****
YÜZLER CHP İLE GÜLECEK
CHP 4. Sıra Milletvekili Adayı Engin Çakmak ile dün sohbet ettik. Seçim çalışmalarının çok iyi geçtiğini kaydeden Çakmak, Millet İttifakının 'Beş vekil' çıkaracağını söyledi. Çakmak; 'Gittiğimiz yer herde halktan büyük ilgi görüyoruz. CHP artık sadece kent merkezinde değil, kenar mahallelerde ve kırsal köylerde de var. Özellikle ilçe ve köylerde yaptığımız çalışmalarda ilginç olaylarla da karşılaşıyoruz. 'Daha önce hep AK Parti'ye oy verdim' veya 'Hayatımda hiç CHP'ye oy vermedim' diyen insanlar 24 Haziran'da ülkenin geleceği için oyunu CHP'ye vereceklerini söylüyor. Ben 24 Haziran'da CHP'nin en az dört milletvekili çıkaracağını düşünüyorum. Umarım Eskişehir'de CHP lehine esen bu rüzgar Türkiye'de de olur. Ülkemiz 24 Haziran'dan sonra CHP iktidarı ve CHP'li Cumhurbaşkanıyla tanışır. Esnafın, köylünün, emeklinin, işçinin ve memurun yüzü CHP'ye gülecek. Atanamayan öğretmenleri biz atayacağız. İsrafı önleyerek, halkın refah seviyesini
yükselteceğiz' dedi.
****
ACINIZI PAYLAŞIYORUM
Eskişehir Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi ve Şoförler Odası Başkanı Suat Er'in annesi Nazik Yıldız yaşamını yitirdi. Anne Yıldız'ın naaşı önce gün Yıldız Kuyubaşı İlahiyat Camiinde kılınan cenaze namazı sonrasında toprağa verildi. Nazik Yıldaz'a Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Başta Suat Er olmak üzere, tüm Er ailesine baş sağlığı diliyorum. Acınızı paylaşıyorum...

****
TÜRK SİYASETİNİN 'BABA'SI ESKİŞEHİR'DE
Yıl 1970. Başbakan Süleyman Demirel, eşi Nazmiye Demirel bir mitingde dönemin Eskişehirli Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Orhan Oğuz ile birlikteler. 1969 Ağustos'unda Adalet Partisi'nin (AP) Eskişehir'de yapılan önseçiminde dönemin Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ün ardından ikinci olan Oğuz, 12 Ekim 1969'da yapılan seçimde Eskişehir Milletvekili seçildi. AP oyların yüzde 46,53'ünü alarak tek başına iktidar oldu. O seçimde Adalet Partisi Eskişehir'den 4, CHP ise 2 milletvekili çıkardı. Orhan Oğuz 46 yaşında Milli Eğitim Bakanı oldu. Oğuz, Bakan olduğunda Türkiye'de sadece 6 üniversite vardı. Yeni bir kanun tasarısı çıkartarak, Sakarya, Konya, Eskişehir ve Bursa'da mühendislik ve mimarlık yüksekokullarını açtı. Bu okullar zaman içerisinde akademiye dönerek hepsi birer üniversite oldu. Eskişehir Ziraat Enstitüsü'nü ve Adana Tıp Fakültesi'nin kurulmasını sağladı. 12 Mart 1971 Muhtırası ile AP Hükümeti istifa etti. Oğuz, 14 Ekim 1973'de tekrar milletvekili seçildi. AP seçimde başarısız oldu. Orhan Oğuz, daha sonraki yıllarda 'En büyük pişmanlığım' dediği şeyi yaparak, Demirel'in karşısında AP Genel Başkan adayı oldu. Ancak kendisine destek sözü veren milletvekili ve senatörler, kongrede onu yalnız bıraktı. Genel Başkan seçilemedi. Orhan Oğuz 1983 yılında İstanbul Marmara Üniversitesi'ni kurdu. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel 'Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir' demişti. Bu söz her zaman geçerliliğini koruyor. Demirel 3 yıl önce 17 Haziran 2015 tarihinde vefat etti. Önceki gün 3'ncü ölüm yıldönümüydü. Bu günün Babalar Günü'ne denk gelmesi bir hayli anlamlı oldu. Çünkü Demirel'e Türk Halkı 'Baba' diyordu. Türk siyasetinin 'Baba'sıydı. Demirel'e Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı Cennet olsun. O'nun hizmetlerini Türk Halkı asla unutmayacak...
.jpg)
****
FOTO ŞAKA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Yılmaz Bey, Eskişehir'e bir şey yapmadan nasıl dört dönem üst üste Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiniz?
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen: Benim bir şey yapmadığıma sizi inandıran kılavuzlarını değiştirmezseniz, Eskişehir'de siz daha çok seçim kaybedersiniz.

****
FIKRA
Genç, güzel, üstelik oldukça dekolte kırmızı bir elbise giymiş bir kadın, Pazar akşamı gittiği bir pub'da, bara doğru yürür.
Barmene yaklaşır, elleri ile barmenin saçlarını okşayarak:
'Bu barın sahibi sen misin ?' diye sorar.
'Hayır' der içi eriyen barmen, 'Barın sahibi bizim patron…'
Genç kadın elini barmenin dudaklarına götürür ve öpmesine izin verir.
'Patrona bir söyleyeceğim vardı…'
Barmen resmen erimiştir. Kendinden geçmek üzereyken sorar :
'Neydi patrona söylemek istediğiniz ?'
Kadın gülümser:
'Kadınlar tuvaletinde ne tuvalet kağıdı var, ne sabun var, ne de havlu…'