Öyle anlar vardır ki hayatta;
Ne denli büyük,
Ne denli önemli,
Ne denli acı verici bir şeyle karşı karşıya olduğunuzu ilk anlarda anlamazsınız...
Hani, 'olayın sıcaklığıyla' denir öyle anlara...
Ayağınız kırılır ama o an sıcağı sıcağına çok büyük acı çekmeyebilirsiniz...
Belki üç beş dakika sonra...
Ya da,
Öyle bir durumla karşılaşırsınız ki, ilk an sizi çok fazla etkilemez;
Hatta umursamayacağınızı düşünürsünüz...
Üzülmeyeceğinizi,
Sizi alt üst etmeyeceğini...
**************
6 Şubat depreminde de korkarım aynı gerçekliği yaşayacağız...
Her yeni güne uyandığımızda içimiz daha bir kararıyor...
Kaybettiğimiz can sayısı hızla artıyor...
Gidilmedik yerlere gittikçe,
Girilmedik enkazlara girdikçe,
Ulaşılamayan köylere ulaştıkça...
Sıcağı sıcağına fark edemediğimiz pek çok şeyi fark edeceğiz...
Giderek artacak acılarımız...
**************
Geçmişe dönüp 6 Şubat sabahı yaşananları değiştiremeyiz...
Ancak geleceği değiştirmek,
Yani geleceği farklı şekilde inşa etmek mümkün...
Yerleşim yerlerini değiştirmekse, değiştirmek...
Göz göre göre,
Fay hatları üzerlerindeki yerleşimlerin kalabalıklaşmasını değil, nüfusun giderek çekilmesini sağlamak...
6 ay önce yapılan binaların, kumdan yapılmış kaleler gibi un ufak olmasının önüne geçmek...
Düzeni sağlamak,
Doğru organizasyonu yapmak,
Her şeye hakim olmak ve her şeyi yönetmek uğruna her şeyin önünü tıkamaktan vazgeçmek...
**************
Hatırlar mısınız bilmem...
17 Ağustos depreminin ardından,
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinde önemli değişiklikler yaptı, yeni kriterler getirdi...
Depreme dayanıklı inşaat yapılması için önemli düzenlemeler, denetimler getirildi...
Kat sınırlamaları getirildi...
Elbette yalnızca Eskişehir'de değil...
Ülkenin pek çok şehrinde de benzer düzenlemeler getirildi...
Daha dün gibi hatırlıyorum...
Şehirdeki bazı kesimler ayaklandı...
'Artık mühendislik, teknoloji değişti...
İnsanlar artık bataklıklara bile gökdelenler yapıyor' nidaları yankılandı...
Yılmaz Büyükerşen 'müteahhit düşmanı' ilan edildi...
Halka, bilerek ve isteyerek engel çıkardığı iddia edildi...
Çünkü, fena halde birilerinin çıkarına dokunuyordu...
Ama asla taviz vermedi...
Ne o zaman ne de şimdi;
Bir adım bile geri atmadı...
**************
Zira,
5 bin lira veren herkesin müteahhitlik belgesi alabildiği bir ülkede, teknoloji ne kadar ileri olursa olsun, tüm kurallarıyla uygulamaya geçmesi neredeyse imkansızdı...
Zar zor iş bulabilen mimarlar,
Zar zor iş bulabilen inşaat mühendisleri de müteahhit beylere çok fazla direnemeyecekleri için, düzenin eskiden olduğu gibi aynen devam etmesi muhtemeldi...
İşte size en canlı örnek;
Hatay'da 6 ay önce yapılan bina yerle bir oldu...
Niye?
Çünkü kurallar esnetile esnetile, gevşetile gevşetile 'işe yaramaz' hale getirildi...
**************
Bırakın öncekileri;
17 Ağustos 1999'dan beri arpa boyu yol gidemediğimizi 6 Şubat sabahı gördük...
Ve zaman geçtikçe görüntü netleşiyor...
Acılarımız giderek artıyor...