Yeni Parti’de kongre süreci artık kritik bir aşamaya geldi.

Odunpazarı ve Tepebaşı’nda yarın üyeler sandık başına gidecek.

Ancak gözler, tek adaylı Tepebaşı’ndan çok, üç adayın yarışacağı Odunpazarı’nda olacak.

Bir tarafta mevcut ve kurucu İlçe Başkanı Rahmi Çınar…

Diğer tarafta değişim ve farklı bir yönetim anlayışı vurgusuyla adaylığını açıklayan Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı…

Ve yarışa son anda dahil olan, polemiklerden uzak durmayı tercih eden üçüncü aday Mehmet Ali Evren Ertay…

Yarışın dikkat çeken başlıklarından biri de belediye başkanlarının ve parti içerisindeki önemli isimlerin adaylar üzerinden ortaya koyduğu tutum oldu.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, Rahmi Çınar’a açık destek verirken; Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Yeni Parti Milletvekili İbrahim Arslan, Çalıkuşu’na oy vereceklerini açıkladı.

Kongreler üyelerin ve delegelerin kendi iradelerini ortaya koyduğu önemli demokratik mekanizmalar.

Belediye başkanlarının ve parti içerisindeki etkili isimlerin açık şekilde adayların yanında konumlanmasıüyelerin tercihlerini etkileyecek mi yoksa bu destekler siyasi partilerde doğal olarak yaşanan bir demokratik rekabetin parçası mı göreceğiz.

Yarın sandık kurulacak ve son sözü üyeler söyleyecek.

Ancak Odunpazarı'ndaki yarışın sonucu kadar, bu yarışın parti içerisindeki ilişkileri ve kongre sonrasındaki tabloyu nasıl şekillendireceği sanıyorum sürecin en önemli kısmı.

Sandıktan çıkan isim parti içerisindeki dengelerin nasıl şekilleneceğine ilişkin önemli bir mesaj verecek.

Fakat en başından beri Yeni Parti Lideri Özgür Özel’in yaptığı demokrasi vurgusunun önüne hiçbir şey geçmemeli.

Ne adaylar arasındaki rekabet, ne verilen destekler, ne de kongre sürecinde yaşanan tartışmalar…

Bu süreç farklı hesaplaşmaların zeminini oluşturmamalı, amaçtan şaşılmamalı.

Sandıktan çıkan iradeye herkessaygı göstermeli.

Farklı tercihlerde bulunanlar, aynı çatı altında birlikte siyaset yapabilmeli.

Aksi halde demokrasi rüzgarıymış gibi yansıyan kongreler, parti içi ayrışmaların derinleştiği bir sürece dönüşür.

Ve günün sonunda kaybeden örgüt olur, Yeni Parti olur.

Kendi içerisinde demokrasiyi, farklı tercihlere saygıyı ve birlikte siyaset yapma kültürünü yaşatamayan bir yapının bunu topluma anlatması hiç ama hiç kolay olmaz.