvaydan çıkarılması için çok sayıda şikâyet de geliyordu…
Görevliler çoğu zaman kamuoyu tepkisinden çekinerek görmezden geliyorlardı…
***
Belli ki köpeğin sahibi, ya bir yakınının yanına ya da çok bahsedildiği için Eskişehir’e gelmişti…
Öyleyse büyük bir hayal kırıklığına uğradı ve dönüşte Eskişehir’den hiç de iyi bahsetmeyecek…
Peki gerçekten birileri tarafından şikayet mi edildi?
Tramvay görevlisi ve hemen arkasından zabıta memuru anında nasıl orada oluverdiler?
Barınaktaki görüntüler hala sıcaklığını korurken, üstüne de bu görüntülerin medyaya düşmesi bir tesadüf mü yoksa rastlantı mı?
Yoksa planlı bir yıpratma projesinin safhalarından biri mi?