Son yıllarda hangi belediye başkanları araştırmasını açsanız, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’u ya zirvede ya da zirveye çok yakın görüyorsunuz.

Bu kez MLS Araştırma’nın yıl boyunca yaptığı yedi ayrı kamuoyu araştırmasının ortalamasında yüzde 61,2 başarı oranıyla Türkiye’nin en başarılı büyükşehir ilçe belediye başkanı seçildi.

Benim dikkatimi çeken ise sıralamadan çok verdiği ilk cevap oldu.

“Önce bu sonuca nasıl ulaştılar diye araştırdım” dedi.

Tek bir anket değil, yıl boyunca yapılan araştırmaların ortalaması olduğunu öğrenince de daha çok memnun olduğunu söyledi.

Bu cevap önemli...

Çünkü tek bir ankette çıkılan zirve tesadüf olabilir, ama yıl boyunca yapılan ölçümlerde aynı başarıyı koruyabilmek kolay değildir.

Röportaj boyunca en dikkat çeken cümlesi ise şuydu:

“Belediyecilik nefes almak gibidir.”

Bu cümlenin önemini şunları düşününce daha iyi anlıyor insan;

Çöp bir gün toplanmasın...

Yollar temizlenmesin...

İlaçlama yapılmasın...

İşte o zaman belediyenin ne yaptığı çok net anlaşılır.

İşler düzenli yürüdüğünde ise çoğu hizmet görünmez hale gelir.

Vatandaş bunu doğal kabul eder.

Belki de belediyeciliğin en büyük handikabı budur.

Başkan Kurt’un dikkat çektiği başka bir nokta da var.

Odunpazarı Belediyesi’nde kurdukları dijital şikayet takip sistemi...

Vatandaştan gelen her başvurunun doğrudan müdüre, başkan yardımcısına ve başkana ulaşması, yerel yönetim açısından önemli bir uygulama.

İşin görünen kısmı kadar görünmeyen kısmı da belediyeciliğin bir parçası.

Röportajın ikinci yarısı ise tamamen siyasetti.

CHP’de yaşanan süreç...

Mutlak butlan tartışmaları...

Parti içindeki kriz...

Ve en dikkat çekici çıkış...

Kazım Kurt, açık açık “Yeni bir parti kurulmalı” dedi.

Daha da ileri giderek, böyle bir partinin Özgür Özel liderliğinde iktidara gelebileceğini savundu.

Bu sözlerin Ankara’da da yankı bulacağı kesin.

Çünkü bunu söyleyen sıradan bir isim değil.

Türkiye’nin kamuoyu araştırmalarında en başarılı belediye başkanlarından biri olarak gösterilen, uzun yıllardır CHP siyasetinin önemli aktörlerinden biri.

Dolayısıyla bu açıklamaların yalnızca Eskişehir’i değil, genel siyaseti de ilgilendiren bir tarafı var.

KISSADAN HİSSE

1946 yılında Tokyo Savaş Suçları Mahkemesi’nde ilginç bir olay yaşanıyor.

Japon düşünür Shūmei Ōkawa, duruşma sırasında önünde oturan eski Başbakan Hideki Tojo’nun kafasına beklenmedik bir tokat atıyor.

Salonda büyük şaşkınlık...

Mahkeme duruyor...

Ardından yapılan sağlık incelemesinde Ōkawa’nın akıl sağlığının yerinde olmadığı tespit ediliyor.

Sonuç...

Mahkeme onu yargılamıyor.

Diğer sanıkların önemli bölümü idam edilirken, o “cezai ehliyeti yok” raporuyla hayatta kalıyor.

Tarihe de “özgürlüğünü kazandıran tokat” olarak geçen ironik bir olay kalıyor.

Hayatta bazen bir anlık hareket, yıllarca sürecek sonuçlar doğurabiliyor.

Kimi zaman bir söz...

Kimi zaman bir karar...

Kimi zaman da beklenmedik bir tokat...