13 Nisan Pazartesi günü Mihalıççık’tan yürüyüşe geçtiler…
110 maden işçisi…
Amaç,
7 aydır alamadıkları maaşları için, seslerini birilerine duyurmak istiyorlardı…
İşverenle yapılan görüşmelerden bir sonuç alamamışlardı…
Benzer bir sorun aynı iş yerinde 2023 yılında da yaşanmış, işçiler kendilerini madene kapatmışlardı…
9 gün süren yürüyüşün sonunda Ankara’ya ulaştılar…
Maden işletmesi önce TMSF’ye devredilmiş ardından ihale yoluyla şimdiki firmaya verilmişti…
O nedenle işçiler Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’ndan yardım ve destek istiyorlardı…
Gerekli ilgiyi görmeyince,
Yani bakanlıktan hiç kimse kendilerini dikkate almadığı için açlık orucuna başladılar…
Kamuoyu ve basın işin önemini o zaman fark etti…
Destek giderek artıyordu…
Görmeyen, fark etmeyen, destek vermeyen yalnızca bakanlıktı…
Bir de yandaş basın…
***
Madenciler Kurtuluş Parkında yapıyorlardı eylemlerini…
İlerleyen günlerde açlık grevi nedeniyle rahatsızlananlar oldu…
Hatta birkaç madenci açlık grevini bırakmak zorunda kaldı…
Devlet yetkilileri hala işçileri görmezden geliyorlardı…
Geçtiğimiz Salı günü İç İşleri Bakanlığından bir açıklama geldi…
İşveren firmayla görüşüldüğü ve alacakların tamamının ödeneceği yolunda söz aldıkları açıklandı…
Ancak işçiler,
Kendilerine daha önce bu konuda birçok kere söz verildiğini ancak bu sözlerin hiç birinin tutulmadığını gerekçe göstererek, alacakları banka hesaplarına yatırılmadan eylemi asla sonlandırmayacaklarını açıkladılar…
Devletin,
Bu ülkenin emekçileri için yapabileceği tek şey firmadan söz almak…
Düşünmek bile insanı kötü hissettiriyor diye düşünürken, Salı günü akşam saatlerinde gelen bir haber yüzleri güldürdü…
Bakanlık işveren ile görüşmesinde söz almakla kalmamış kendilerini de garantör ilan ederek eylemin bitirilmesini sağladılar…
Eylem sona erdirildi ancak işçilerin ve ailelerin 7 ay boyunca çektikleri sıkıntı yine onların bakiyesinde kaldı…
***
Eminim bu insanlar kömür madeni işçiliğini çok isteyerek, çok severek yapmıyorlar…
Mecbur oldukları için,
Başka iş bulma-yapma şansları olmadığı için yapıyorlar…
Hem can güvenlikleri her an tehdit altında, hem de sağlıkları…
Başlarına çalışırken bir şey gelmemiş olsa da sonrasında önemli sağlık sorunları yaşamaları da muhtemel…
Soma faciasında 301 maden işçisinin yaşamını yitirmesinin ardından dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “bu tür şeyler bu işin fıtratında var” demişti…
Başka ülkelerde,
Özellikle de Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde neredeyse aziz mertebesinde maden işçileri…
Çünkü bulmak çok zor…
Talip olanların da önemli bir kısmı göçmenler…
Sebep yine aynı;
Zorunluluk…
15 yıl çalıştıktan sonra direk emekliliğe hak kazanıyorlar…
Bazı Batı Avrupa ülkelerinde kendileri çalışmaya devam etmek isteseler bile devlet izin vermiyor…
Özellikle kömür madeni işçisine bizim ülkemizde verilen değer ise işte gördüğünüz kadar…
Yerin yüzlerce metre altında, gün ışığı görmeden çalışıyorlar…
Üstüne de hak ettikleri paralarını zamanında alamıyorlar…