1894 yılında İstanbul-Bağdat demiryolu inşaatı sırasında Almanlar tarafından kurulan küçük bir atölye ile temeli atılan TÜLOMSAŞ, hem Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda hem de Cumhuriyetin ilanı ile doğan Türkiye'nin sanayi hamlesinde en büyük itici güçlerinden biri olmuştu…

Yoksul ve savaşlardan yorgun düşmüş bir ülkenin insanlarını teknolojiyle, makineyle tanıştırdı…

Ülkenin demir ağlarla örülmesindeki en önemli kurumdu…

Türkiye'nin ilk ve tek yerli otomobilini üretti…

122 yıl boyunca yüz binlerce insana ve aileye iş sağladı, aş sağladı…

***

Sonra ne mi oldu?

Olan şu;

TÜLOMSAŞ, küreselleşen dünya içinde, siyasi olmasa da ticari sınırların ortadan kalktığı yeni dünya düzeni içinde, rekabet edebilecek yenilenmeyi yapamadı…

Teknolojisini geliştiremedi…

Yetişmiş insan gücü, hem siyasi iktidarlar tarafından azaltıldı hem de kurum, siyasilerin istihdam kapılarından biri haline geldi…

Bugün 'vagon bakımı' konusunda AB standardı almakla övünür hale getirildi…

CHP İl Başkanı Sinan Özkar'ı kimse eleştirmesin…

Özkar, 'TÜLOMSAŞ bugün boya yapan, vida sıkan bir kurum haline geldi' demişti…

Söyler misiniz;

'Vagon bakımı nedir?'

Bir anlamda vagonları yeniden boyamak, gevşeyen vidaları yeniden sıkmak demek değil midir?

'TÜLOMSAŞ tramvay yapamıyor' demenin neresi yanlıştır, söyler misiniz?

TÜLOMSAŞ, ulvi bir varlıktır da, tramvayı bir gece ansızın yapıp, sabah görücüye mi çıkaracaktır?

Elbette değil…

Arkasında önce güçlü devlet desteği, sonra hükümet iradesi olacak, teknolojisi, imkanları, işgücü gerektiği şekilde günün koşullarına ve rekabet edeceği firmalara göre dizayn edilecek…

1961'de 'Devrim Otomobili'ni yapan ruh yeniden harekete geçecek…

İktidarın eleştirecek bir şey bulamayınca ruhunu söküp aldıkları kurumla şehri karşı karşıya bırakacakları bir araç olmayacak TÜLOMSAŞ…

Hem Eskişehir'in hem Türkiye'nin gurur duyduğu bir kurum olacak…

***

Ama o zamana kadar…

Bu ülkeyi ve bu şehri seven herkes, TÜLOMSAŞ'ı yöneten zihniyeti eleştirmeye devam edecek...

Bu eleştiri asla ve asla,

TÜLOMSAŞ'ın kurumsal kimliğine yönelik değildir, onu yöneten ve körelten zihniyete karşı yapılmaktadır…

Bunu herkes çok iyi biliyor ki;

Böyle giderse, siyaset aynı bir köstebek gibi, körlemesine TÜLOMSAŞ'ın altını oymaya devam edecek…

Ve bir gün ansızın şunu duyacağız;

'TÜLOMSAŞ'ı Hasanbey Lojistik Merkezinde yapılan yeni merkezine taşıyoruz…'

O gün hepimize geçmiş olsun…