Pek çoğumuz için sadece bir bulvar, devletin uzun zaman önce yaptığı fakat günümüzde atıl kalan bir proje. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, bu unutulmuşluğa karşı hazırlanan yeni projeyi geçtiğimiz günlerde ES TV ekranlarında Eskişehirlilere sundu.

İhalesiyle, güvenlik sorunlarıyla gündeme gelen Hatboyu benim için Eskişehir’i ilk tanımlayan mekanlarından biri. Uçak sesinden sonra kafamda beliren başat konum…

Hem eski hem de yeni haliyle.

Çocukluğumu Mihalgazi’de geçirdikten sonra kent merkezine orta okul döneminde taşınıp Ömerağa Mahallesi’ne yerleşmiştik. ‘Dere’ diye anılan Sakarya Nehri kenarındaki diğer köylüler gibi… Hala bu bölgede ikamet ediyorum.

Günümüzde Suzan Gürcanlı olarak adı değişen NecatibeyOkulu’na giderken karşımda dikilen, üstü demir parmaklık ve tellerle örülü uzunca bir beton duvarla kapalı tren yolunu, bugün çoktan yıkılmış olan eski köprüyü aşarak geçerdik…

Hatboyu yalnızca kentin içinden geçen bir ulaşım hattı değildi. Şarhöyük, Tunalı ve Zafer mahalleleri gibi kenar mahalleleri kent merkezinden ayıran kent içi bir duvardı… Tren geçerken beklediğimiz geçitlerin dışında bazı yerlerinde önüne konulan taşlara basarak bükülmüş demir parmaklıklarınarasından atladığımız güvensiz bir koridorun da sahibiydi…

Kent merkezindeki o eski dev köprüler de,Hatboyu da, tren sesi de bu kentin hafızasında, nostaljik fotoğraf karelerinde bir yerde…

Bugün düşündüğümüzde bir anıda kalan Eskişehir simgeleri devletin tren yollarını yeraltına aldığı büyük projesiyle şehrin içinden çekip alındı.

Köprüler, duvarlar yıkıldı, trenin sesi yeraltına indi. Eskişehir değişirken Hatboyu’na büyük umutlarla proje vaat edildi. Bulvar olmalı, yeşillik olmalı, belediyeye devrilmeli, devlet yapmalı derken gece gündüz süren beton harbi başladı!

Mübalağa yapmıyorum gerçek anlamda gece gündüz trenin sesini değil iş makinelerinin sesini dinledik Hatboyu’nda…

Hatta mesleğe başladığımda yaptığım ilk haberlerde inşaatın çamurundan, iş makinelerinin sesinden bıkan bölge sakinlerinin sesini duyurmaya çalışmıştım.

Şimdi yıllar sonra, yeni bir proje gündemde. Belediyeye bakım ve temizliğini bile devretmeyen devlet hatayı kabullenme büyüklüğünü gösterdi.

Fakat bu sefer vatandaş da merak yok, endişe var. Hali hazırda polis ekiplerinin sürekli devriye gezmek zorunda kaldığı, karanlığa gömülen Hatboyu’na yatırılacak 200 milyonun boşa gitmemesini umut ediyor sadece…

Albayrak da bu umudun müjdelerini veriyor. Restoran, kafe, büfe, çocuk ve gençler için sosyal alanların yer aldığı projenin görselleri havalı görünüyor…

Ama eski tadı yok. Bir kere betona gömülen Hatboyu’nda benim hatırladığım Eskişehir’e dair bir iz bulunmuyor maalesef…

Benim Hatboyu projesinden beklentim büyük sözler arasında görkemli açılışlarla sunulan yatırım değil. Yıllar içinde harap olmuş bumekanı Eskişehirlinin sahiplenebileceği bir yere dönüştürebilecek bir fikir görmek istiyorum.

Daha yeşil, daha sade; mütevazı bir mekanda nefes aldıran, güvenli bir hat… Aklımda canlanan eskimiş tren demirlerinin yemyeşil ağaçların içinde yeniden görünür olduğu bir Hatboyu…