İlçe kongrelerini tamamlayan Yeni Parti Eskişehir Örgütü 18 Ekim Pazar günü il kongresini gerçekleştirecek.
Görünen o ki İl Başkanı Talat Yalaz kongreye tek aday olarak gidiyor.
İsimleri çokça yazılıp çizilen Yücel Yenilmez ile Orkun Kılıç’ın bekledikleri ‘başkan’ desteğini ve üyelerden güçlü bir karşılığıbulamadıkları için başkanlığa aday olmaya cesaret edemedikleri kanısındayım.
Malum, üye iradesinin sandığa yansımasıyla daha da önem kazanan kongreler parti içi doğrudan demokrasinin temel araçlarından biri. Ne var ki bu irade siyasi hiyerarşinin gölgesinde kalabiliyor.
Tepebaşı ve Odunpazarı ilçe kongrelerini de birbirinden ayırmadan bağımsız olarak değil mevcut güç ilişkileri üzerinden okumak gerekebiliyor…
*
Eskişehir’de konu il başkanlığına geldiğinde ise tek adaylı kongre değerlendirmesi yalın kalabiliyor. Talat Yalaz 2023 yılında “Ben değişimin ta kendisiyim” diyerek çıktığı yolda ilk rakibi Figen Kahya’yı Kazım Kurt ve Odunpazarı’nın desteğine rağmen elemiş, yerel seçimlerle birlikte kendisini Eskişehir’e ve örgüte kabul ettirmeyi başarmıştı.
Belediye başkanları arasında denge kurma çabası, Kazım Kurt’un desteğini almasıyla kimi zaman övgü kimi zaman ise eleştiriler alsa da Yalaz’ın il başkanlığı makamında kendi siyasi ağırlığını oluşturduğu gerçeğini gölgelemiyor…
Son dönemde 7 Şubat’ta düzenlenen Dayanışma Gecesi’ndeki bağışların depremzedelere gönderilip gönderilmediği tartışma konusu oldu. Yalaz’a yolsuzluk soruşturmalarına gönderme yapan ‘ahbap’ benzetmesiyle yüklenildi. Hedefine ulaşmayan Dayanışma Gecesi’nin başarısızlığı şahsına yöneltilen en büyük eleştiri oldu.
Suç duyurusunda bulunarak ‘iyi niyeti’nin kurbanı olduğunu açıklaması duyulmak istenmedi…
Geceyi ertelememekte ısrar etmesi ve toplanan bağışlarla ilgili süreci şeffaf yönetememesi dışında kabahatinin olduğunu düşünmüyorum. Bunlar bile rakiplerinin ellerini ovuşturmasına yetti…
Tartışma, belediyenin ve Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin sorumluluğunu sorgulayan bir boyuta taşınmadı. Mesele kamu kaynaklarının kullanımı ve kurumsal sorumluluk üzerinden tartışılmaktansa büyük ölçüde Yalaz üzerinden tartışıldı. Yalaz muhalifleri, Ünlüce destekçileri ne özneyi değiştirdi ne de sorunun kapsamını… Böylece siyasi sorumluluk tek bir kişiye fatura edildi.
*
Eğrisiyle doğrusuyla Talat Yalaz 2023 yılında “değişim” iddiasıyla çıktığı yolda bugün Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve kendisini siyasete kazandıran Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın ‘konsensüsüyle’ Yeni Parti’nin ilk il kongresine gidiyor.
Eskişehir gibi güçlü siyasi aktörlerin bulunduğu bir partide birleştirici rol üstlenmesi, Yeni Parti’ye geçiş sürecinde hem Genel Merkez’de hem de kentte ilçe başkanlarını örgütlemesi, Özgür Özel’i çıktığı yolda yalnız bırakmaması ve hatta belediye başkanlarını CHP rozetini çıkarmaya ikna etmesi birlikte düşünüldüğünde ‘tek aday’lı kongreye götüren süreci yalnızca üç başkanın uzlaşısıyla açıklamak haksızlık olur.
AK Parti karşısında belediye başkanlarına kalkan olması, siyasi hamleleri ve örgüt üzerindeki belirleyici etkisi de hesaba katılmalı… Aksi halde Talat Yalaz’ın siyasi aktörlüğünü yok saymak, bugün üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı ‘doğrudan demokrasi’ sürecini de eksik okumak olacaktır…
*
Elbette siyasi aktörlüğünü kabul etmek geçmiş dönemdeki eksikliklerini görmezden gelmeyi gerektirmiyor. Yalaz’ın yeni dönemdeki asıl sınavı kurduğu dengeleri korumaktan öte örgüt içindeki farklı seslere ne kadar alan açacağı olacak…
Birleştirici rolünü ne kadar etkin kullanacağı, siyasi gücünün ve deneyiminin de göstergesi olacak.
Üyelerin iradesi sadece sandığa sığmamalı, kongre sırasında da, sonrasında da yankılanmalı…