6 Şubat felaketi,
14 Mayıs genel seçiminin de etkisiyle gündemden giderek uzaklaşıyor...
Yandaş olmayan medya kuruluşlarında kendisine hala yer bulurken,
Malum medya,
Görmemeye, konuşmamaya, yazmamaya devam ediyor...
82 gün geçti üzerinden...
Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte,
Barınma sıkıntısı nispeten biraz daha katlanabilir hale gelmiş...
Ancak,
Artık eskisi gibi,
Ülkenin her tarafından yardım gelmiyor...
Sağlıklı su, hala en büyük sorunlardan biri...
Enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor...
Kolay değil, ha deyince olup bitecek bir iş değil...
Binlerce enkaz var, bekleyen...
Ne yazık ki, kaldırılan inşaat molozları son derece sağlıksız koşullarda taşınıyor...
Şehir merkezlerinden alınıp,
Zeytin ağaçlarının,
Verimli arazilerin,
Hatta yerleşim yerlerinin yakınlarına dökülüyor...
O ağaçlar bir süre sonra kuruyacak, kendiliklerinden yok olup gidecekler...
En iyi ihtimal,
Ölmeseler de,
Verdikleri ürün kalitesi düşecek...
O topraklarda çok uzun süre hiçbir şey yetişmeyecek...
Ot bile...
Asbest önce toprağa, sonra yeraltı sularına karışacak...
Ve,
Bu molozların yakınında yaşayan insanlar, sürekli zehirli hava soluyacak...
**************
Hayatta kalan insanların yaşadıkları travma sürüyor...
İnsanları da beraberinde sürüklüyor...
Yakınlarının cenazelerine daha ulaşamamış insanlar var...
Hala,
Oğlunu, kızını arayan insanlar var...
İşte, geçtiğimiz gün depremde eşini ve bir çocuğunu kaybeden öğretmen...
Önce 12 yaşındaki kızını vurdu, ardından kendini...
Bir insanın bunu yapabilmek için,
Ne denli büyük bir travmanın pençesi altında olduğunu düşünsenize...
Böyle yüz binlerce insan var bölgede...
Hataylı, ancak bir süredir ailesiyle birlikte Eskişehir'de yaşayan bir depremzede ile konuşuyorum...
'Bilirsin bizim orada Asi nehri vardır,
Sizin Porsuk gibi, şehrin ortasından geçer...
İki tarafında yürüme yolları vardır...
Gidin, bir banka oturup çevrenizi izleyin...
Üstü başı yırtık, kir içinde, saçı başı dağınık insanlar görürsünüz...
Ağızlarında sigara,
Bütün bir gün bir baştan bir başa yürüyüp dururlar...
Başka bir şey yapmıyorlar...
Boş gözlerle çevrelerine bakınıp, yalnızca yürüyor ve sigara içiyorlar...
Böyle tüm psikolojileri bozulmuş,
Ve artık hiçbir zaman eskisi gibi bir hayatları olmayacağı o kadar belli ki...
Ailelerini kaybettiler belki,
Eşini, çocuklarını, yakınlarını...
Belki de tüm mal varlığını da...
Ve böyle çok insan var...'
**************
Hani derler ya,
'Herkes kendi payına düşeni yaşar...'
Ne yazıktır ki,
Deprem bölgesindeki halkın payına da,
Böyle büyük acılar düştü...
Yapılacak en önemli şey bence,
Unutmamak, unutturmamak...