Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 2026’nın Eskişehir Yılı olacağını belirterek şehrin merkezine “Sevgiyle, Emekle, Özenle Hep Birlikle” sloganını yerleştirdi.
Bu mesajı oldukça anlamlı buluyorum. Sevgiyi, umudu 2026’da daha da büyütmek adına Eskişehir Yılı’na yılına dair bir önerim var. Sizlerle paylaşmak istiyorum…
Havalar soğuduğunda ilk aklıma sokakta yaşayan canlarımız geliyor…
Kış mevsimi sokak hayvanları için adeta bir kâbus…
Dondurucu soğuklar ve azalan yiyecek kaynakları onları her gün biraz daha zorluyor.
Bizler sıcak evlerimize sığınabilirken, onlar yaşam mücadelesini sokaklarda veriyor.
Dolayısıyla bizlere büyük sorumluluk düşüyor…
Hayvanların uyutulmasının, sokaklara mama koymanın yasaklanmasının konuşulduğu; vicdanları kanatan önerilerin tartışıldığı bir dönemde, bizler “insan” olduğumuzu unutmadan elimizden geleni yapmalı ve can dostlarımızın yanında durmalıyız.
Her başarılı iş için “ekip işi” denir ya! Biz de Eskişehir’de yaşayanlar olarak koca bir ekip olduğumuzu düşünelim…
Kentteki tüm bileşenler, sokak hayvanları için elini taşın altına koysun… Onlar için düzenlenen kampanyalar, bağış olanakları yok değil ancak dahası neden olmasın?
“Eskişehir Yılı” diyoruz ya hani…
O halde ilk adımı, sokak hayvanları için herkesin dahil olabileceği büyük bir kampanya ile atıp fark yaratalım!
Hem vicdanlara dokunan hem de kenti gerçekten bir araya getiren bir başlangıç olsun.
Biliyorsunuz, Büyükşehir Belediyesi’nin Üretici Marketleri var.
Bu marketlerde yerli ve doğal ürünler hem kaliteli hem de daha uygun fiyatlarla vatandaşla buluşturuluyor.
Daha da önemlisi, bu proje sayesinde kırsaldaki üreticiler, özellikle de kadınlar destekleniyor; emeğin değer bulduğu güçlü bir dayanışma modeli ortaya konuyor. Ürün çeşitliliği de oldukça fazla…
Dayanışma büyütülemez mi?
Sokak hayvanları için Büyükşehir Belediyesi’nin bağış kampanyası mevcut. Duyarlı vatandaşlar bağışta bulunarak hayvanlar için mama alınmasına katkı sağlıyor.
Buradan gelen gelir ile alınan mamalar, üretici marketlerden alışveriş yapan kişilere verilse, sokaklara belediye tarafından yerleştirilen mama istasyonlarına da halk tarafından koyulsa nasıl olur?
Mama istasyonu nasıl olabilir diye araştırdığımda Gemlik Belediyesi’nin böyle bir uygulaması olduğunu gördüm. Örnek teşkil edebilir. Böylece sokağa saçılan yemek artıkları sorunu da ortadan kalkmış olur.
Böylece bağışta bulunan kişiler, yaptıkları iyiliği çok daha somut bir şekilde görme imkânı bulur. Sadece bağış yapan değil; alışveriş yaparak mama alma hakkı kazanan, bu mamayı istasyonlara bırakan ve can dostlarla birebir temas eden insanların çoğalmasıyla örnek bir kent profili oluşur.
Dayanışmanın öne çıktığı Üretici Marketler, bu yönüyle adeta birer iyilik merkezine dönüşür. Bu durum, marketlerden alışveriş yapılması için doğal bir teşvik yaratırken; katkının zincirleme biçimde kırsaldaki üreticiye, özellikle de kadın emeğine kadar ulaşmasını sağlar.
En önemlisi ise yasaklamak yerine; kontrollü, düzenli ve belediye koordinasyonunda yürütülen, sürdürülebilir bir sistem hayata geçirilmiş olur.
Elbette uygulamanın suiistimal edilme ihtimali yok sayılmamalı. Ne yazık ki yaşadığımız her olumsuz tabloda, durumu kötüye kullananlar her zaman çıkabiliyor. Ancak bu, hiçbir şey yapılmaması gerektiği anlamına gelmiyor. Küçük paketler, sınırlı ve kontrollü dağıtım gibi önlemlerle bu risk büyük ölçüde azaltılabilir.
Mama istasyonlarına yerleştirilecek QR kodlar ve uyarı tabelaları sayesinde; kampanyanın detayları, sokak hayvanları için yapılması ve yapılmaması gerekenler gibi bilgilendirici içerikler de vatandaşla paylaşılabilir. Böylece hem farkındalık artar hem de sürecin doğru ve sağlıklı işlemesi sağlanır.
Dünyada sadece kendilerinin yaşadığını düşünen ve onlar için mama koyulmasına tahammül dahi edemeyen bencil insanlar, böyle kampanyalar sayesinde bu konuya baş kaldırma hakkını da kendisinde bulamamış olur.
Sokak hayvanları varlar; masumlar ve bizlere muhtaçlar… Keşke sokaklara terk edilmemiş olsalardı, keşke bizler de onlar için kampanyalar düzenlemek zorunda kalmasaydık. Ancak ne yazık ki gerçekler böyle değil.
Soğuğuyla ünlü şehrimize yön veren isimler, yılın ilk aylarında can dostlarımız için atacakları yeni ve örnek adımlarla “Eskişehir Yılı”na yakışır, umut veren bir başlangıç yapabilir.
